Gece Namazının Fazileti

By | 24 Temmuz 2014

kuran

 

Ramazan ayı 10. gece namazıAllah-u Teâlâ Kur’an’da şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz Allah senin gecenin üçte birinde kalktığını biliyor.”

(Müzemmil/20)

“Gece ibadete kalkan nefis, hem uygunluk, hemde kıraat bakımın­dan kuvvetlidir.” (Müzemmil/6)

“Yataklarından uzaklaşarak korku ve umutla Allah’a dua eder­ler.” (Secde/16)

“Onlar gecelerini Allah’a secde ve kıyam ederek geçirirler.” (Zü- mer/9)

“Allah sabredenlere ve namaz kılanlara yardım eder.” (Bakara/15) Rivayet edildiğine göre ayetteki namazdan gaye, gece namazı, sabır­dan maksad, nefis mücadelesidir.

Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“İnsan uyuduğu zaman şeytan kişinin ensesine üç düğüm atarak herbi- rinde sana, uzun uykular der! Kişi uyanıp Allah’ın ismini anarsa bir düğüm, abdest aldığında ikinci düğüm, namaza durduğunda ücüncü düğüm çözülür. Böylelikle huzurlu ve temiz olarak sabahlar.

Bunları yapmadığı zaman tembel ve pis olarak sabahlar…

Rivayet edildiğine göre peygamber (s.a.v.)’in yanında, gece uyanma­dan sabahlayan birinden bahsettiler. Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu İfi:

“— Şeytan onun kulağına işemiştir!”

Yine Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:

“— Gecenin zifiri karanlığında iki rekat namaz, dünya ve içindekiler- den daha hayırlıdır. Ümmetime zor gelmiyeceğini bilseydim farz olmasını dilerdim!”

Cabir (r.a.) sahih olarak Rasûlüllah (s.a.v.)’tan şöyle rivayet ediyor:

“— Gecenin içinde öyle bir zaman vardır ki, kul o vakit kalkar ve Al­lah’a dua ve niyaz ederse, yaptığı bütün dualar ve niyazlar kabul edilir.”

Rivayet edildiğine göre, dünya ve ahirette en faziletli şey gece namazı kılmaktır.”

Muğir İbni Şube (r.a.) dedi ki:

“— Peygamber (s.a.v.) gece namaz kılarak ayakları şiştiği olurdu. Ona; “Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladı. “Neden bukadar iba­det ediyorsun?” dediklerinde şöyle cevap veriyordu:

“Allah’a şükreden bir kul olmıyayım mı?”

Hadis zâhiri anlamında rütbenin yüksekliği kinayedir. Zira şükür, ziya­delik ifade eden bir kavramdır.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Yemin olsun ki, şükretseniz nimetimi artırırım!” (İbrahim/7)

Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:

“Ey Ebu Hureyre! Yaşarken, kabirdeyken, kıyamet günü Allah’ın rah­metini istiyorsan gece kalkarak namaz kıl. Ey Ebu Hureyre, evinin yıldızla­rın, ayların aydınlattığı ev gibi olmasını istiyorsan gece kalk ve namaz kıl.”

Yine Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:

“Gece namazı kılınız, zira gece namazı sizden önceki salihlerin yolu­dur. Çünkü gece namazı insanı Allah’a yaklaştırır. Günahların bağışlanması­na sebep olur. İnsanı kötü huylardan alıkoyar. Haram yollara sapmaya engel olur..

Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“— Kim gece namazı kılmak için kalkar ve uykusu gelir yatarsa, ona namazın sevabı ve uykusu sadaka olarak yazılır.”

Rasûlüllah (s.a.v.) Ebu Zer’e dedi ki:

“Yolculuğa çıkmak istediğin zaman hazırlanır mısın?”

Ebu zer:

“Evet” dedi.

Rasûlüllah:

—                     Kıyamet yolculuğunda sana faydalı olacak şeyleri söyliyeyim mi?

Ebu zer:

—                     Evet! Anam-babam sana feda olsun, Ey Allah’ın elçisi!

Allah’ın elçisi, “Kıyamet günü de sana yardımcı olması için en sıcak günlerde oruç tut! Kabir korkusundan dolayı gecenin zifiri karanlığında na­maz kıl! Hacc farizesini yap! Yoksula vereceğin bir madde ile veya söyliye- ceğin doğru bir sözle sadaka ver!”

Rivayet edildiğine göre Asr-ı Saadet’te bir kişi vardı. Herkes uyuduğu zaman o uyanır, namaz kılar, Kur’an okur ve şöyle dua ederdi:

“— Rabbim beni cehennem azabından kurtar! Adam bu durumu pey­gamber (s.a.v.)’e haber verdi:

Peygamber (s.a.v.)

—                     O adamı benim yanıma getiriniz, dedi.

Adam Peygamber (s.a.v.)’in yanına geldi.

Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki:

“— Ey kişi Allah’tan cennetten sordun mu?”

Adam dedi ki:

“— Ey Allah’ın elçisi ben orada değilim. Ve amellerim oraya henüz gitmedi!”

