Bekârlığı mazûr kılabilecek üçüncü derecede bir sebeb de, kişinin eşine zulmedeceği veya eşine karşı evlilik akdînin gerektirdiği görevlerini ifa edemeyeceği endişesi-korkusudur.
Pek tabîidir ki bu, son derece özel bir sebeptir. Hatta sebep olarak görülüp bekârlıkla karar kılınması, mânevî tehlikeleri içerir. Çünkü gelecek yalnız Allah’ın tasarrufundadır. Üstelik böylesine düşünebilecek ölçüde İlâhî saygı ve korkuya sâhip olan bir insanın üzerine düşen görevleri zulmetmeksizin yapması muhtemeldir.
Değindiğimiz bu sebebe, müşkülpesent bazı istisnaî tipler için de olsa geçerlilik kazandıran bir hadîsi sunalım.
Ibn-i Abbas (r.a) anlatıyor.
Es’am kabilesinden bir kadın, Allah’ın Resûlii’ne geldi ve şöylece ricada bulundu:
Ya Resûlallah Ben dul bir kadınım. Bana kocanın kadını üzerindeki haklarını öğretiver. Eğer kadının yapması gerekenleri yapmayı göze alabilirsem evlenirim. Yok yapamayacağıma kanâat getirirsem dul olarak yaşamımı sürdürürüm.
Allah’ın Resûlü ona şöyle buyurdu:
Kocanın kadın üzerindeki baş hakkı., arzulaması halinde kocasıı/la ilişkiden kaçınmamasıdır.
Kocasının kadın üzerindeki diğer hakları da şunlardır.
a_Nafile oruçlarını ancak kocasının izni ile tutmasıdır. Kocası ile anlaşmaksızın oruç tutan kadın (kadınlık görevinden kaçınmış ve kocasının (Kurallarını çiğnemiş olabileceği için) açlığı ve susuzluğu ile kalır. Çünkü orucu kabul olunmaz.
b- Kocasının izni olmaksızın (dînî ve örfî mazeretleri olmaksızın şüphe nedeni olacak şekilde) evinden çıkmaması; çıkıp sosyal ilişkiler kurmamasıdır. Eğer çıkarsa sema, rahmet ve azab melekleri evine dönünceye kadar ona, İlâhi rahmetten dışlanması için beddua ederler.
Allah’ın Resûlü’nün bu cevaplarını dinleyen kadın şöyle dedi:
Benim için başka çare yok. Asla evlenmeyeceğim,
Burada, bu hadîs vesilesi ile yanlış yorumlara gidilmesini engelleyici bilgiler vermekte fayda görüyoruz:
Eşler, evlilik akdinin gereği olan görevleri yapmakla yükümlüdürler. Bu sebeple evli kadın, ay hali ve losusalık gibi dînî, hastalık gibi tıbbî sebepler olmaksızın cinsel ilişki görevinden kaçınamaz. Kaçınmamalıdır. Çünkü mazeretsiz erteleme bile hak ihlâli olarak günahkâr kılar. Bunun gibi kadın, kocasında, bir başka erkekle ilişkiye girildiği şüphesi uyandıracak şekilde, bilgi vermeksizin başına buyruk olarak dolaşamaz, sosyal ilişkiler kuramaz.

