Peygamber Efendimiz, İmamı Neden Görevden Aldı?

By | 1 Ağustos 2019

Daha ilginç bir olay ise, bir imamın başından geçer. İmam, namazda iken kıbleye karşı tükürmüştür. Tükürük duvarda durmaktadır. Mescide uğrayan Peygamber Efendimiz bunu görür. Cemaate:
– Bu adam size imamlık yapmasın! diye emreder.
-Cemaat, bu emre uyar ve o adamı bir daha mihraba geçirmezler. Adam, nedenini öğrenmek için huzuruna gelince de:
– Sen Allah ve Resûlü’nü üzdün, der Efendimiz.
O’nun temizlik konusundaki bu uyarı ve hassasiyetini
sadece mescitlere, camilere özel görmemek gerekir. Temiz olarak doğan insanın, hayatı boyunca da temizlik konusunda titiz davranmasına çağrıdır bu aslında. “Allah, (Zatına mahsus) güzeldir, güzel olanı sever. Temizdir, temiz olan şeyleri sever…” sözleri O’nun genel anlamda temizliğe ve çevreye son derece duyarlı olduğunun ifadesidir. Döneminde bugünkü gibi tuvalet yoktu. Kanalizasyon ve fosseptik çukurları da bulunmuyordu. İnsanlar bir kayanın ya da bir ağacın dibinde ihtiyaçlarını giderirlerdi. Ama O (sav), insanların gelip geçtiği yollarda ihtiyaç gidermeye yeltenenler için: “Allah, melekler ve tüm insanların laneti onun üzerine olsun.” bedduasında bulunacak kadar çevrenin temiz tutulmasında titizdi.
İnsanların çevre temizliğine özen göstermesini ısrarla istediği gibi, üst başlarına da dikkat etmesini önerirdi.
Huzuruna bir adam gelmişti; saçı, sakalı birbirine karışmıştı. Adama, saçını başını düzeltip gelmesini işaret etti. Adam huzurundan çıktı ve saçını başını düzelttikten sonra yanına yeniden gelince:
Birinizin, şeytan gibi saçı başı dağınık olmasından böylesi daha iyi değil mi? diyerek hem adamı, hem de huzurunda bulunanları temiz ve düzenli olmaları konusunda uyardı.