Gelin Kaynana Kavgaları ve Çözüm Önerileri

By | 21 Haziran 2019

Öğrencim ağlamaklı ifadelerle anlatıyordu:

“Ne yapacağımı şaşırdım hocam” diyordu. “Bir tarafta bana ömrünü adayan annem, öbür yandan bana hayatını veren eşim. İki arada bir derede kaldım. ‘Nezaketsizlik olur, üzerim’ diye annemi haksız çıkaramıyorum. Eşimi de gözardı edemiyorum. Bir türlü yıldızları barışmadı. Birinin ak dediğine öbürü kara diyor. Annem yalnız bir kadın. Bizimle birlikte kalmak zorunda. Eşimse annemi istemiyor. Artık öyle bir duruma geldi ki, ‘Ya annem, ya eşim’ demek zorunda kalacağım. Üçüncü bir yol ise, evi terk edip gitmek…

Hocam bana bir yol gösterin. Hayatım zehir oldu. Bu işin bir formülü, bir hal çaresi yok mu?”

Bu problem bugüne ait değildir. Belki de insanlığın var olduğu günden beri vardır. Bugün de her ailede az-çok yaşanır.
Gelin-kaynana kavgaları o kadar dallanıp, budaklanmıştır ki, romanlara, hikâyelere, şiirlere, fıkralara ve sahnelere konu olmuştur. O zaman bu problem, birkaç kişiyi değil, toplumda yaşayan herkesi ilgilendirmektedir.

Gelinler kaynanalardan, kaynanalar da gelinlerden hep yakınırlar. Sanki kendilerinin hiç hataları, kusurları, kırıcı hareketleri yokmuş gibi… Ama arada hakemlik yapmak isteyenler muhakkak iki tarafı dinlemelidirler. Dinleyince işler aslında daha çok karışır. “İki taraf da haklı” diyebileceğiniz gibi “îki taraf da haksız” demeniz daha çok ihtimal dahilindedir.

Eskiden gelinlerin, oğulların, torunların, kayınpeder ve kayınvalidelerin aynı çatı altında yaşadığı yıllarda bu problem belki vardı; ama herhalde bugünkü boyutlarda değildi.

Küçük anlaşmazlıklar olsa bile, her iki taraf da bunu dışarıya yansıtmayacak kadar olgun, birbirine saygılı ve ölçülüydü. Hem kayınvalide nasihat ederken dikkatliydi, aracı kullanarak telkinini yapıyordu, hem de gelin kayınvalidesini pür dikkat dinleyerek ders alıyordu.
Günümüzde aileler artık kalabalık değil. Çekirdek aile yaygınlaşmış durumda. Hatta aynı evde oturmak bir yana, gelin ve kaynananın oturduğu şehirler bile ayrı olabiliyor. Buna rağmen kırgınlıklar, atışmalar, gerginlikler hep yaşanıyor.