Temel Yiyecek Bal

By | 20 Şubat 2015

Temel Yiyecek BalTemel Yiyecek Bal

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Bal yiyin, zira içinde bal bulunduğu için, meleklerin rahmet dilemediği hiçbir ev yoktur.” “Her sabah bal şurubu içenler hasta olmaz. Benim nazarımda, bal gibi şifa yoktur” buyurmuştur.
Bal mide ve bağırsak bozukluklarına iyi gelir, mide ve onikiparmak bağırsağındaki ülserlerin ve dış yaraların kapanmasını sağlar. Romatizma, kalp, akciğer, karaciğer ve cilt hastalıklarına iyi gelir. Damar sertliği, sinir hastalıkları ve kansızlığa faydalıdır. Bal hem kabızlığı gideren, hem de ishali durduran bir ilaçtır. Bal yemek insanı gençleştirir, dinç tutar.
Şifalı özelliklerinden dolayı, bebeklerden yaşlılara kadar her yaş grubu için gerekli bir besin maddesidir. Hakiki bal kovandan alındıktan, yaklaşık 4-5 hafta sonra kristalleşmeye başlar. Donmuş balın kristalleri incedir. Büyük kristalli balın kalitesi düşüktür. Bazı bal türleri kristalleşmeyebilir. En kıymetli bal ilkbahar ve yazın alman baldır. İlaç olarak kullanılacaksa bu balın tercih edilmesi gerekir.

  1.  Bir nohut tanesi kadar propolis ve aynı miktarda balmumunu, bal ile birlikte çiğnemek, ağız ve burun damarlarındaki tıkanıklıkları giderir.
  2.  Varis yaralarına, kangren yaralarına, ağız yaralarına, çıbanlara, ciltte oluşan iltihaplı yaralara bal sürmek şifalıdır.
  3.  Bal, göze ve göz yaralarına merhem, ağız temizleyici ve damar açıcı olarak da kullanılır.
  4.  Kulağa eşit miktarlarda bal ve ılık suda eritilmiş kaya tuzu damlatmak kulağı iltihaptan temizler.
  5.  Bademcikler şiştiğinde ağızda bal tutmak faydalıdır.
  6.  Bal, uykusuzluğun en iyi ilacıdır.
  7.  Şekeri yüksek olan hastalar da, bir çay kaşığından başlamak şartıyla, her gün 1 tatlı kaşığından bir çorba kaşığına kadar bal tüketebilirler ve hakiki bal tedavisiyle bu hastalıktan kurtulabilirler.

Bal, yemek ile birlikte veya yemekten hemen sonra yenirse, tüm şifa özelliğini kaybeder, alerjik etki yapabilir. Balın fazlası şişmanlatır, tembellik yapar, uykuyu artırır. Şifa amacıyla bal tüketmek isteyen, her sabah veya akşam aç karnına 1 çorba kaşığı bal yiyebilir. Ancak bu bal bir öğün yerine geçer, yani ardından yemek yenmez. Balla birlikte su içmede bir sakınca yoktur. Bir diğer seçenek de, sabah ve akşam yemekten önce birer tatlı kaşığı bal yemektir. Birkaç günü sadece bal ile geçirmek isteyen ise, günde 100-150 gr. bal yiyebilir. Her gün bal yiyenin günde 1 çorba kaşığından fazlasına veya başka tatlılara ihtiyacı yoktur. Balı parmakla veya tahta kaşıkla yemek sünnettir.
Bal buzdolabında değil, serin ve karanlık bir yerde saklanmalıdır. Bal cam veya tahta kap içinde ağzı sıkıca kapatılarak, sahip olduğu şifa özelliğini kaybetmeden senelerce saklanabilir.
Balın terkibinde %18 su, % 40 meyve şekeri (fruktoz),- % 34 üzüm şekeri (glikoz),- % 0,4 diğer şekerler,- % 0,3 protein,- % 7,1 madeni tuzlar, mikroelementler, fermentler, vitaminler ve diğer maddeler bulunur.
Bal, laboratuvarlarda, bu terkibe göre glikoz ve fruktoz oranı belirlenerek basit bir şekilde test edilir. Genellikle, balda glikoz ve fruktoz oranı normlara uygunsa diğer maddeler de mutlaka normlara uygundur. Ancak bugün bu test önemini yitirmiştir. Çünkü Türkiye’de artık bal aroması kullanılarak, genetiği değiştirilmiş mısırdan elde edilen glikoz ve fruktoz ile üretilen karışımlar bal olarak piyasaya sürülmektedir. Bu sahtekârlığı ispat etmek çok zordur, çünkü Türkiye’de, bu alanda yeterli sayıda ve nitelikte laboratuvar ve uzman yoktur.