İsrâ ve Mirac Olayı (M. 620)
Hz. Muhammed (s.a.s.)’in üzüntü ve sıkıntılarını hafifletmek, moralini ve motivasyonunu yükseltmek amacıylaاAllahu Teâlâ (C.C.), Rasûlunü (s.a.s.) katına dâvet etti. Böylece İsra ve Mirac olayı gerçekleşti.
Sözlükte Mirac, yükseğe çıkmak İsrâ ise geceleyin hızlıca yürümek, demektir. Peygamber Efendimiz hicrett؛ bir buçuk yıl önce Recep ayının 27. gecesi Cebrail (a.s.)tarafından, Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya götürülmüştür. Bu olaya “İsrâ” denilir. Kudüs’teki Mescid-i Aksâ‘dan da göklere yükselmiş. Melekler âlemini seyretmiştir. Allahu Teâlâ (C.C.) ile aracısız olarak görüşmüş. Cenneti ve Cehennemş dolaşmış, bazı peygamberlerle konuşmuş ve onlara namaz kıldırmıştır. Bu olaya “Mirac” denilmektedir.
Allah’ın sonsuz kudretinin bir eseri ve Peygamberimiz (s.a.s.)’in en büyük mucizelerinden biri olan Mirac hadisesine müşrikler inanmadılar. Mirac’ı . fizikî bir olay gibi algılayarak mucizevî yönünü kavramakta zorlandılar. Çünkü onlar, yüce Allah’ın büyüklüğünü, kudretinin genişliğini anlamaktan acizdiler. Onlar, sınırlı bir düşünce ve batıl bir inanca sahip olduklarından Mirac muciziseni kavrayacak seviyede değillerdi. Peygamberimiz (s.a.s) bu olayı anlattığı zaman O (s.a.s)’nun delirdiğini söyleyerek alay ve hakaret ettiler.
Olayı anlatıldığı zaman 0: “Bunu Muhammed (s.a.s.) söylüyorsa doğrudur.” dedi ve Peygamberimiz (s.a.s.)’i tasdik etti. Bundan sonra kendisine “Tasdik edici” anlamına gelen “Sıddîk” unvanı verildi.