Uzun bir zaman geçmedi Cebrail (a.s.) geldi o adam hakkında şöyle bildirdi;

“— Falan kişiye söyleyin, Allah onu cehennemden korudu ve cenneti­ne koydu.”

Rivayet edildiğine göre Cebrail (a.s.) peygamber’e (s.a.v.) şöyle bildir­di:

“— İbni Ömer, iyi insandı, keşke gece namazına da devam etseydi.

Peygamber (s.a.v.) Cebrail’in sözünü İbni Ömer’e söyledikten sonra İb­ni Ömer devamlı gece namazı kılmaya başladı.

îmam-ı Nafı (r.a.) dedi ki:

İbni Ömer (r.a.) gece namazına devam ediyordu. Bir gece yine gece namaz kılarken;

Ey Nafi, seher vakti geldi mi?” diye sordu. Ben, “hayır” dedim. O na­maza devam etti. Bir müddet sonra tekrar seher vaktinden sordu. “Evet!” de­yince, namazı bırakıp fecre kadar tevbe istiğfarda bulundu.”

Rivayet edildiğine göre Hz. Ali (k.v.) şöyle demiştir:

Yahya (a.s.) arpa ekmeğiyle karnını doyurdu ve üzerine ağırlık çöktü, uyuya kaldı. O gece namaz kılıp tevbe istiğfar ve zikir edemedi. Sabah oldu ve Allah (c.c.) ona şöyle bildirdi.

“Ey Yahya, benim evimden veya komşuluğumdan daha hayırlısını mı buldun? İzzetim ve Celalim hakkı için, Ey Yahya! şayet sen gerçekten Fir- devs cennetini görmüş olsaydın, onun iştiyakıyla yağların erir, cennet özle­miyle kendini yok ederdin.”

Şayet gerçekten cehennemle yüzyüze gelmiş olsaydın, yağların erir gözyaşların biter vucudunu irin kaplardı…

Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu.

“— Allah’ın acıması gece kalkıp namaz kılan ve sonra da hanımını kal­dıran, kalkmadığı zaman gözüne su serpen adamın üzerine olsun!”

“Allah’ın rahmeti gece kalkıp namaz kılan ve sonra da eşini kaldıran, kalkmadığı zaman yüzüne su serpen kadının üzerine olsun.”

“Kim gece kalkar ve hanımını da kaldırır ve ikişer rekat namaz kılar­larsa, Allah onları çok zikredenlerden yazar.”

“Farz namazlardan sonra en faziletli namaz gece namazıdır.”

Allah-u Teâlâ Kur’an’da şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz Allah senin gecenin üçte birinde kalktığını biliyor.”

(Müzemmil/20)

“Gece ibadete kalkan nefis, hem uygunluk, hemde kıraat bakımın­dan kuvvetlidir.” (Müzemmil/6)

“Yataklarından uzaklaşarak korku ve umutla Allah’a dua eder­ler.” (Secde/16)

“Onlar gecelerini Allah’a secde ve kıyam ederek geçirirler.” (Zü- mer/9)

“Allah sabredenlere ve namaz kılanlara yardım eder.” (Bakara/15) Rivayet edildiğine göre ayetteki namazdan gaye, gece namazı, sabır­dan maksad, nefis mücadelesidir.

Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“İnsan uyuduğu zaman şeytan kişinin ensesine üç düğüm atarak herbi- rinde sana, uzun uykular der! Kişi uyanıp Allah’ın ismini anarsa bir düğüm, abdest aldığında ikinci düğüm, namaza durduğunda ücüncü düğüm çözülür. Böylelikle huzurlu ve temiz olarak sabahlar.

Bunları yapmadığı zaman tembel ve pis olarak sabahlar…

Rivayet edildiğine göre peygamber (s.a.v.)’in yanında, gece uyanma­dan sabahlayan birinden bahsettiler. Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu İfi:

“— Şeytan onun kulağına işemiştir!”

Yine Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:

“— Gecenin zifiri karanlığında iki rekat namaz, dünya ve içindekiler- den daha hayırlıdır. Ümmetime zor gelmiyeceğini bilseydim farz olmasını dilerdim!”

Cabir (r.a.) sahih olarak Rasûlüllah (s.a.v.)’tan şöyle rivayet ediyor:

“— Gecenin içinde öyle bir zaman vardır ki, kul o vakit kalkar ve Al­lah’a dua ve niyaz ederse, yaptığı bütün dualar ve niyazlar kabul edilir.”

Rivayet edildiğine göre, dünya ve ahirette en faziletli şey gece namazı kılmaktır.”

Muğir İbni Şube (r.a.) dedi ki:

“— Peygamber (s.a.v.) gece namaz kılarak ayakları şiştiği olurdu. Ona; “Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladı. “Neden bukadar iba­det ediyorsun?” dediklerinde şöyle cevap veriyordu:

“Allah’a şükreden bir kul olmıyayım mı?”

