“DERDİM BÜYÜK” DEME,
“RABBİM BÜYÜK” DE!
Avrupa’da Ramazanın zorluğu yanımda çok güzel nimetleri de var. Arkadaşlar oraya gittiğimizde bizi bazen misafirhanede bazen de evlerinde ağırlıyorlar.
Yine yurtdışında olduğum bir ramazandı… Teravih namazından sonra ilk kuşaktan bir ağabey yanıma geldi. Görevli arkadaşlardan müsaade isteyerek bizi evine götürdü. Ne güzel misafirperver insanımız var! Evinde ne varsa hepsini masamıza getirdi, nasıl hizmet yaptığını görseniz şaşardınız.
Sahura kalktığımda elinde kitap gördüm, ilerlemiş yaşıma rağmen okumayı çok sevdiğini söylemesi beni memnun etmişti. Ona teşekkür ettim. Bana bir şeyler anlatmak istedi:
Eğer izin verirseniz ilginç bir olayı size anlatayım. Siz dünyayı geziyorsunuz, başkalarının bu anlatacağım olaydan alacağı dersler olabilir.”
“Neden olmasın buyurun anlatın” dedim ve not almak için kalemimi, defterimi çıkardım. Pür dikkat dinlemeye başladım.
Ağabey anlatmaya başladı:
“Bu gurbete geldiğimde yaşım çok gençti. Tek başma gelmiştim, şimdi ise 27 nüfusum var. Öyle zor zamanlar geçirdik ki, bir zaman oldu oğlumun birisi meyhaneye düştü, kızım eşinden ayrılmak için mahkemeye başvurdu.
