Kelâm (Söylemek)
Emri, herkese farzdır. Verdiği haberlerin hepsi doğrudur. Müjde ve tehdidi doğrudur. Emir, haber, va’d ve vaid (tehdit! hepsi O’ nun sözüdür. Kelâm (Söylemek) O Hayy, Alim, Kaadir, Görücü ve İşitici olduğu gibi; Söyleyicidir de. Musa aleyhisselâma vasıtasız söyledi. Söylemesi; damak, dil, dudak ve ağızla değildir. İnsanın kalbindeki söz. harf siz ve sessizdir. Allahü Teâlâ’nm konuşması bu sıfattan da uzak ve münezzehtir. Kur’ânı Kerim, Tevrat, İncil, Zebûr ve bütün peygamberlerin kitapları O’nun sözüdür. O’nun sözü, Onun sıfatıdır. Yâni kelâm sıfatıdır. Bütün sıfatları kadimdir, daima var idiler.
Allahü Teâlâ’nın zâtı kalbimizde biliniyor. Dil ile zikrolunuyor. Kelâm (Söylemek) Bizim bilmemiz mahlûk, bilinen ise kadimdir. Bizim zikrimiz mahlûk, zikr olunan ise kadimdir. Kelâmının aslı da bunun gibi kadimdir. Kalblerimizde ezber olarak durur. Dillerimizde okunur. Mus hafa yazılır. Ezberlenen mahlûk değil, ezberleme mahlûktur. Okunan mahlûk değil, okuma mahlûktur. Yazılan mahlûk değil, yazma mahlûktur.

