Category Archives: Dini Bilgiler

Dört Mezhebe Göre Ödünç Alma – 2

– Mezhep imamları taneler arasında (önemli bir) fark olmayan, ceviz ve yumurta gibi mallarda da selemin caiz olduğunda ittifak etmişlerdir. Ancak Ahmed b. Hanbel’den bir rivayete göre bunun caiz olmadığı rivayet edilmiştir. Taneleri arasında farklılık olanlar da -karpuz ve nar gibi- selemin cevazı hususunda ihtilaf vardır: Ebu Hanife’ye göre bunlarda ne tartı, ne de sayı… Read More »

Hastalar Namazlarını Nasıl Kılar?

Dînimiz, hastalara da kolaylık getirmiştir. Namazlarını ayakta kılamayan hastalar, oturarak namazlarını kılarlar. Buna da güçleri yetmezse, güçleri yettiği şekilde (meselâ; oturdukları veya yattıkları yerden veya îmâ ile başlannı eğerek) namazlarını kılarlar. Buna da güçleri yetmez ve yapamazlarsa, namazı başka bir zamana bırakırlar. (Kolaylık arzeden bu hükümlerden anlaşılan o dur ki, namaz dînin direğidir, o hiçbir… Read More »

Dört Mezhebe Göre Faiz – 29

– Satıcı bir malı zimmette bir para (alacak) karşılığı müşteriye satsa daha sonra aralarında anlaşmazlık çıksa; satıcı: “Parayı almadan malı teslim etmem” buna mukabil müşteri: “Paranın benzeri (ni veririm)” dese: Şafiî’nin bu hususta birkaç kavli vardır: a- Önce satıcı malı, sonra müşteri parayı teslime mecbur edilir. Kavillerin en sahih olanı budur. b- Müşteri (parayı vermeye)… Read More »

Meşhur Olan Hak Velilerinden Bazıları

   Bu Hak velilerinin meşhurları: 1) Kutb-ül-aktâbın birincisi Abdülkadir Geylâni 2) Kutb-ül-aktâbdan Seyyid Ahmed Rüfâ’i 3) Şah Nakş-i-bend es-Seyyid Muhammed Bahâ’üddin 4) Es-Seyyid El-Hac Hünkâr Bektaş-ı Veli 5) Kutb-ül-aktâbdan Seyyid Ahmed Bedevi 6) Hazreti Sultan Mevlâna Celâlüddin-i Rumî 7) Hazreti sultan Hacı Şaban-ı Veli 8) Hazreti sultan Aziz Mahmud Hüdâ’i 9) Hazreti sultan İbrahim-i Gülşeni… Read More »

Dört Mezhebe Göre Faiz – 26

– Alıcı ve satıcı arasında para miktarı üzerinde anlaşmazlık olup, ortada bir belge yoksa yeminleşirler. Bunda ittifak vardır. Şafiî mezhebinde esah olan görüşe göre önce satıcı yemin eder. Ebu Hanife’ye göre önce alıcı yemin eder. – Satılan mal yok olmuş (harcanma, ölme, satma vesaire gibi yollarla elden çıkmış) olduğu halde alıcı ve satıcı arasında o… Read More »

Post Serilirken Okunacak Âyetler

   Âl-i-imran sûresinin 130-134. âyetleri okunur: (Vettekullahe le’alleküm tüflihun vettekun-nârelletiy u’iddet lil-kâfiriyn ve atıy’ullahe ver-resûle le’alleküm türhamun ve sâri’u ilâ mağfiretin min Rabbiküm ve cennetin arduh-es-semavatü vel-ardu u’iddet lil-müttekıyn elleziyne yünfikune fis- serrâ’i veddarrâ’i vel-kâzımıyn-el gayza vel-âfiyne an-in-nâsi vallahü yuhibbül muhsiniyn.) DESTUR YÂ HAZRET-Î PİR denilerek post serilir.

Dört Mezhebe Göre Faiz – 23

– Neciş satışı haramdır. Bu, bir kimsenin satın alma isteği olmadığı halde başkasını (fiatta) aldatmak için malın parasını artırmaktır. Böyle bir işlemde birisi aldanarak bir şey satın alsa, her ne kadar aldanmaya sebep olan kimse günahkar olsa da Malikî dışındaki mezheplerce bu alışveriş sahihtir. Malikî’ye göre bu alışveriş batıldır. – Yerlinin dışardan gelen namına satışı… Read More »

Tasavvufta Saki,Kadeh,Meyhane Nedir?

   Saki Bu dahi süfehânın anladıkları gibi meyhaneci veya mey sunan demek değildir. Belki, aşk-ı ilâhiyyi sunan şeyhe, yani mürşidi hakka ıtlâk olunan bir isimdir. Kadeh Müridin ve talibin kalbidir. Meyhane Yine süfehânın anladığı gibi içki içilen yer olmayıp, ta¬savvufta aşk-ı ilâhiyyenin tattırıldığı yerdir ki; tekke, zavi¬ye, mescid ve emsali yerlere verilen isimdir.

Mürşid Kimden Olur?

    Sâlik-i gayr-ı meczub ve meczub-u gayr-i sâlik mürşid olamaz. Sâlik-i meczub ise, mürşid-i kâmildir. Meczub-u sâlik dahi mürşit olur. Seyyid Ahmed-ül Bedevi (Kuddise sırruh) gibi.

Sofi Kime Derler?

    Sofi için bazıları, sof giydiklerinden ötürü bu zümreye SOFİ tâbir edilmiştir, demektedirler. Bazı zevat da, Ashab-ı Soffe’ye mensup bulunduklarından dolayı kendilerine SOFİ ismi verildiğine kani olmuşlardır. Bazıları da, Yunanca SOPHİSTE (Sofiste) kelimesinden alındığını ileri sürmektedirler. Bize göre SOFİ, kalbinden dünya kederlerini atan, kalbini sefaya erdiren veya o yola sülük eyleyene tâbir olunur.