Ya Rabbi! Kazandığım sevaplardan ziyade işlediğim günahlara bakıp sana bel bağlıyorum. Zira sevap kazandığım zaman kendimi taatta ve ihlasa itimat eder buluyorum. Afetlerle tanınmış bir kimse iken taatım nasıl ihlaslı olabilir? Ama günahta iken kendimi affına itimat eder buluyorum. Vasfın cömertlik iken nasıl olur da beni affetmezsin?
İlahi! Musa Kelim ve Harun Aziz’i, zalim ve azgın kafir Firavun’un yanma gönderirken bile:
“Ona gidip yavaş ve yumuşak bir ifade ile deyin ki…” buyurdun, Mev- lam! Tanrılık davasında bulunan bir kişiye karşı lütfün bu olunca, canu gönülden sana hizmet edip kulluk yapan kimseye lütfün acaba ne olur? İlahi! “Ene Rabbuküm’l -A’la” diyen bir kimseye bu kadar lütufkar, halim selim bir şekilde davranırsan: “Sübhane rabbiye’l-A ‘la” diyen bir şahsa karşı kim bilir nasıl davranırsın?
