Akrabaların birbirleri üzerinde haklan vardır. Anne, baba ve çocukların birbirlerinin üzerindeki haklar daha çok, şefkat ve merhamete daha layıktırlar.
Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdular:
“— Çocuk babasının hakkını ancak, babası köle olur da, onu satın alır ve azad ederse belki öder!
“Anne-babaya iyilik yapmak, nafile namaz kılmak, oruç tutmak zekat vermek, hacca gitmeden daha hayırlıdır.”
“Kim anne ve babası ondan razı olduğu halde sabahlarsa, cennette ona iki kapı açılır. Akşamlarsa da aynı şekilde iki kapı açılır. Onlara karşı gelerek zulmetmeyiniz.” Kim anne babasına azap eder onların rızasını almadan sabahlarsa cehennemde iki kapı açılır. O halde akşamlarsa yine iki kapı açılır!”
“Cennetin beşyüz yıllık mesafeden koklanan o güzel kokusunu anne- babasına iyilik yapmayan ve akrabaları ziyaret etmeyen koklayamaz.”
“Annene, babana, kardeşine ve sonra da diğer akrabalarınıza iyilik ediniz.”
Rivayet edildiğine göre Allah-u Teâlâ, Musa (a.s.)’a şöyle bildirdi.
“— Ey Musa, kim anne ve babasına iyilik edip bana asi olursa, onu iyilerden yazarım. Kim de ana-babasına kötülük eder ve bana iyilik yaparsa, onu da asilerden yazarım!
Rivayet edildiğine göre, Yakup (a.s.) Yusuf (a.s.)’ın huzuruna girdiği zaman ayağa kalkmadı. Allah-u Teâlâ Yusuf (a.s.)’a şöyle bildirdi:
“— Ana-babana hürmet et! Yoksa, seni onun soyundan gelen bir peygamber etmem!”
Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Kişinin verdiği sadaka, müslüman anne-babasına iki ecir olarak yazılır. Hiçbirşey eksilmeden kendinede sevap verilir.”
Malik İbni (r.a.) dedi ki:
“Biz Rasûlüllah (s.a.v.) ile birlikte oturuyorduk, Beni Seleme’den birisi geldi ve dedi ki: Ey Allah’ın Rasûlü anne ve babamın vefatından sonra onlara nasıl iyilik yapabilirim?
Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:
— Onlar için tevbe et; onların vaadlarını tamamla; onların dostlarına iyi davran ve onların akrabalarını ziyaret et!”
“İnsanın babasının ölümünden sonra dostlarını ziyaret edip onlara iyilik yapması, babasına iyilik yapmasıdır.”
“Anneye yapılan iyilik babanınkinden iki kat fazladır.”
Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:
— Annenin duası çabuk kabul edilir!
Oradakiler dediler ki:
— Niçin ey Allah’ın Rasûlü?
Buyurdular ki:
— O babaya nisbetle daha yakındır? Yakının duası daha çabuk kabul edilir.
Oradaki bir sahabe sordu:
— Ey Allah’ın Rasûlü, kime iyilik yapayım?
Rasûlüllah buyurdu ki:
— Annene ve babana iyilik et!
Sahabe;
— Benim anam-babam yoktur ey Allah’ın Rasûlü!
— Çocuklarına iyilik et! Annenin ve babanın senin üzerinde hakları olduğu gibi, çocuklarının da senin üzerinde hakları vardır.
Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu
— Evladına iyilik yapıp onun, Allah’ın emirlerine karşı gelmesini ön- :yene Allah rahmetiyle muamele etsin!
“Çocuklarınıza eşit davranınız.
Enes İbni Malik (r.a.a) dedi ki, Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Çocuğun doğumunun yedinci günü akika kurbanı kesilir, ona isim ko- uiur. Altı yaşına gelince onun terbiyesi başlar. Dokuz yaşına geldiğinde ya- ığı ayrılır, on yaşına geldiğinde namazı terk ederse dövülür.”
Onaltı yaşma geldiği zaman evlendirilir. Sonra babası elinden tutarak jyle der:
— Seni terbiye ederek okuttum ve evlendirdim. Dünyanın fitnesinden, liretin azabından, Allah’a sığınırım!
Rasûlüllah buyurdu ki:
“— Babanın çocuğunu iyi terbiye etmesi ve güzel isim koyması, baba- n çocuk üzerindeki haklarındandır.”
“Her doğan çocuğu yedinci günü akika kurbanı kesilmeli ve başı traş lilmelidir.
Rivayet edildiğine göre bir adam Abdullah İbni Mübarek (k.s.)’e gele- k oğlunun itaatsizliğinden şikayetçi oldu.”
Mübarek ona;
— Ona beddua ettin mi?
Adam:
— Evet, dedi.
Mübarek tekrar sordu:
— Onu sen bozmuşsun! Halbuki ona incelik ve yümuşak davranmalıy-
n!
Rivayet edildiğine göre Akra İbni Habis (r.a.) peygamber (s.a.v.)’in tonu Hz. Hasan’ı öperken gördü.
— Ya Rasûlüllah benim on çocuğum var henüz hiç birisini öpmedim!
Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:
— Merhamet etmeyene merhamet edilmez!
Rivayet edildiğine göre Aişe (r.a.) Rasûlüllah (s.a.v.) bana şöyle söyledi dedi:
“Usame’nin yüzünü ellerini yıka dedi, ben tiksinerek yıkamaya başladım. Eliyle elime vurarak çocuğu aldı ve onun eli ve yüzünü yıkadıktan sonra da öptü. Ve dedi ki: Çok iyi ki bizim evlatlarımız olmamış (cariyeleri- miz).”
Rivayet edildiğine göre Hz. Haşan Peygamber’e (s.a.v.) kalkıp şu ayeti okudu:
“Mallarınız ve çocuklarınız sizin için fitnedir (intikamdır).” (Teğa- bun/17)
Abdullah İbni Şeddal (r.a.) dedi ki:
Peygamberimizle (s.a.v.) cemaatle namaz kılıyorduk, secde anında Hz. Haşan gelerek sırtına çıktı.Peygamber (s.a.v.) secdeyi uzattı, ta ki insanlar birşey oldu sandılar. Namaz bittiğinde oradakiler. Ey Allah’ın elçisi, secdeyi uzattınız bizde önemli birşey oldu sandık.
Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:
“Torunum sırtıma bindi, onun arzusunu kırmamak için secdeyi uzattım.”
Peygamber (s.a.v.) yaptığı bu işin birçok faydası vardır.
1- Kişiyi Allah’a yakınlaştırır. Çünki insanın Allah’a en yakın anı secde anıdır.
2- Çocuğa şefkat ve iyilik insanı Allah’a yaklaştırır. Çocuğu sevindirir.
3- Ümmetine şefkat ve acımayı fiilen öğretmiş olmak.
Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki:
— Çocuk kokusu cennet kokusudur.

