Kıble Değişiyor. (H. 2 / M. 623)
Yeryüzündeki ilk kıble Kâbe’dir. Mü’minler, Hz. Adem (J.S.) zamanından itibaren Kâbe’ye dönerek namaz kılmışlardır. Ancak Hz. Musa (a.s.)’nın peygamberliği zamanında fable Kudüs’e çevrilmiştir. Hicretin ikinci senesine kadar Müslümanlar, Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya doğru dönerek namaz kılarlardı. Yahudiler ve hristiyanlar, kendi kıbleleri Kudiis olduğu İçin, Mü’minlerin 0 tarafa doğru dönerek ibadet etmesinden memnun oluyorlardı. Hz. Muhammed s.a.s.) ve müslümanlar Mekke’de iken sorun yoktu. Çünkü namaz kılınırken hem Kâbe hem de Kudüs ayni hizaye gelecek şekilde Kâbe’nin güney tarafında namaz kılıyorlardı. Medine’ye hicretten sonra, Mekke’nin güneyde Kudüs’ün de kuzeyde kalması sebebiyle bu İmkân artık ortadan Kalkmıştı. Ancak bu durum Hz. Peygamber (s.a.s.)’in gönlünde hafif bir burukluk oluşturmuştu. 0 (s.a.s.), yeryüzünde ki ilk mescid olan ve Hz. Musa (a.s.) dönemine kadar kıble olan Kabe’nin yeniden kıble olmasını çok arzuluyordu. Bu husustaki vahiy geldiği zaman Peygamberimiz (s.a.s.) Seleme Oğullan yurdundaki mescidde öğle namazım kıldırıyordu. Farzın ikinci rekâtının rükûsunda vahyin gelmesiyle, Kudüs’ten Kâbe’ye doğru döndüler. Namazlarım bu halde tamamladılar. Onun İçin bu mescid, ‘iki Kıbleli Mescid” anlamına gelen “Mescid-i Kıbleteyn” adını aldı. Hicretin ikinci senesine kadar müslümanlar Kudiis’teki Mescid-i Aksâ’ya doğru dönerek namaz kılarlarken, artık kıble Allah’ın emri üzere Mekke’deki Mescid-i Haram’a yani Kâbe’ye çevrildi.
