Dört Mezhebe Göre Cuma Namazı – 12

– Hutbe okurken gücü yetiyorsa hatibin ayakta durması imamların ittifakı ile meşrudur.Vacip olup olmadığında ihtilaf vardır. Malikî ve Şafiî’de vaciptir. Hanbelî ve Hanefî’de vacip değildir. Şafiî özellikle iki hutbe arasında oturmayı vacip görmektedir.Yine Şafiî ’ye göre her iki hutbede de abdestli olmak şart olarak ileri sürülmektedir. Diğer mezheplerde hutbe de abdestli olmak şart derecesinde değildir.… Read More »

Peygamber Efendimiz Çocuklarını Çok Severdi

GÜNLER, HAFTALAR SÜRERDİ AYRILIK… Peygamberimiz, günler süren seferlerinden döndüğü zaman, ilk uğrak yeri mescidi olurdu. Rabbine giderdi secde secde… Rabbine ulaşırdı şükür şükür… Tekrar dönme nimetine teşekkür ederdi dua dua… Sonra evine uğramadan bir başka kapıya giderdi. Yavrusuna, şefkat parçasına, kendisine sevdalı Hatice’sinin, iki cihanda açmak üzere dünyaya getirdiği en küçük tomurcuğuna giderdi. Sevgili Hatice’sinin… Read More »

Dört Mezhebe Göre Cuma Namazı – 9

– Cuma namazı için yeterli sayıda cemaat varken imam tekbir alıp namaza başlasa, daha sonra namazdan ayrılanlar olup sayı azalsa namazın hükmü nedir? Ebu Hanife’ye göre imam (namaza başladığı cemaatle) bir rekât kılıp bir secde yapmış ise namazını cuma olarak tamamlar. Hanefî mezhebi imamlarından Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre cemaatın sayısı imam tekbir aldığında… Read More »

Cennetten Gelen Yemek

PEYGAMBERİMİZ, Hz. Fatıma’nın evindeydi. Kızına yiyecek bir şeyler olup olmadığını sordu. Evde hiçbir şey yoktu. Peygamberimiz kızma buyurdu: “Belki bir şeyler vardır?” Hz. Fatıma, düşündü. Allah Resulü, her şeyi daha iyi bilirdi, ama evde bir şey yoktu. O sırada küçük Haşan ve Hüseyin de oyundan gelmişler, annelerinden yiyecek istiyorlardı. Hz. Fatıma, çaresizliği ve yokluğu bir… Read More »

Dört Mezhebe Göre Cuma Namazı – 6

– Şafiî mezhebinde köyde olsun, şehirde olsun orada kendileri ile cuma namazı gerçekleşen (sayı) kadar kimsenin yerleşmiş olması söz konusu olan yerde ancak cuma sahih olur. Malikî mezhebinde cuma farz olan köyün evleri birbirine bitişik (yakın) ve içerisinde çarşı, mescid gibi yapıların olması gerekir. Hanefî mezhebinde cuma namazı ancak kalabalık devlet başkanı (veya onun temsilcisi)… Read More »

Peygamber Efendimiz Çocuğuna Yardım Edilince Sevinirdi

Hz. Bilal Mescide Gidiyordu. Yolda Peygambe-rimizin reyhanları Haşan ve Hüseyin’in ağlama seslerini duydu. Hemen onlara yöneldi. Allah Resul’ünün sevgililerinin ağlamasına dayanamadı. Kapıyı çaldı. Anne Fatıma, değirmen döndürüyordu. Ekmek olmasını bekleyen yavrular acıkmış ağlıyorlardı. Hz. Bilal, çocukları avutma teklifinde bulundu anne Fatma’ya. Anne Fatıma, çocuğu en iyi kimin susturacağını biliyordu. Yavruları ancak anaları susturup oyalardı. Onun için… Read More »

Dört Mezhebe Göre Cuma Namazı – 3

– Bayram ile cuma aynı güne geldiği takdirde Şafiî mezhebine göre şehir halkından bayram namazını kılmakla cuma namazı düşmez. Fakat köylü olup ta bayramda şehirde bulunan kimse için tercih edilen görüşün onlardan cumanın düştüğüdür. Bayramı kıldıktan sonra onlar cumayı terk edip gidebilirler. Ebu Hanife’ye göre şehirde oturanlardan bayramı kılmakla cuma namazı düşmez. Cumayı da kılmak… Read More »

Melekler Ne Yer?

RESULULLAH’IN KAPISI ÇALINMIŞTI. Sevgili peygamberimiz kapı çalmasından kimin geldiğini anladı. Yanında bulunan Ümm ü Eymen’e: “Bu Fatıma’nın kapı çalışı, o bu saatlerde gelmez, bir şey mi oldu?” diye endişesini belirtti. Ümmü Eymen kapıyı açtı. Hakikaten gelen Fatıma ydı. Hz. Ali, mali sıkıntılar içerisindeydi. Fatıma’ya babasına gidip yardım istemesini tavsiye etmişti. Fatıma, niçin geldiğini açıkça söylemedi… Read More »

Dört Mezhebe Göre Korku Namazı – 3

Korku namazı kılınırken silahlı olmak gerekir mi? Bu hususta Ebu Hanife ve iki görüşünden makbul olanında Şafiî ve Ahmed b. Hanbel silahlı olmak müstehaptır, vacip değildir, demişlerdir. Malikî ve Şafiî’nin diğer kavline göre silahlı olmak vaciptir. – Müslüman askerler bir kalabalık görüp onu düşman sanarak korku namazı kılsalar, daha sonra bu doğru olmasa namazın yeniden… Read More »

Peygamber Efendimizin Hz. Osman’a Cezası

BİR BİR DÜŞÜYORLARDI tomurcukları toprağa… Üçüncü tomurcuğuydu bu giden… İlk iki ablası gibi o da otuzlu yaşlara ulaşmadan yüz çevirdi dünyadan… Sevgili baba, toprağa düşen tomurcuğunun kabrinin başında oturdu. Veda anıydı… Hüzünlüydü… Gözleri de yüreği gibi dolu doluydu. Ağlıyordu… Rahmet damlaları düşüyordu toprağa… Tomurcuğuna cennet bahçelerinde boy verdirecek rahmet yağmurları akıyordu gözlerinden… Bir yıl ara… Read More »