Tenzih

By | 25 Temmuz 2014

hasema

Ruhun Dünyadaki Seyrüsefer MenzilleriTenzih
O cevher değildir, madde değildir. Araz değildir. Hiçbir maddede bulunmaz. Hiçbir şeye benzemez. Hiçbir şey O’na benzemez. Şekli yoktur. Ölçülemez. Nasıl ve ne gibi diye sorulamaz. O deyince, kemmiyet ve keyfiyet olarak akla, hayâle gelen her şey O değildir. Çünkü bünlar, yarattıklarının sıfatlarıdır. Tenzih  O, mahlûklar gibi değildir. Akla, vehme, hayâle gelen her şeyi O yaratmaktadır. Küçüklük ve büyüklük ölçüleri O nun için söylenemez. Çünkü bunlar da madde âleminin vasıflarıdır. O ise cisim, madde değildir. Hiçbir madde ile bağlantısı yoktur. Bir yerin üstünde değildir. Bir yerde değildir. Kendisi yer kabul edici değildir. Alemde olan her şey Arş’ın altındadır. Arş ise, O’nun kudreti ve kuvveti altındadır. O, Arş’ın üstündedir. Bu, cismin bir cisim üzerinde olması gibi değildir. Çünkü O, cisim değildir. Arş O’nu taşıyor, üzerinde tutuyor demek de değildir. Arş ve Arş’ı tutan meleklerin hepsi O’nun lütfü ve kudreti ile duruyorlar. Tenzih O ezelde, sonsuz öncelerde nasılsa, şimdi hep öyledir. Arş’ı yaratmadan önce nasıl idi ise, ebedî sonsuz geleceklerde de hep öyledir. Çünkü tegayyür ve değişme, zâtı ve sıfatları hakkında söylenemez. Eğer sıfatta değişme olsa, noksanlık olur. Noksan olan da Allah olamaz. Bir sıfatı sonradan kâmil olsa, önceden noksan olmuş olurdu ve kemâle muhtaç olurdu. Böylece yarattığına muhtaç olurdu. Muhtaç olan Allah olamaz. Hiçbir mahlûkuna benzemez ise de, bu dünyada O’nu bilmek ve âhirette O’nu görmek olur. Bu dünyada nasıl olduğu anlaşılmadan bilindiği gibi, öbür dünyada da, anlaşılmadan görünecektir. Çünkü o görüş, bu dünya görüşüne benzemez.