Hoca çocuklara karşı yumuşak ve alçak gönüllü olmalı, onlara ismiyle ya da sevip hoşlandıkları künye ile hitap etmelidir. İbn Cemaa bu konuda şöyle der: “Hoca, özellikle seçkin olanlar başta olmak üzere, çocuklarının her birine hoşa giden bir künye ile veya kendisine saygı ve hürmet ifade eden diğer isimler ile hitap etmelidir. Zira Hazreti Aişe’den rivayete göre, Hazreti Peygamber (s.a.v.) sahabeden bazılarına, saygı göstermek gayesiyle künye takıyordu.”
“Hocanın ayrıca, çocuklarla karşılaştığında veya kendisine yöneldikleri zaman onlara “merhaba” demesi, huzuruna oturdukları zaman değer vermesi, selamlarını aldıktan sonra hal hatır sorması, hatta onlarla ilişkisi bulunan kimseleri sormak suretiyle yakından ilgilenmesi gerekir. Aynı şekilde onları iyi karşılaması, huzuruna oturdukları zaman yerine göre ikramda bulunması ve güler yüzlü davranması gerekir. Hoca, güler yüzlü olmak ve sevincini izhar etmekle çocuklan üstün bir sevgiyle sevdiğini ifade eder… Güler yüzlü davranması çocuğa ayrıca soru sorma imkanı verir. Hoca bu davranışlarını, başarılı olacağını umduğu ve başkalarına iyi davranan, faziletli olan çocuğa karşı daha da artırır. Zaten onun bu şekilde davranması Hazreti Peygamber’in vasiyetidir.”
Görülüyor ki, İbn Cemaa, çocuğun derse başlarken motive edilmesini istemekte, onunla ilgilenmek, yumuşak davranmak, güler yüzlü olmak gibi davranışlarla derse ilgiyi daima canlı tutmanın gereği üzerinde durmaktadır; Günümüzde buna “hazırlık” ilkesi denmektedir. Onun, özellikle başarılı olacağını umduğu ve şımarmayacağından emin olduğu çocuklarla yakından ilgilenmeyi sürdürmeyi istemesi de dikkat çekmektedir. Biliyoruz ki, yakın ilgi bazı çocuklan şımartabilmekte ve çocuklar bunu kötüye kullanabilmektedir.
İbn Cemaa, çocuklara, beşeri ilişkilerin de öğretilmesini ister ve şöyle der: “Hoca, aynı şekilde çocuklara birbirlerine karşı nasıl davranmaları gerektiğini de öğretir. Mesela: Selam ver- meyi yaygın hale getirmek, güzel hitap etmek, birbirlerini sevmek, iyilik, takva ve bütün işlerde, birbirine yardımcı olmak gibi. Kısaca yüce Allah’a iyi birer kul olmaları için hoca onlara dini vazifelerini öğrettiği gibi dünya ve ahiret saadeti için insanlara karşı nasıl davranmaları gerektiğini de öğretir.”
