Peygamber Efendimiz(sav), Muaviye’den(ra) rivayetle şöyle buyurdu:
“Kıyamet gününde müezzin kimse, insanlar arasında boyu en uzun olan kimse olacaktır.”
Yine Ebu Said el-Hudrî’nin rivayetiyle, Buhari’de kayıtlı bir hadis-i şerifte, Resulullah(sav) şöyle buyurmuştur:
“Müezzinin ezan sesinin ulaştığı en son noktaya kadar cin, insan ve diğer varlıklar, kıyamet gününde o ezan okuyan kimsenin lehinde şahitlik edeceklerdir.” İşte ezanın ve müezzinin değeri…
Ezanla kamet-kametle namaz arasında yapılacak dualar, Peygamber Efendimiz(sav) tarafından, Allah katında en makbul, en değerli dualar olarak ilan edilmiştir. Peygamber Efendimiz’in(sav) ezan duası şöyledir:
Allahümme rabhe hâzihi’dda’veti’ttâmmeti, vessalâti’l kâimeti, âti muhammedeni’l vesîlete ve’lfadîlete, ve’bashû mekâmen mahmudenillezî ve adtehû.
“Ey bu eksiksiz ve tam olan davetin, ezanın ve kılınacak olan namazın Rabbi olan Allah’ım, Peygamberimiz Hz. Muhammed’e(sav) vadettiğin vesile makamını ve faziletlerin hepsini ver ve makam-ı Mahmud olan en yüce makama ulaştır. Muhakkak ki Sen, sözünden asla caymazsın.”
Bu duayı her namazın, her ezanın sonunda okumayı alışkanlık haline getirmeliyiz.
Ezanla ilgili bilmemiz gereken bir başka husus da yine Buhari ve Müslim’de, Ebu Said el-Hudrî’den(ra) rivayet edilen hadis-i şeriftir. Peygamberimiz(sav) şöyle buyurmuştur, “Ezanı duyduğunuzda tıpkı müezzinin söylediği gibi siz de onu tekrar edin, söyleyin.”
Yani müezzinle birlikte ezanı tekrar etmek de Peygamber Efendimiz’in bize dua olarak öğrettiği bir başka güzelliktir.
Peygamber Efendimiz, Enes bin Malik’in(ra) rivayetiyle, Ebu Davud’da ve Tirmizi’de kayıtlı bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor:
“Ezan ile kamet arasında yapılan dua geri çevrilmez.”
Demek ki en çok dikkat edeceğimiz hususlardan biri, bu vakti duasız geçirmemek olacaktır…
Sa’d bin Ebî Vakkâs(ra) şöyle bir hadise nakletmektedir:
“Bir adam namaz kılmak üzere Resulullah’ın mescidine geldi. Bu sırada Resulullah(sav) namaz kıldırıyordu. Adam, namaz kılmak için safa girmeye çalıştı ve safların arasına girdiğinde herkesin duyacağı şekilde şöyle yakarışta bulundu:
Allahümme âtinî efdale mâ tü’tî ibâdeke’s sâlihîn.
‘Allah’ım salih kullarına verdiğin mükâfatların, ödüllerin en değerlisini bana da ver.’
Sonra namaza durdu. Resulullah(sav) namazı bitirince sordu, ‘Az önce sesli bir şekilde dua eden kimdi?’ O sahabi de, ‘Bendim ya Resulullah.’ dedi. Resulullah(sav) de kendisine buyurdu ki, ‘Bu durumda atının ayakları savaş meydanlarında kesilecek ve sen de yüce Allah yolunda şehit makamına yükseleceksin.’ “
Resulullah(sav) rivayet edilen bu hadisede, namaza başlarken dua eden insanın bu hareketini takdirle karşılıyor.
