Tırnak yeme davranışı, (genelde Ayaş sonrasında) çocuğun duygu dünyasında yaşanan bir kök problemin dışa yansımasıdır. Şayet sadece çocuğun dışa yansıyan bu davranışı çözülmeye çalışılırsa, problem şekil değiştirerek yeniden ortaya çıkabilir. Tırnaklarını yemesin diye eli bantlanan, eline acı biber, oje sürülen çocuk, hâlâ baskı altındaysa, ruhunda kaygı varsa, tırnaklarını yemeye ara verse de, bu sefer altını ıslat-maya başlayabilir. Bu sebeple çocuğun duygu dünyasında varolan problemin tespiti, problemin çözülmesi için en önemli adımdır:
(1) Çocukla anne arasında bir bağlanma sorunu olduğu zamanlarda, çocuk parmak emmeye yönelir. Annenin böylesi bir şeyde öncelikle çocuğuna bağlanması gerekmektedir. Anne kendisini çocuğuna bıraktıkça, çocuk da anneye doğru yönelir. Kucağına geldikçe, annesiyle sevgi iletişimi kurdukça etini ağzından çekecektir.
(2) Çocuk kendisini baskı altında hissediyor ve kendisini duygularını ifade edemiyor olarak görüyorsa, o takdirde ilk başvuracağı yer tırnağıdır. Çocuk tırnağını yerken, aynı zamanda da çekingen bir tavır sergiliyorsa, bulunduğu ortamda kendisini güvensiz hissediyor demektir. Bu durumda, anne-babanın ve-yahut çocuğun yanında bulunan yetişkinin ses tonundan hitap şekline kadar dikkat edeceği husus, çocuğun benliğini ezecek bir durum olup olmadığdır.
Çocuk birinin karşısında ezilmediğini, güvensizlik yaşamadığını, hatta karşısındakine söz geçirebildiğini yavaş yavaş fark ederse, işte o zaman elini ağzına almaktan vazgeçer. Kendisini güvende ve emniyette hisseder.