Hadis zâhiri anlamında rütbenin yüksekliği kinayedir. Zira şükür, ziya­delik ifade eden bir kavramdır.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Yemin olsun ki, şükretseniz nimetimi artırırım!” (İbrahim/7)

Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:

“Ey Ebu Hureyre! Yaşarken, kabirdeyken, kıyamet günü Allah’ın rah­metini istiyorsan gece kalkarak namaz kıl. Ey Ebu Hureyre, evinin yıldızla­rın, ayların aydınlattığı ev gibi olmasını istiyorsan gece kalk ve namaz kıl.”

Yine Rasûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:

“Gece namazı kılınız, zira gece namazı sizden önceki salihlerin yolu­dur. Çünkü gece namazı insanı Allah’a yaklaştırır. Günahların bağışlanması­na sebep olur. İnsanı kötü huylardan alıkoyar. Haram yollara sapmaya engel olur..

Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“— Kim gece namazı kılmak için kalkar ve uykusu gelir yatarsa, ona namazın sevabı ve uykusu sadaka olarak yazılır.”

Rasûlüllah (s.a.v.) Ebu Zer’e dedi ki:

“Yolculuğa çıkmak istediğin zaman hazırlanır mısın?”

Ebu zer:

“Evet” dedi.

Rasûlüllah:

—                     Kıyamet yolculuğunda sana faydalı olacak şeyleri söyliyeyim mi?

Ebu zer:

—                     Evet! Anam-babam sana feda olsun, Ey Allah’ın elçisi!

Allah’ın elçisi, “Kıyamet günü de sana yardımcı olması için en sıcak günlerde oruç tut! Kabir korkusundan dolayı gecenin zifiri karanlığında na­maz kıl! Hacc farizesini yap! Yoksula vereceğin bir madde ile veya söyliye- ceğin doğru bir sözle sadaka ver!”

Rivayet edildiğine göre Asr-ı Saadet’te bir kişi vardı. Herkes uyuduğu zaman o uyanır, namaz kılar, Kur’an okur ve şöyle dua ederdi:

“— Rabbim beni cehennem azabından kurtar! Adam bu durumu pey­gamber (s.a.v.)’e haber verdi:

Peygamber (s.a.v.)

—                     O adamı benim yanıma getiriniz, dedi.

Adam Peygamber (s.a.v.)’in yanına geldi.

Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki:

“— Ey kişi Allah’tan cennetten sordun mu?”

Adam dedi ki:

“— Ey Allah’ın elçisi ben orada değilim. Ve amellerim oraya henüz gitmedi!”

Uzun bir zaman geçmedi Cebrail (a.s.) geldi o adam hakkında şöyle bildirdi;

“— Falan kişiye söyleyin, Allah onu cehennemden korudu ve cenneti­ne koydu.”

Rivayet edildiğine göre Cebrail (a.s.) peygamber’e (s.a.v.) şöyle bildir­di:

“— İbni Ömer, iyi insandı, keşke gece namazına da devam etseydi.

Peygamber (s.a.v.) Cebrail’in sözünü İbni Ömer’e söyledikten sonra İb­ni Ömer devamlı gece namazı kılmaya başladı.

îmam-ı Nafı (r.a.) dedi ki:

İbni Ömer (r.a.) gece namazına devam ediyordu. Bir gece yine gece namaz kılarken;

Ey Nafi, seher vakti geldi mi?” diye sordu. Ben, “hayır” dedim. O na­maza devam etti. Bir müddet sonra tekrar seher vaktinden sordu. “Evet!” de­yince, namazı bırakıp fecre kadar tevbe istiğfarda bulundu.”

Rivayet edildiğine göre Hz. Ali (k.v.) şöyle demiştir:

Yahya (a.s.) arpa ekmeğiyle karnını doyurdu ve üzerine ağırlık çöktü, uyuya kaldı. O gece namaz kılıp tevbe istiğfar ve zikir edemedi. Sabah oldu ve Allah (c.c.) ona şöyle bildirdi.

“Ey Yahya, benim evimden veya komşuluğumdan daha hayırlısını mı buldun? İzzetim ve Celalim hakkı için, Ey Yahya! şayet sen gerçekten Fir- devs cennetini görmüş olsaydın, onun iştiyakıyla yağların erir, cennet özle­miyle kendini yok ederdin.”

Şayet gerçekten cehennemle yüzyüze gelmiş olsaydın, yağların erir gözyaşların biter vucudunu irin kaplardı…

Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu.

“— Allah’ın acıması gece kalkıp namaz kılan ve sonra da hanımını kal­dıran, kalkmadığı zaman gözüne su serpen adamın üzerine olsun!”

“Allah’ın rahmeti gece kalkıp namaz kılan ve sonra da eşini kaldıran, kalkmadığı zaman yüzüne su serpen kadının üzerine olsun.”

“Kim gece kalkar ve hanımını da kaldırır ve ikişer rekat namaz kılar­larsa, Allah onları çok zikredenlerden yazar.”

“Farz namazlardan sonra en faziletli namaz gece namazıdır.”