Kadının, Mehri Karşılığında Boşanması

By | 22 Temmuz 2014

hac-umre-seti

Kadının, Mehri Karşılığında BoşanmasıKadının, Mehri Karşılığında Boşanması
Nikâh anlaşması yapılırken verilen mehir (Nikâh parası), tamamen kadının öz hakkıdır. Koca bundan bir şey alamaz. İşte kadın evliliğin artık çekilmez olduğunu görünce mehrin bir kısmını veya tamamını kocasına bağışlamak üzere ondan boşanmayı isteyebilir. Bu konuda kocasıyla anlaşırsa boşanma muteberdir.
Ulu Allah buyuruyor ki:
«Kadınlara mihir olarak verilmiş bir şeyi geri almak helâl değildir. Fakat erkek ve kadın Allah’ın emirlerine uyamamaktan korkarlarsa o başka. Siz de onların bu hükümlere uyamıyacaklarmdan korkarsanız, kadının hakkından geçmesinde bir günah yoktur. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Onları aşmayın. Allah’ın sınırlarını aşanlar zalimlerin tâ kendileridir.»
(Bakara sûresi, âyet: 229)
Ayette kısaca anlatılmak istenen şudur:
Kadın boşanmak istediği halde kocası boşayacak olursa, erkek kadına önceden mehir veya hediye babında verdiği şeylerin tamamını veya bir kısmını geri alması helâl olmaz. Ancak, erkek boşanmak istemediği halde kadın boşanmak isterse ve karı koca bu durumda Allah’ın çizdiği sınırları (aile hukuku) aşmaktan korkarlarsa kadın boşanmaya karşılık olmak üzere mehrin veya hediyelerinin bir kısmından vazgeçmesinde ve erkeğin de bunları kabul edip kadını boşamasında bir mahzur yoktur.
Ancak erkeğin bunu almaması gerekir. Kadının, Mehri Karşılığında Boşanması Birbirleriyle geçinemeyen karı ile koca hakkında hüküm verecek olan hâkim kadını, boşaması karşılığında mehrinden vazgeçmeye zorlayamaz. Zorlarsa zulmetmiş olur. Çünkü erkek mehri karşılığında o zamana kadar o kadının kadınlığından istifade etmiştir. Fakat karı ile koca arasında gerçekten geçimsizlik varsa ve koca mehirden bedel almaksızın karısını boşamıyorsa bu durumda kadının mehirinin bir mikdarından vazgeçmesinde, erkeğin de bunu kabul etmesinde ve hâkimin de bu meyanda bir hüküm vermesinde bir mahzur yoktur.
Şunu da bilelim ki koca, mal versin de servete kavuşayım diye eşine kötü muamele ederek onu boşamaya zorlamamalıdır. Dinimizce böylesine bir harekette bulunmak haramdır.
Kadının mala karşılık kocasını boşaması şeklinde olan talâk, bain talâk olduğundan bir talâk ile boşamış olsa da iddetini tamamlayınca başka bir adamla evlenebilir. Kocanın karısına müracaat (ric’at) etme hakkı yoktur.
Karısının kocasını bu şekilde boşamasına hul’, karı kocanın nikâhı birlikte feshetmelerine de «muhâlaâ» denir.
Bir Olay:
«Sabit b. Kays’ın karası olan Cemile Resûlullah (S.A.V.)’e geldi ve:
Ey Allah’ın Resulü kocam Sabit b. Kays ahlâk ve dinî bakımdan üstün bir kimsedir.
Bu hususta ona dargınlığım yoktur. Ancak ben onu yaradılış itibarıyla beğenmiyorum ve bu yüzden ömrümde beni küfre sokacak bir harekette bulunmayı kötü görüyor (ve istemiyorum) bu sebeple de kocamdan boşanmak istiyorum.
Resûlullah ona sordu ki:
Sâbit’in evlendiğiniz zaman sana verdiği bostanı ona geri vermeye razı olur musun?
Kadın:
«Evet» diye cevap verdi. Resûlullah da Sabit b. Kays’a hitaben:
Bahçeni geri al ve onu bir defada boşa buyurdu.»
Resûlullah’ın Sabit’e bahçeyi almasını söylemesi mecbur etmek için değildir. Kadının, Mehri Karşılığında Boşanması Karşılıklı sevgi olmadan nikâhın bulunması iki taraf için de fesadı gerektireceğinden her iki tarafa bu hâli ıslah etmeleri için verilen emir mahiyetinde tavsiyedir.