Sıkıntılardan Kurtaran Dualar Bize Ne Anlatıyor?

By | 1 Ağustos 2019

Stres ve depresyonun en güçlü manevî terapilerinden biri, korku ile ümit arasındaki manevî dengeyi sağlamaktır. Bir kişide korku ağır basarsa, günahkârlık duygusu ve melankolik yapı onun gönlünü yorar. Ümit ağır basarsa, “Nasıl olsa Allah affedicidir” diyerek kişi kendini tembelliğin, acziyetin ve gafletin kollarına atar. Bu sebeple insan, korku-ümit dengesini kurarak yaşamalıdır. Allah korkusu ile affedilme ümidinin birleşip bütünleştiği yerde iman hakikatleri doğar. Bu bağlamda koktu-ümit dengesini sağlamak için insana yol gösteren sûrelerin başında, Duhâ sûresi bulunur.
Korku-ümit dengesinin anahtarı olan Duhâ sûresinin iniş nedeni, bize sıkıntı içerisindeki insanın buradaki âyetlerle neden huzur bulacağını göstermektedir:
Fecr sûresinin inişinden sonra, öncekine nispetle daha uzun bir süre vahiy kesilmiş, müşrikler bu olayı kullanarak Hz. Peygambere, “Herhalde Rabbin Sana darıldı, Rabbin Seni terk etti”49 dediler. Bu sözlerden dolayı Hz. Peygamber’in duyduğu üzüntü ve sıkıntı üzerine bu sûre indi. Allahu Teâlâ, Duhâ ve hemen arkasından inen İnşirâh sûresiyle Resûlu nü teselli etmiştir. Bu sûreler Allah’ın Resûlü’ne sahip çıkışının, ona destek oluşunun, ona olan sevgisinin göstergesidir. Resûlullah’a teselli, huzur ve sevinç kaynağı olan bu sûreler, her sıkıntımızda bize bir ilaç, çare ve terapi olacaktır. Bu sûreler manaları iyi anlaşılır ve hissedilirlerse, bizim düşünce ve gönül dünyamızı değiştirebilir.
Duhâ sûresindeki âyetler şöyledir:
“Kuşluk vaktine ve sakinleştiği zaman geceye yemin olsun ki, Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. Senin ahiretin (sonun) dünyandan (başından) daha iyi olacak. Rabbin sana mutlaka lütuflarda bulunacak, sen de memnun ve razı olacaksın. O, seni yetim bulup barındırmadı mı? Seni yol bilmez halde bulup doğru yola iletmedi mi? Seni yoksul bulup zengin etmedi mi? O halde sakın yetime kötülük ve haksızlık etme! El açıp isteyeni sakın boş çevirme, Rabbinin nimetlerini anlat.”