Malı, Parayı Sevmenin Kötülüğü

By | 5 Ağustos 2014

kuran

para2Malı, Parayı Sevmenin Kötülüğü
Allahü Teâlâ buyurur: «Ey iman edenler, mallarınız ve çocuk- lannız size Allah’ı unutturmasın. Böyle yapanlar ziyan etmişlerdir»
( ). Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyurdu: «Mevki ve mal sevgisi kalbde nlfâkı, suyun tere otunu büyüttüğü gibi büyütür» ( ). Yine buyurdu: «tki aç kurt, koyun sürüsüne; mal ve mevki sevgisinin bir Müslümanın dinine yaptığı zarar kadar zarar yapa- maz> i ). «Yâ Resûlâllah! Ümmetin en kötüsü kimdir?» dediklerinde, «Zenginler», buyurdu. Yine buyurdu: «Benden sonra öyle insanlar meydana gelir ki, çeşit çeşit leziz yemekler yerler, renkli renkli elbiseler giyerler, kadınlan güzellikleri için isterler, pahalı atlara Ivasıtalaral sahip olurlar. Karınlan az şeyle doymaz. Çoğa da kanaat eylemezler. Onların bütün arzusu dünyadır. Dünyaya tapınış-lardır. Her şeyi dünya için yaparlar. Ben ki Muhammed’im (aleyhisselâm), size kuvvetli vasiyet ederim ki, çocuklanmızm çocuklann- dan öyle kimseler zamanında yaşayanlar, onlara selâm vermesinler, hastalannı sormasınlar, cenazelerinin arkalarından gitmesinler. Onların büyüklerine saygı göstermesinler. Onlara saygı gösterenler, Müslümanlığı yıkmaya yardım etmiş olur» (2). Yine buyurdu: «Dünyayı, dünyayı isteyenlere bırakın. Çünkü ondan kendine yetenden fazlasını almak isteyenler helâk olmuşlardır» (3). Yine buyurdu: «İnsan, benim malım, benim malım der. Senin malından yiyip yok ettiğin, giyip eskittiğin, yahut ebedî âlem için sadaka verdiğinden başka var mıdır?». Resûlullah’ın huzurunda birisi, «Ölümü hiç istemiyorum, sebebi nedir?» dedi. «Malın var mı?» buyurdu. «Vardır», dedi. «Malını uzaklaştır, yâni sadaka ver. Çünkü insanın kalbi o malla olur. Mal kalırsa, kalb ona takılır, sadaka verilirse, ondan kurtulur» (4), buyurdu.  Malı, Parayı Sevmenin Kötülüğü Yine buyurdu: «İnsan üç şeyi sever: Biri, ölünceye kadar kendisine vefâ eder. Biri, mezara kadar gelir. Biri de, kıyamete kadar onunla kalır. Ölünceye kadar vefâ eden maldır. Kabre konuncaya kadar gelen hanımı, çocukları ve akrabasıdır. Kıyamete kadar giden ise amelidir» (5). Yine buyurdu: «İnsan ölünce, diğerleri, ne bıraktı? derler. Melekler ise önceden ne gönderdi? derler» (6). Yine buyurdu.- «Çok araziniz olmasın, dünyayı seversiniz» (7). Havârıler İsa aleyhisselâma, «Sizin su üstünde yürüyüp, bizim yürüyemememizin sebebi nedir?» diye sorduklarında «Altın ve gümüşün kıymeti kalbinizde nasıldır?» buyurdu. «Gayet iyidir», dediler. «Bana göre topraktan farkı yoktur», buyurdu. Bir kimse Ebû’d-Derdâ’yı (radıyallahü anh) incitti. «Yâ Rabbi! Ona sıhhat, uzun ömür ve çok mal ver», buyurdu. Bu ise bedduâla- rm en kötüsüdür. Bunların bulunduğu kimse şüphesiz âhireti unutur ve helâk olur. Ali (radıyallahü anh) eline bir gümüş para alıp, «Sen öyle bir şeysin ki, elimden gitmedikçe bana fayda vermezsin», buyurdu. Hasan-ı Basrî (rahmetullahi aleyh) buyurur: «Allahü Te- âlâ’ya yemin ederim ki, altın ve gümüşe fparayal kıymet verenlerin hepsini, Allahü Teâlâ hor ve aşağı eyler». Derler ki, dünyada ilk yapılan altın ve gümüşü şeytan alıp gözüne sürdü, öptü ve «Seni seven benim kulumdur», dedi. Yahya ibn Muâz (rahmetullahi aleyh) buyurur: «Altın ve gümüş akrebtir. Zehirini tatmamak istiyorsanız elinizi ona yaklaştırmaym. Yoksa zehiri sizi helâk eder». «Zehiri nedir?», dediler. «Helalden taşmak ve hakkı geçmektir», buyurdu. Malı, Parayı Sevmenin Kötülüğü Mesleme ibn Abdülmelik, Ömer ibn Abdülaziz’in veiatında yanına gitti. Dedi ki: «Ey Emîre’l-Mü’minin, hiç kimsenin yapmadığı işi sen yaptın. On üç oğlun var. Onlara ne bir altın, ne de bir gümüş bıraktın». Omer ibn Abdülaziz, yatıyordu. «Beni doğrultunuz,» buyurdu. Doğrulttular. Buyurdu: «Onların mülkünü başkasına vermedim. Başkasının malını da onlara vermedim. Çocuklarım iki hâlden dışarı değillerdir: Yâ lâyık ve itaatli olurlar. Veya lâyık olmazlar. Allahü Teâlâ’nm rızasını alan, O’na itaat eden oğullarıma Allahü Teâlâ zaten yetişir. Lâyık olmayan, nasıl olursa olsun, ona üzülmem». Muhammed ibn Kâ’b el – Kurezi’nin (rahmetullahi aleyh) çok malı vardı. Çocukların için mal bırak dediklerinde, «Hayır, bu malı Allahü Teâlâ’nm indinde kendim için kullanırım. Çocuklarımı iyi tutması, iyi eylemesi için de Allahü Teâlâ’ya bırakı-rım», dedi. Yahya ibn Muâz buyurur: «ölüm zamanında mal sahipleri iki musibet içinde olurlar ki hiç kimsede böyle musibet olmaz. Birincisi, bütün malını alırlar; İkincisi, hepsinin sualini ise ona sorarlar. Allahü Teâlâ bizi bundan, korusun».