Mescid-i Nebevi, dikkatle incelendiğinde hem Peygamber Efendimiz’e(sas) hem de sahabeye ait nice hatırayı bağrında sakladığı görülür. Hatta türbeyi saadet üzerindeki yeşil kubbe bile bize neler neler anlatıyor.
Öncelikle Peygamber Efendimiz’in(sas) mübarek türbelerinin üzerindeki yeşil kubbe üzerinde duralım. Aslında burası Hz. Âişe’nin (ra) odası idi. Bu mübarek mekânın üzerine kubbeyi ilk kez Memlûk Sultanı Kayıtbay yaptırmıştır. Ravza-yı Mutahhara’nm altın şebekelerini de yaptıran bu zatın bu kutsal mekânlarda bir hayli yatırımı vardır. Yeşil Kubbeyi son kez restore ettiren kişi de Sultan II. Mahmud’dur. İstanbul’dan projeyi yönetecek yetkililer gelir ama kubbe inşaatında kararsızdırlar. Onları tereddüde sevk eden şey, Efendimiz’in<sas) mübarek huzurlarında, nasıl bir edep takınmaları gerektiği hususudur. Sonunda bir karar alınır ve kubbe inşaatında bulunurken hiç dünya kelâmı konuşmazlar. Yani biri diğerinden tuğla isterken, “Bismillah” diyecektir, öbürü berikinden çekiç isterken “Lâilaheillallah” diyecektir. İşte bu harikulade güzel kubbe, ecdadımızın bu hassas anlayışıyla inşa edilmiştir.
Burada dikkatimizi en çok çeken noktalardan biri de Ebu Eyyûb el-Ensârî’nin evi oldu. Bugün yerinde yeller esiyor ama en azından yerini biliyoruz. Yeşil Kubbe’nin 15 metre kadar ön tarafı. Eski fotoğraflarda, yanındaki Şeyhülislam Ârif Hikmet Efendi’nin yaptırdığı kütüphane ile birlikte görülebiliyor. Cebrail’in(as) Peygamber
Efendimiz’e(sas) vahiy getirdiği Cibril Kapısı’nı ve Bilâl-i Habeşî(ra) Hazretleri’nin ezan okumak için çıktığı damın köşesini de inceliyoruz.
İşte Bâbüsselâm’m yanındaki Ebubekir Kapısı… Peygamber Efendimiz(sas) döneminde burası Hz. Ebubekir’in(ra) evi imiş ve Efendimiz’inCsas) emriyle onun evinin kapıları mescidin içine açık olarak bırakılmış. Ömer Kapısı’nm olduğu yer Hz. Ömer’in(ra) evinin olduğu mevki.
Bir de Ebu Talha’nın infak ettiği bir hurma bahçesi var. Orası da bugün Mescid-i Nebevî’nin içinde kalmış. Bi’r-i Ha, yani Ha Kuyusu da denilen ve suyu bol ve lezzetli olan kuyu da bu bahçenin içindeymiş. Kur an-ı Kerim’in, “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça fazilet mertebesine ulaşamazsınız.” ayetinin nazil olması üzerine Ebu Talha bunu duyar ve benim en çok sevdiğim şey bu hurma bahçem ve içindeki bu kuyudur der. Ardından da Peygamber Efendimiz’e gelerek bu bahçeyi Allah yolunda infak etmek istediğini söyler. İşte başkaları için yaşama ve Allah rızasını her şeyin önüne koymanın timsah olan bu hurmalık, mevcut mescidin kıblesinin ters istikametinde, altı kubbeli orta girişin olduğu yere denk gelir. Hatta Ebu Talha’nın Ha Kuyusu da 21 no’lu kapının iç tarafında muhafaza edilmeye devam etmektedir. Kral Fahd döneminde Mescid-i Nebevî devasa boyutlarda genişletilirken Ebu Talha’nm kuyusu genişletilen mescidin içinde kalıyordu ve ortadan kaldırılması düşünülüyordu. O günlerde caminin inşaatını yöneten Türkiye’den mimarlarımız bu sahabe emanetini yok etmeye razı olmadılar. Cami zemininin altında muhafaza altına aldılar. Üzerine de üç tane daire şeklinde mermer kapak örttüler ki yeri belli olsun. Bugün bu yan yana üç yuvarlak mermer kapak, 21 no’lu kapının iç sol kısmında, halıların arasında durmaya devam etmektedir.
