Bugün evlilikler daha zayıf temeller üzerine kuruluyor ve bu yüzden yıkılması daha kolay oluyor. Hatta bazı evlenenler “Mutlu olamazsak ayrılırız” diyerek yuva kuruyorlar. Bu yanlış bir tutumdur. Çünkü her boşanma olayında sadece evlenenler değil, onların aileleri ve özellikle de çocukları da kötü etkilenir.
Boşanmanın birçok nedeni vardır. Bunlardan en önemlilerini şöyle sıralamak mümkündür:
1. Birbirlerini yeteri ölçüde tanıyamadan yapılan evliliklerde boşanma sık görülmektedir.
2. Psikolojik sorunlar ve davranış uyumsuzluğu boşanmanın en önemli sebepleri arasındadır.
3. Ekonomik sıkıntılar da ayrılığın bir başka nedenini oluşturmaktadır.
4. Akrabaların müdahaleleri, dedikodular, kültür farklılıkları, farklı anlayış ve düşünceler de düzenli evliliği etkilemekledir.
5. Manevî hayatın zaafa uğraması, iffetsizlik, içki, kumar, zina ve müstehcenlik de önemli boşanma sebepleri arasında bulunmaktadır.
6. Şehir hayatının karmaşık problemleri boşanmayı arttırdığı gibi, köy hayatında boşanmak daha zordur.
Boşanmalar daha çok büyük şehirlerde görülen sosyal bir hastalıktır. Dinî inançların, İslâmî yaşayışın, gelenek ve göreneklerin güçlü olduğu yerlerde, boşanmaların az görülmesi dikkat çekicidir.
7. Boşanma daha çok evliliğin ilk beş yılında gerçekleşmektedir. Bu uyum yıllarına dikkat etmek lazımdır.
8. Çocuksuz ailelerde boşanma daha fazladır. Bir başka ifadeyle çocuklar evliliği ayakta tutan önemli sebepler arasındadır.
9. Evlenme hazırlığını gerekli ölçüde yapmayan, maddî ve manevî açıdan gerekli dayanakları oluşturmayan aileler, daha lazla boşanma riski taşımaktadırlar.
10. Bazı yanlışlıkların evlendikten sonra düzeleceği ümidi de önemli bir hatadır. Çünkü bu ümit, çoğu zaman evliliği kıırtaramamaktadır. O yanlışlık düzeltilmeden yapılan evlilik, en büyük yanlışlıktır.
11. Alkol ve diğer zararlı alışkanlıklar da aileleri yıkan önemli âfetlerdendir. Evlenmeden önce, bu tür zararlı alışkanlığı olup, olmadığına bakılmalıdır.
12. Aile sorumluluğunun, kudsiyetinin ve saygısının oluşmamış olması da bir başka önemli boşanma sebebidir. Yeni evlenen çiftler, evliliğe gerçekçi bir gözle bakmalı, hayal dünyalarından çıkmalı, boşanmanın sebeplerini araştırmalı, eksiklikleri ne kadar aştıklarına dikkat etmelidirler. Her yönüyle hazır olduklarına kanaat getirirlerse, evlenmelidirler.
Şimdi, boşanmanın ne büyük bir felaket olduğunu, kişi ve toplumları hangi oranlarda etkilediğini ana hatlarıyla aktaralım:
1. Boşanma, ümit dolu iki gönlü yıkar, zihinleri dağıtır, hem psikolojik, hem de ekonomik felaketlere yol açar.
2. Boşananlar, ilk evliliklerine tepki olarak ikinci bir evlilik yaparlar. Ancak ikinci evlilikleri de uzun ömürlü olmaz.
3. Boşananların gözünde evlilik bir kâbustur. O hayal kırıklığı ve acı hatıralar ömür boyu iz bırakır.
4. Boşananların zararlı alışkanlıklara başlama riski yüksektir.
5. Özellikle bayanları daha da zor günler bekler. Bazen de hayatlarıyla ödeyecekleri yanlışlıklara sürüklenirler.
6. Ortada kalan çocukların dramı apayrı bir felakettir. Aile desteğini ve şefkatini kaybetmiş yavrular, toplum için bir tehdit unsuru durumundadırlar.
Hem kendilerinin, hem de çevredeki insanların huzursuzluk kaynağı olmaktadırlar. Kısaca boşanma, hem kişi hem de toplum için bir felakettir, mutlaka çare bulunmalıdır.
Bu felaketin ülkemizdeki boyutu, küçümsenemeyecek kadar önemlidir.
