Hz. Peygamberin Cömertliği
Resûl-İ Ekrem Efendimiz;
cimrilikten nefret eder, cimri olmadığını söylerdi.
Dualarında cimrilikten Allah’a sığınırdı.
Kendisinden bir şey istendiği zaman asla “yok” demezdi.
Bir defasında Allah’ın elçisi, dağın iki yamacını dolduran koyunların yanındaydı. Henüz Müslüman olmayan biri ondan bir koyun istedi. Efendimiz de ona bütün sürüyü verdi. Adam köyüne gidince, Hz. Peygamber’in fakirlikten korkmadığını anlatmaya başladı. “Haydi gidin, Müslüman olun!” dedi.
Resûlullah Efendimiz böylece koskoca bir kabilenin Müslüman olmasını sağladı.
Allah’ın elçisi cömertliği sayesinde, kimi zaman Müslüman olmayanları, kimi zaman ‘Müslüman olduk’ deseler bile, gönlü İslâmiyet’e iyice yatmayanları da kazanırdı.
Safvân ibni ümeyye Mekke’nin zenginlerinden biriydi. Mekke fethinden sonra, başka çaresi kalmadığı için Müslüman olmuştu.
Fakat gönlü bu yeni dine henüz ısınmamıştı. Huneyn Gazvesi’nde Müslümanların eline bol ganimet geçince Resûl-İ Ekrem ona yüz deve verdi; onun gönlünü tam olarak fethemediğini anlayınca bir yüz deve daha verdi; ardından bir yüz deve daha verdi. Artık Safvân’ın gönlü, kendi ifadesiyle, İslâmiyet’e tamamen yatmıştı.
Peygamber Efendimizin bu tür cömertlikleri sayılamayacak kadar çoktur.
