Çocuklara Yemek Seçmek ve Beğendirmenin Sorunları ?
Bazı anneler, yaptıkları yemekleri beğendirmek için çocuklarıyla uzun uzun tartışırlar. Tartışmalar, annelerin pes etmesiyle biter. Söz gelimi çocuk, yemeğin acı olduğunu ifade etmişse onun ağız tadı ile ilgili tartışmalara hiç gerek yok. Anne, şöyle konuşabilir: “Yemeğin acısı, biraz fazla olmuş değil mi? Keşke başka yemek de hazırlamış olsaydım.”
Bu tarz ifadelerle çocuklara yaklaşılırsa genellikle güzel sonuçlar alınır. “Önemli değil anne; bu defa da biraz acı yiyiverelim.” tarzında cevaplarla sofraya yaklaşılacaktır. “Yiyecek, sevgi sembolüdür.” Olgun davranışlar galip geldiği zaman, yakınmalar yok olur ve sonuca ulaşılır.
Yemekleri övmek, büyük bir yanlışlıktır. O zaman çocuklar, dünyadaki insanlar için en büyük bahtiyarlığın, tatlı ve nefis şeyler yemek olduğuna inanırlar.
Yiyecekleri konusunda çocuklara, elden geldiğince karar vermelerini gerektiren fırsatlar verilmelidir. İki yaşındaki bir çocuğa dahi yarım bardak mı yoksa bir bardak mı süt içeceği sorulabilir. Dört yaşındaki bir çocuğa, elmayı yarım veya bütün mü yiyeceği sorulabilir. Altı yaşındaki çocuk, yumurtasının, rafadan veya çok pişmiş olacağına karar verebilmelidir.
Küçük bir çocuğa “Kahvaltıda ne istersin?” denmez. “Yumurtanı, haşlanmış mı, sahanda mı istersin? Ekmeğini, kızarmış mı istersin? Süt mü, portakal suyu mu içersin?” diye sorulur.
Bu tutumla çocuğa verilmek istenen mesaj şudur: Tıpkı sana süt ve ekmek verdiğimiz gibi anlayış da gösteriyoruz; seçim yapmak, senin sorumluluğun.
Bir ayrıcalık olarak, dediğini yaptıran, mesela yemek beğenmeyen, istediğini pişirten çocuklar vardır. Bu durumlarda bazı ana babalar, çocuğa kızar, kendi istediklerini yedirmek isterler. Bu süreç uzarsa çocukta zayıflama başlayacaktır. Bu defa da ebeveyn, çocuğun önceki isteklerine uymaya başlar. Sonuçta ana baba, mağlûp düşmüştür. Onun için, yukarda anlatılan prensiplerden vazgeçilmemelidir.
Çocuklar arzu etmedikçe, yemek istemedikleri şeyleri kendilerine o an için çok yararlı olduğu bilinse dahi yedirmekte ısrara gerek yok. Bir öğün sonra belki bu yemeği isteyecektir. O anda geçici bir arzu, direnme arzusuyla isteksizlik yapmış olacağı hatırdan çıkarılmamalıdır. Pırasa ve ıspanak gibi sebze yemeklerini sevmeyen çocuklara, bunlar, dolaylı olarak yedirilebilir. Ispanaklı börek gibi yiyeceklerle çocuk, sevmediği besinlere ısındırılabilir.
Yememekte direnen çocuk için, evin mutfağı veya balkonunda masa bezi serip çocukla birlikte piknik yapmak, denemeye değer. Bazen çocuğu, iyi yemek yiyen bir çocukla masaya oturtup diğerine, övgü dolu sözler söylenirse rekabet sebebiyle o da yemeye başlayabilecektir.
İdeali düşünülürse çocuğa, şekerleme, kola gibi içecekler ve abur cubur şeyler verilmemelidir. En azından, tüketilen miktar azaltılmalıdır.
Şişman çocuğa, sert tedbir almaya kalkılırsa darılır veya direnir. Böyle durumlarda mutfaktan aşırı yiyecekler ağır ağır ortadan kaldırılabilir. Ayrıca, yemekleri yaparken kaloriyi artırıcı gıdalar azaltılabilir.
Anneler, misafirler için nasıl güzel hazırlıklar yapıyorlar ise eşi ve çocukları için de itina göstermelidirler. İlgi duyulan yiyeceklerle süslenmiş sofra, sevgi ve saygı iletişimine sebep olacaktır.
