Tarih’in Yeniden Başladığı Yer ; Sevr Mağrası

By | 1 Ağustos 2019

 

Tarih’in Yeniden Başladığı Yer ; Sevr Mağrası

 

Gece yarısı yola çıkan  Hz. Peygamber (s.a.s.) ve Hz. Ebû Bekir, izlenme ihtimalini düşünerek Mekke’nin yaklaşık 3 kilometre güneyin Yemen istikametindeki Sevr dağındaki bir mağarada üç gün beklediler. Ayak izlerini kaybettirmek için Hz. Ebû Bekir (r.a.)’in sürülerinin  çobanı Amir ibn Füheyre arkalarından koyun sürüsünü sürmüş ve izlerini kaybettirmiştir. Bu üç günlük sürede iki yol arkadaşı mağarada beklerken nöbetleşe uydular. Nöbeti gelen mağaranın ağzından Mekke’yi izliyordu. Geceleri Hz. Ebû Bekir (r.a.)’in oğlu Abdullah yanlarına geliyor, Mekke’de olup bitenleri haber veriyor ve sabaha karşı yanlarından ayrılıyordu. Hz. Ebû Bekir (r.a.)’in Çobanı koyun sürüsünü mağraya  yakın bir yerde otlatıyor, koyunlardan sağdıkları sütleri içerek  kârınlarını doyuruyorlardı. Ebû Bekir’in ortadan kaybolması, Mekkelilerin onun ailesine, eziyet etmelerine yol açmıştı.

 

Sevr mağarası, insanlık tarihinde çok  önemli bir yere sahip olan hicretin başlangıç noktasıdır. Burası tarihin yeniden başladığı yerdir. Çünkü hicret bir süre sonra takvim başlangıç, olarak kabul edilecek ve takvimler yeniden yazılacaktır.

 

Hz. Muhammed (s.a.s.l, müşriklerin onları önce   kuzey, batı  ve doğu  istikametinde arayacaklarım düşünüyordu. Bu sebeple zaman kazanmak İçin Medine tarafında değil tam tersi yöndeki Sevr mağrasında saklanma tercih etmişlerdi. Mekkeliler Hz. Muhammed (s.a.s.)’in tahmin ettiği gibi, onları önce kuzey tarafındaki Medine istikametinde, sonrada bati tarafinda kızıldenşz istikametinde ve doğu istikametinde aradılar. Sonra da güney istikametinde ararken Sevr’in ağzına kadar geldiler, fakat içe- ridekileri fark edemediler. Çünkü Allah-U Teâlâ’nın emri ile mağaranın ağzına iki yaban güvercini yuva yapmış, örümcek de ağlarını örmüştü. Mağaranın içerisinin görülmesi İmkânsızdı. Mağaranın ağzındaki görüntü, içeriye  aylardır bir insanın girmediği fikrini oluşturuyordu. Kur’ân-1 Kerîm’de bu olaya şöyle değinilmektedir:

 

Eğer siz, 0 (Allah Rasûlü’)na yardım etmezseniz (miihim değil), muhakkak ki Allah, 0’na yardım etmiştir. Hani vaktiyle kafirler onu iki kişinin biri olarak Mekke’den) çıkardıkları hicretine sebeb oldukları ) zaman, )Ebu Bekir) ikisi Sevr dağında mağarada iken, arkadaşına: “üzülme, Allah mutlaka bizimle beraberdir.” diyordu. (İşte 0 zaman) Allah, Ona yardim etti ve ؛ arkadaşının kalbi)ne huzur ve güveni indirdi. 0’nu, görmediğiniz askerlerle kuvvetlendirdi. Böylece inkar edenlerin sözüm (davasını) en aşağı kıldı. Allah’ın (tevhid) kelimesi ise , O çok yücedir. Allah mutlak galiptir eşsiz hüküm ve hikmet sahibidir.

 

 

Hz. Muhammed (s.a.s.)’in hicret için  yola çıktığı 0 gece  evinin etrafında  bekleyen müşrikler, sabah ortalık aydınlandığında  eve girince Hz. Ali (r.a.) ile karşılaştılar. 0’nu sorguladılar, ama bir cevap alamadılar. Hz. Ebû Bekir (r.a.)’in evine gittiler. Ailesi ve çocuklarına  hakaretler ve tehditler savurarak, nerede olduğunu öğrenmeye çalıştılar. Onlardan herhangi bir bilgi alamadılar. Onları Mekke’de bulamayınca, önce Medine, sonra da diger istikametleri aradılar. Müşrikler, Peygamber efendimizi ölü ya da diri- getirene 100 kızıl deve ödül verileceğini ilan ettiler. Kızıl deve, develer içinde en kıymetli olanıydı. Bu sebeple Mekke civarındaki bütün ödül avcıları ve iz sürücüler onları a- -maya çımıştı. Ancak Allah’ın lütfü ile Rasulüllah (s.a.s.)’ın mucizeleri karşısında aciz kalıp, onları bulamadılar. Müşrikler, 0 (s.a.s.)’nu bulamayacakları kanaatine varıp da ortalık iyice sakinleşince iki kutsal yol arkadaşı mağaradan çıktılar. Daha önceden kendisiyle anlaşılan Abdullah .Ureykıt ve Ebû Bekir’in sürülerinin Çobanlığını yapan ibn Fuheyre develerle birlikte mağaranın yalçınına gelmiş onları bekliyordu.

Abdullalı b. Ureykıt, müşrik olmasına rağmen güvenilir birisi idi. Allah Rasulü ona iyice güvendikten sonra ken dilerini gizli yollardan Medine’ye ulaştırması için onu kira- lamıştı.

 

Amir b. Füheyre ise ilk Müslümanlardandı. Böylece dört kişilik küçük kervan önce batı tarafına sahil yoluna girerek yolculuğa başladı. Kızıldeniz sahiline varınca da sahil oyunca pek ayak uğramayan arka yollardan Medine’ye doğru yol aldırlar.