Özür hükümleri

By | 1 Ağustos 2019

ÖZÜR ve HÜKÜMLERİ

Namaz kılmak her mükellef Müslüman için en mühim kulluk vazifesi olduğu gibi, herkesin haline göre çeşitli kolaylıklar yine namazda bulunmaktadır. Bazı özürler vardır ki, o özürlere sahip olanlar da, hallerine uygun kolaylıklarla namazlarını kılacaklardır. Özür sebebiyle namazı terk etmek caiz değildir.

 

ÖZÜRLÜ KİMDİR?

Devamlı olarak bir yeri kanayan, abdest tutamayacak şekilde idrar kaçıran, herhangi bir yerinden sürekli iltihap ve benzeri şeyler akarak abdest tutma imkânı olmayanlar kimselere “özürlü” denilir.

ÖZÜR NASIL SABİT OLUR?

 

Bir kimsenin gerçekten özür sahibi sayılması için, ilk defa başlayan özrünün, abdest alıp namaz kılacak kadar bir süre ara vermeden bir namaz vaktini tamamen kaplaması gerekir. Mesela öğle vaktinin başında burun kanaması geçiren bir kimsenin, bu kanaması azar azar devam ederek ikindiye kadar sürmüşse ve bu arada abdest alıp namaz kılacak kadar bir süre kesilmemişse, o kimse özür sahibi olmuştur. Bundan sonra da özür her namaz vakti en az bir kere daha görülürse, özür devam ediyor demektir. Fakat özrün eseri görünmeden bir namaz vakti tamamıyla geçmişse, özür hali bitmiş olur.

Özür hali, namaz vaktinin tam başından veya daha öncesinden beri abdest ve namaza fırsat bırakmadan devam eden kimsenin, vakit sonuna doğru o haliyle abdest alıp namazını kılması gerekir.

Özür sahibi olan kimse, tıkamak, bağlamak suretiyle özrünü kesebiliyorsa veya oturduğu halde namaz kılarken özrünü durdurabiliyorsa, ona göre davranıp namaz kılar. Gerekirse önleyici tedbir olarak rükû ve secde yerine ima ile yani baş işaretiyle de kılabilir. Bu gibi durumlarda özrünü durdurabilen kimse, özürlü hükmünün dışında olur ve bu önleyici haller dışında özrü aktığı zaman abdesti bozulmuş olur. Fakat bu gibi tedbirlerle yine özür hali kesilmiyorsa, namaz vakti çıktıkça yeniden abdest almak şartıyla, özrü aktığı halde namazını kılar, kazaya bırakmaz.

Özür sahibi olan kimse bir namaz vaktinde aldığı abdestle, özür halinin dışında bir sebeple abdesti bozulmadıkça, o vaktin içinde kaza veya nafile, istediği kadar namaz kılabilir.

Özrü devam eden kimsenin her namaz vaktinde yeniden abdest alması gerekir. Abdestten sonra özrü etmişse, namaz vaktinin çıkmasıyla abdesti bozulmuş olur. Ancak abdestten sonra akıntı olmamışsa, yine abdesti devam eder.

Şunu da ifade etmiş olalım ki özür hali dışındaki abdest bozan herhangi bir hal ile her durumda abdesti bozulur.

Özür pisliğinden başka namaza engel necaset bulaşığı olursa, onun temizlenmesi şarttır. Özür halinden dolayı bulaşan pislik ise; namazda tekrar bulaşacağı anlaşılırsa temizlenmesi gerekmez. Ancak namaz sırasında yeniden pislenmeyeceğine kanaat edilirse temizlenmesi gerekir.