Bu konuyla ilgili yapılan çalışmaları şöyle özetlemek mümkündür:
1. Bir ev, iki dünya üzerine kuruluyor. Çiftler ne kadar uyumlu olursa olsun, iki farklı insanın yaklaşımı, fikri, yorumu ve değerlendirmesi de farklı olmaktadır. Bu farklılığı kabul etmek gerekir. Karşı tarafın yaklaşımına ve fikrine saygı duymak gerekir.
2. Evdeki tartışma için uygun bir zemin bulmak gerekir. Taraflar öfkeliyken yapılan tartışmadan sonuç alınamaz. Tartışma evde çocuklar yokken ve sinirler yatıştıktan sonra yapılmalıdır.
3. Eşlerin birisi bir olaya kızmışsa, diğerinin alttan alması ve ona cevap vermemesi lazımdır. Öfkesi geçtikten sonra cevap verip, konuşulmalıdır. Karşı taraf öfkeliyken, ona sert cevaplar verilirse, olay daha fazla büyür.
4. Problem olan konu neyse, iyice araştırılıp, düşünüldükten sonra tartışılmalıdır. Çoğu zaman karşıdakinin görüşü ve değerlendirmesi dinlenilmeden, tek yanlı hükümle tartışma çıkar. Bu noktada karşı tarafın diyecekleri de olmalıdır. O da sabırla dinlenmelidir. O zaman eksik ve yanlış davranış daha iyi anlaşılır. Hatalar fark edilir.
5. Aile içi iletişimin iyi işlemediği zamanlar tartışmalar çıkar. Bir anlamda her tartışmanın geçmişi vardır. Evde sevgi ve saygı ortamı zedelenirse, her davranış tartışma konusu olur. Aile ortamını yeniden huzurlu hale getirecek adımlar atılmalıdır. Bu anlamda karşılıklı hediyeler, geziler, sık sık sohbetler düzenlenebilir.
6. Ailenin kutsal bir mekân, eşlerin ebedî bir arkadaş, çocuklar Allah’ın lütfü ve emaneti olduğu düşünülerek, kötü fiillerden vazgeçilmelidir.
7. Eşler birbirlerinin çalışmalarını, gayretlerini ciddiye almalıdır. Eve dönen erkeğin hal ve hatırı sorulmalı, ona iltifatlar edilmeli, gönlü alınıp stresi azaltılmalıdır. Erkek de hanımına, yaptığı yemek, temizlik ve ev bakımıyla ilgili övgüler yağdırıp onu onure etmelidir. O zaman geçimsizlik azalır, her olumsuz davranış da tartışma konusu olmaz.
8. Aile içi şiddetin sürmesi halinde aile büyükleri devreye girip, objektif bir yaklaşımla problemlerin çözülmesine yardımcı olmalıdırlar. Ancak bu durumda, taraflardan birisinin açıkça suçlanıp, gözardı edilmesi problemi çözmez, tersine arttırır.
Aile içi şiddet, dayak ve kaba kuvvetin hiçbir aileye huzur getirmediği, problemleri çözmediği, psikolojik hastalıklara yol açtığı ve çoğu zaman da intiharla sonuçlandığı bir gerçektir.. Her aile huzursuzluğunun çözümü için bir yol vardır. Yeter ki, eşler, bu yolu bulmak için çaba harcasınlar.
