Lânet Etmek

By | 5 Ağustos 2014

namaz-kildiran-seccade

Lânet EtmekLânet Etmek
Bil ki, lanet etmek, kötüdür. Hayvana, insana, elbiseye, neye •olursa olsun böyledir. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyuruyor: «Mü’min lanet etmez» (*). Seferde hanımı Resûlullah’la (aleyhisselâm) beraber idi. Bir deveye lânet etti. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyurdu: «O devenin üstündeki her şeyi alın. Kafileden çıkarın. Zira mel’undur» (2). Bir müddet deve öyle dolaştı, kimse yanına yaklaşmadı. Ebü’d  Derdâ (radıyallahü anh) buyurur: «Bir kimse, toprağa veya bir şeye lânet etse, o şey der ki, lânet bizim ikimizden de daha çok Allahü Teâlâ’ya âsi olana olsun». Bir gün Ebû Bekri’s  Sıddık (radıyallahü anh) bir şeye lânet etti. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) işitti ve üç defa, «Kabe’nin sahibinin hakkı için sen sıddîksın, lânet yoktur» (3), buyurdu. Tev be ettim, tevbe ettim, dedi ve kefâret için bir köle azâd etti. Lânet Etmek
Çok kötü olanlar hariç, insanlara lânet etmek doğru değildir. Meselâ, «Zalimlere, fâsıklara ve bid’at sahiplerine lânet olsun!» denir. Ama «Mutezileye ve Kerâmiyyeye lânet olsun», sözünde şüphe vardır ve bundan bir fesad doğar. Bundan sakınmak lâzımdır. Ancak şeriatta lânet edilmiş kimseler bunun dışında kalır. Ama bir kimseye, «Sana lânet olsun» demek, yahut, «Şu kimseye lânet olsun», demek, onların Fir’avn ve Ebû Cehil gibi küfür üzere öleceğini biliyorsa olabilir. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) bir kavmin ismini söyleyip, onlara lânet etti. Zira Müslüman olmayacaklarım bilmişti. Meselâ Yahudiye, «Sana lânet olsun» demekte zarar olabilir. Zira ölmeden önce Müslüman olup Cennetliklerden olur. Hattâ söyleyenden de iyi olabilir. Bunun üzerine bir kirilse, «Bir Müslümana, Allah sana merhamet eylesin desek, halbuki bu kimse mürted olup da ölebilir. Fakat biz bulunduğumuz hâle göre söylüyoruz, kâfire de kâfir olduğu zaman lânet ediyoruz», derse hatâ etmiş olur. Çünkü rahmetin mânâsı, Allahü Teâlâ, o kimseyi rahmet olan Müslümanlık üzere bulundursun demek olup, Allahü Teâlâ onu küfür üzere bulundursun demek doğru olmaz. O hâlde böyle lânet etmemelidir. Bir kimse, «Yezîd’e lânet doğru mudur, değil midir?» dese, cevabında deriz ki: «Hazreti Hüseyin’i (radıyal lahü anh) öldürene, tevbesiz öldüyse, lânet olsun», denebilir. Lânet Etmek Zira öldürmek küfürden büyük değildir. Tevbe edince, lânet edilmez. Çünkü, Vahşî, Hazreti Hamza’yı (radıyallahü anhümâ) öldürdü. Müslüman oldu ve lâriet ondan kaldırıldı. Ama Yezîd’in tevbe edip etmediği bilinmiyor. Bazıları emretti, bazıları da emretmedi, fakat öldürülmesine razı idi dediler. Bu, aslında hıyanet olur. Bu zamanlarda büyüklerden çok kimseler öldürüldü. Kimse, kimin emir verdiğini bilmez. O hâlde dört yüz sene önceki bir olayın hakikatini na gxl biliriz? O zaman bile bunu kimse hakkıyle bilememişti. Allahü Teâlâ insanları bu fuzûli ve tehlikeli şeyden uzak tutmuştur. Bir kimse bütün ömrü boyunca şeytana lânet etmese, kıyamette o kimseye niçin lânet etmedin, demezler. Ama hâli şüpheli olan bir kimseye lânet ederse, niçin böyle yaptın, böyle söyledin diye sorulur!
Büyüklerden biri buyuruyor ki: Kıyamet günü amel defterim ,den ya Lâilâhe illallah kelimesi, yahut da bir kimseye lânet yükselir. Lâ ilâhe illâllah kelimesinin yükselmesini severim. Bir kimse, Besûlullah’a (sallâllahü aleyhi ve sellem) bana vasiyet buyurun deyince, «Lânet etme» t1), buyurdu. Demişlerdir ki, mü’mine lânet .onu öldürmek gibidir. Bazıları, bu hadisi şeriftir dediler.
O hâlde teşbihle meşgul’olmak, şeytana lânet etmekten iyidir. Şeytan böyle olunca, diğerlerini siz düşünün. Bir kimse, bir kimseye lânet eder ve kendi kendine, bu din salâbetindendir derse, şeytanın gururundandır, ekseriya inat ve boş şeydir.