Allah’a Nasıl Dua Etmeliyiz ?

By | 1 Ağustos 2019

Müşrikler bir gün Peygamber Efendimiz’e(sav), “Ey Muhammed, senin Rabbin nasıldır? Altından mıdır? Zebercetten midir? Gümüşten midir?” diye sormuşlardı. Onlar putlara tap­tıkları için Rabb’imizi de bir cisim olarak hayal ediyorlardı. Bu soru, Allah Resulü(sav) Efendimiz’e İhlâs Suresi’nin nâzil oluş sebebi olmuştur. Allah Resulü(sav), bu soru karşısında,

Cebraü’in(as) getirdiği İhlâs Suresi’nin ayetlerini okudu;

“De ki, Allah birdir. Samet’tir. Doğmamış, doğurulmamıştır. Yücelerden yücedir. Hiçbir şey O’na denk değildir.”

Bir gün Peygamber Efendimiz’e(sav), bir bedevi gelerek Resulullah’a şöyle bir soru sordu, “Ya Resulullah, Allah bize yakın mıdır, uzak mı? Yakınsa sessizce, uzaktaysa yüksek sesle, bağı­rarak dua edelim.” Efendimiz(sav) de bu soru üzerine sessiz kaldı.İşte bu esnada Bakara Suresi’nin 186. ayet-i kerimesi nâzil oldu.

Cenab-ı Hakk bu ayet-i kerimede meâlen buyurmuştur ki, “Kullarım sana Beni sorarsa, şüphesiz ki Ben çok yakınım. Bana dua edince Ben, dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da Benim davetime icabet etsinler. Bana iman etsinler ki doğru yola varmış olsunlar.”

Demek ki, Rabb’imizin bizden dua istemesi ve kuluna çok yakın olduğunu Kur’an’la ifade etmesi, bizim O’na mutlaka dua ile yaklaşmamızı gerektirir…

Araf Suresi, 205. ayet-i kerimede Rabb’imiz, “Sabah akşam tevazu içerisinde yalvararak ve için için, sesini yükseltmeden Rabbini zikret” buyurmuştur. Bu ayet-i kerime, bizlere bir dua etme usûlü öğretiyor; duada bağı­rıp çağırmak, sesi yükseltmek esas değildir. Evvelce de dile getirdiğimiz gibi yalvaran, yakaran, acziyetinin farkında olan bir hal ile duada bulunmak daha evladır…