Yabancı Erkekle Kadının Yalnız Bir Arada Olması Haramdır

By | 22 Temmuz 2014

pardesu

Yabancı Erkekle Kadının Yalnız Bir Arada Olması HaramdırYabancı Erkekle Kadının Yalnız Bir Arada Olması Haramdır
Yabancı kadın ve erkeğin ev gibi yerlerde yanlız kalmaları haramdır. Buna halvet adı verilir ki, İslâmiyet bunu yasaklamıştır.
Peygamberimiz (S.A.V.) buyuruyor ki:
«Yanında mahremleri olmayan kadınların yanına girmekten sakınınız.»
Ensardan bir zat sordu ki:
— Ey Allah’ın Resulü, erkeğin akrabası (kardeşi v.s.) nın girmesine ne buyurursunuz?
Resûlullah buyurdu ki:
«Onlarla bir arada kalmak ölümdür.»
Buradaki erkeğin akrabalarından kasıt baba ve büyük babası ile oğullarının dışında kalan Yabancı Erkekle Kadının Yalnız Bir Arada Olması Haramdır yakınlardır ki bunlar da erkeğin erkek kardeşi, kardeşinin çocukları, amcası, amcasının çocukları, kız kardeşinin çocukları ve buna benzer akrabalarıdır. Bu akrabalıklarda ölçü şudur:
Kadının kocasıyla boşanması halinde nikâhı caiz olan yani evlenebileceği kimselerdir.
Resûlullah (S.A.V.) böyle bir hayatı ölüme benzetmiştir. Bu şekil beraberlikler yüzünden birçok ailelerin yuvaları yıkılmıştır.
Peygamberimiz buyuruyor ki: «Bir erkek yabancı bir kadınla yalnız kalmasın, kalırlarsa üçüncüleri şeytan olur.»
Halvet, hangi durumlarda olur, hangi durumlarda olmaz?
— Yabancı bir erkekle kadının yanında üçüncü bir şahıs olsa halvet sabit olmaz. Yabancı Erkekle Kadının Yalnız Bir Arada Olması Haramdır Üçüncü zat uyuyorsa veya kör ise o zaman da halvet sahih olmaz. Fakat üçüncü olan zat kadın ile erkek arasındaki ilişkilerden habersiz çocuk, deli veya baygın yatan kimse ise bu durumda onlar yok kabul edileceklerinden yok hükmündedirler ve böylece haram olan halvet sahih olur.
— Kapılan açık hamamlar, boş açık arazi veya kapısı açık odalar mekân hükmünde değildir.
Bunlar gösteriyor ki, İslâm yabancı bir erkek ile kadının yalnız bir arada kalmalarına izin vermemiş ve yasaklamıştır.
Bu sebeple kadınlar ve erkekler bu hususa son derece dikkat etmeli dinin ahlâk ve maneviyat kaidelerine uymalıdır.
Bu hâl kıskançlıktan doğan maddî felâketleri ve manevî sorumluluğu defeder. Aksi halde ailevî huzursuzluklar, boşanmalar, kanlı olaylar, ölümler ve intiharların önü alınamaz. Bilhassa zamanımızda bu çeşit hadiseler alelade bir şey haline gelmiştir.