Minareteyn Mescidi’nden geriye dönerken Bilâl-i Habeş! Mescidi’nin hemen yakınında beyaz, küçük ve Osmanlı yapısına benzeyen bir mescit dikkat çeker. Bu mütevazı yapının adı İdris Sunûs! Mescidi’dir. İdris Sunûs!, Libya’nın eski başkanlanndan biridir. Kaddafi İhtilâli sonrasında buraya göç etmiş, buralarda yaşamış, bu mübarek topraklarda vefat etmiş ve bu mescidi de kendisi yaptırmış. İdris Sunûs! ve Libya isimleri bana İstanbul’daki Eyüp semtini çağrıştırıyor. Eyüp Sultan Camii’nde Beşir Ağa’nın kabrinin bulunduğu giriş kısmının sağ tarafında duran ve üzerinde “Libya Kralı Birinci İdris’in armağanıdır” yazan mermer kitabe aklıma geliyor. Peygamber Efendimiz’e(sas) bu kadar düşkün olan bu aile, Efendimiz’in(sas) İstanbul’daki yadigârı olan Eyyûb el-Ensârî adına mermer ve varak yaldızlı bu kitabeyi buraya hediye etmişler. Peygamber beldesindeki mescitlerinden, Peygamber mihmandarının yanındaki hediyelerini hatırlamak aklımıza daha başka şeyler de getiriyordu. Kralın soyadı olan Sunûs! kelimesinin bize hatırlattığı bazı önemli noktalar var.
