Category Archives: Genel

Neden Hep Sıkıntı, Hep Sabır?

      Neden Hep Sıkıntı, Hep Sabır?     İşin sırrını Peygamber Efendimizden öğrenelim. Allah, iyiliğini dilediği kimseyi önce sıkıntıya sokar; sonrada sabır verir. Cenâb-ı Hakk’ın insana verdigi en hayırlı ve en büyük lütufdur. Sabır meziyeti mü’mine özeldir. Mü’min sevinince şükreder , Ölünce sabreder, böylece hayra erer.   Ama mü’minin derdi büyük olur. Büyüklerimizin… Read More »

Kurt ve Sürü Misâli

  Kurt ve Sürü Misâli   Mala, paraya, mevkiye düşkün bir adam dinine büyük zarar verir.  Hatta Peygamber Efendimizin belirttiğine göre, insanin dinine vereceği bu zarar, bir koyun sürüsüne dalan iki aç kurdun 0  sürüye vereceği zarardan daha büyük olur.   Sadece dünya malını gören bir göz, ölümün ayak seslerine tıkılacak kulak insana ölüm gerçeğini… Read More »

Peygamber Efendimizin Sıkıntıları

  Peygamber Efendimizin Sıkıntıları   Bu İlâhî kural, Allah’ın sevgilisinin hayatı boyunca aynen gerçek Efendimiz son hastalığı sırasında bile derin acılar çekti. Bunu gören  sevgili kızı Hz. Fâtıma “Vah babacığım, ne büyük sıkıntın var!” diye gözyaşı döktü.   0 günlerde Efendimiz şiddetli bir sıtma nöbetine yakalanmıştı. Ziyaretine gelen Abdullah ibni Mes’ûd, elini Resûlullah’m üzerine koyunca… Read More »

Dertlere Dayanmalı

  Dertlere Dayanmalı     Mü’min, başına bir sıkıntı gelince paniğe kapılmamalı. Dertlerin iyi Müslümanlara verildiği gerçeğini göz ardı etmemeli. Dayanılmaz kederler İçinde olduğunu düşünerek, bazılarının  gibi:             “Allahım canımı al da beni kurtar!” diye ölümü temenni etmemeli Çok zor durumda kalınca, sevgili Peygamberimiz’in tavsiye buyurduğu. gibi:           “Allahım, yaşamak benim İçin hayırlı olduğu sürece… Read More »

Bir Demet Ekin Gibi

  Bir Demet Ekin Gibi     Hayat devam ettiği sürece mü’minin imtihanı da devam edecektir. Öyleyse dertleri ve sıkıntıları hayatın kaçınılmaz bir kanunu kabul etmeli kederlere alışmalı, acılar karşısında sabır ve metanet gösterme  çalışmalıdır. Mü’mine yakışan budur.   fotalar karşısında mü’min, bir demet ekin gibi esnek ve dayanıklı olmalıdır. Rüzgâr onu kah bir yana,… Read More »

Sözünde Durmalı

  Sözünde Durmalı   Allah Teâlâ insanları tek başına degil, birlikte yaşamaları İçin yaratmıştır. Bir arada yaşamanın gereği olarak insanlar birbiriyle ticaret yapar, antlaşmalar, sözleşmeler yapar, borçlanır ve evlenir.   Cenâb-1 Hak da onlardan yaptıkları antlaşmaların, sözleşmelerin gereğini yerine getirmelerini ister. Allah’a söz vermek anlamına gelen antlaşmalara, sözleşmelere ve etikleri yeminlere sâdık kalmalarım arzu eder.… Read More »

Mü’minin Özelliği

  Mü’minin Özelliği   İnsanlarla yapılan her türlü antlaşma ve sözleşmelerin Allah’a söz vermek anlamına gelmesi Müslümanı düşündürmelidir. Şunu hiç unutmamalı :   Sözünde durmak mü’minin, sözünden caymak münafığın özelliğidir.   Mü’min münafığa benzemekten şiddetle kaçınmalı, verdigi sözü tutup ettiği  va’di mutlaka yerine getirmelidir. 0 zaman ödülü de büyük olacaktır.   Çünkü sevgili Peygamberimiz şu… Read More »

Peygamberin Verdiği Söz

Peygamberin Verdiği Söz   Peygamber Efendimiz, kendisinden bir şey istendiği vakit, elinde varsa hemen verirdi. Elinde yoksa ilk fırsatta vermek üzere vaatte bulunurdu. Birine söz verince de, her ne pahasına olursa olsun yerine getirirdi.   Hz. Ebû Bekir onun bu özelliğini çok iyi bilirdi. Halife olduğu günlerde Bahreyn’den çokça mal gelince ashab-ı  kirâmı topladı ve… Read More »

Kulun Rabbiyle Yaptığı Antlaşma

  Kulun Rabbiyle Yaptığı Antlaşma   İnsanın  bir de Rabbiyle yaptığı antlaşma vardır. Bu antlaşma; Kâinâtın Rabbini İlâh olarak tanıyacağına, kendisinden başkasını asla Tanrı kabul etmeyeceğine, emirlerine uyup yasaklamadan uzak duracağına dair verdigi sözdür. Bir zamanlar Allah Teâlâ insanlara “Ben sizin Rabbiniz degil miyim diye sormuştu. Onlar da “Evet Rabbimizsin, biz buna şahidiz” diye cevap… Read More »

Kulun Allah Üzerindeki Hakkı

  Kulun Allah Üzerindeki  Hakkı   Birgün Peygamber Efendimiz, Muâz ibni Cebel’e:   “Söyle bakalım! Allah’ın kullar üzerinde, kulların da Allah’ın üzerinde ne hakkı vardır, bilir misin?”  diye sordu; o da bir sahâbîiliğiyle:   “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” dedi. O zaman Allah’ın sevgili elçisi sorduğu soruyu şöyle cevapladı:   “Allah’ın, kulların üzerindeki hakkı;… Read More »