Yahuda’nın Çocuklarının Hikayesi

By | 10 Mart 2015

yahudanin-cocuklarinin-hikayesiYusuf, böylece Mısır’a götürüldüğü zaman onbir kardeşinden biri olan Yahuda da babası Yakub’un yanında çok kalamadı.

Yahuda, Yusufun anasının ablası Lea’nın, yâni üvey anasının en küçük çocuğu idi.

Yahuda:

— Ben artık buralarda kalamam kardeşlerim! dedi. Sizin yanınızdan bir müddet için ayrılacağım. Şimdi Yusuf’u kaybettiğimiz için içimde bir üzüntü, bir pişmanlık var.

Kardeşleri de:
— Nereye gideceksin? diye sordular:

— Nereye mi? Gözümün gördüğü bir yere! Adullamlıların yanına gideceğim!..
Yahuda, asasını aldı. Önüne bir kaç koyun kattı. Baba evinden ayrıldı.

Nihayet Adullamlıların yanma geldi. Burada Hira adında birisinin yanında çobanlık yapmaya başladı. Bir gün koyunlarını otlatmış. Hira’nın çadırına dönerken bir Kenanlımn kızma rastladı. Kızı sevdi. Babası Şua’dan istedi:

— Kızınızla evlenmek istiyorum! dedi. Şua da buna razı oldu:
— Kızımı veriyorum sana! dedi.

Yahuda, o gece koynuna aldığı kızla başbaşa kaldı. Ve o geceden gebe kalan karısı dokuz ay on gün sonra bir erkek çocuk doğurdu. Karı koca bu çocuğun doğmasına çok sevindiler:

— Bu oğlanın adı Eyr olsun! dediler.
Yahuda’nın karısı az sonra yeniden gebe kaldı. Yine bir oğlan çocuk doğurdu:
— Bu çocuğumuzun adı Onan olsun! dediler.

Aradan çok geçmeden Yahuda’mn karısı üçüncü bir çocuğa gebe kaldı. Yahuda, karısının gebeliğinin dokuzuncu ayında Kezip şehrine gitmiş, çocuklarından ayrı kalmıştı. Ogurbetteyken karısı üçüncü oğlan çocuğunu da doğurdu. Yahuda bunu haber alınca evinin başına döndü, üçüncü çocuğunu da bağrına bastı!

— Bunun da adı Şelâ olsun! dediler.
Şimdi Eyr, Onan ve Şelâ büyüyor, koca oğlan oluyorlardı.