EFENDİMİZİ ANLAYAMAYAN EBU LEHEB
0(s.a.v) bir çadıra giriyor, orada aşina bir sima arıyor, bulunca da gönlünün ilhamlarını boşaltıyordu. Bıkmadan usanmadan, insana yakışır şekilde yaşamanın yollarını göstermeye çalışıyordu. Ama her çadırdan çıktığında kendisini adım adım takip eden bir başka kişi giriyordu. Oradakilere, az önce gelen kişinin ne anlattığını soruyor ve ardından da, “Siz O’na aldırmayın. Bizim yeğenimizdir, o (hâşâ) meczuptur,” diyordu.
Efendimiz’i{sas) takip eden bu kişi ağzına ne gelirse söylüyor, iftiranın en iğrençlerini sıralıyor ve oradakileri yeterince zehirlediğine kanaat getirince de geldiği gibi oradan uzaklaşıyordu. Onun arkasından öylece bakakalanlardan biri diğerine soruyor, “Bu gencin arkasında dolaşan sarı saçlı, mavi gözlü kişi de kim?” diğeri cevap veriyor, “Amcasıymış galiba…”
Evet, bu kişi Peygamber Efendimiz’in(sas) amcası Ebu Leheb’den başkası değildi. Efendimiz’in(sas) tebliğini karalama adına üşenmeden 0’nunlsas) gezdiği her yere gidiyor ve insanların üzerinde Onun(sas) oluşturduğu olumlu havayı kırmaya çalışıyordu.
Efendimiz’eCsas) bu kadar yakın olup da onu anlayamamak ne büyük hüsrandır. Gerçekten kendisine yazık etmiş bir kişiydi Ebu Leheb ve hakkında Tebbet Suresi nazil olmuştu.
