Cennetü’l-Bâkî’de Sahabe Efendilerimizle

By | 1 Ağustos 2019

Mescid-i Nebevî’de sabah ve ikindi namazlarının nihayetinde cami avlusu sınırında, boş bir arazinin ana kapısı önünde büyük bir kalabalık görürsünüz. Burası Cennetü’l-Bâkî denilen Medine’deki tarihî kabristandır. Kadınlar burada mezarlıklara giremedikleri için, ön duvarın dışında sıralanmış, dualarını demir parmaklıkların arkasından yapıyorlar.

Cennetü’l-Bâkî’ye ilk kez gelenler biraz şaşırabilir. Çünkü buradaki kabristanlarda bizim anladığımız manada mezar taşları, etrafı çevrili hazireler mevcut değil. Arabistan’daki Vahhabîlerin anlayışına göre en iyi mezar, en çabuk kaybolan mezar olduğu için kabirlerde kimlerin yattığı da açıkçası pek belli değildir. Halbuki Osmanlılar dönemindeki Cennetü’l-Bâkî fotoğraflarına baktığımızda muhteşem kubbelerle örtülü nice türbe binası görülüyor. Çiçekler ve feslerle süslü mezar taşları da her bir yanda arz-ı endam ediyor. Şu anda Osmanlı türbelerinden eser yok. Son yetmiş yıl içerisinde hepsi tarihin sayfaları içinde yerini almış. Bu kabristan, içerisinde on bin sahabeyi barındırıyor. Kimler kimler yatıyor kim bilir buralarda. Fakat ne yazık ki biz bugün bunlardan çok azını bilebiliyoruz.
Girişin hemen sağında etrafında çevrili duvarları azıcık belirginleşmiş bir türbenin taban kısmı ile içerisindeki altı kabir gözümüze çarpıyor. Bugün ayakta kalabilmiş olan taban duvarlarına bakınca türbenin Osmanlı türbelerinde olduğu gibi sekizgen şekilde yaptırıldığını görüyoruz. En önde yatan kişi Peygamber Efendimiz’in(sas) amcası Hz. Abbas, onun arka sağında ise Peygamber Efendimiz’in(sas) en küçük kızlan ve Hz. Ali’nin(ra) eşi Hz. Fâtıma yatıyor. Bu iki kabrin arkasında yan yana uzanmış dört kabir daha var. Bunlar Hz. Hasan(ra), Hz. Hüseyin’in(ra) oğlu Zeynel Âbidin(ra) Hazretleri. Onun oğlu Muhammed Bâkır(ra) Hazretleri ve onun oğlu Cafer-i Sâdık(ra). Bu kabirlerin hemen önlerinde bir demir parmaklık inşa edilmiş ve diğer kabirlerde olduğu gibi buraya da yaklaşmak mümkün değil.İranlılar aşırı bir ilgi gösterdikleri ve buradaki yetkililer de bu ilgiden rahatsız oldukları için buraya böyle bir engel koyma gereği duymuşlar.

Bu güzel insanların ruhlarına Fatihalar gönderdikten sonra onların hemen solundaki kabirler öbeğine geçiyoruz. Yan yana üç adet mezar görülüyor. Bunlar Peygamber Efendimiz’in(sas) diğer kızları olan Hz. Rukiye(ra), Hz. Ümmü GülsümCra) ve Hz. Zeynep’e(ra) ait.

Onların yanında da sekiz adet taş var yan yana. Az önce de ifade ettiğim gibi burada mezar taşı kullanmadıkları için kabirlerin başına dere taşına benzer taşlar koyuyorlar. Zaten Necip Fazıl da Cennetü’l- Bâkî’den bahsederken, “Bir taş tarlası ile karşılaştım ve çok şaşırdım,” diye duygularını ifade ediyor.