Kadının Ekonomik Bağımsızlığı

     Modern çağlara kadar Avrupa toplumlarında, erkek, ailenin tüm ihtiyaçlarını temin ile yükümlüydü. Dışarıda çalışıp kazanmak ve evine bakmak erkeğin, evin tertip ve düzeni ile çocuklarla meşgul olmak da kadının göreviydi. Zamanımızda bu durum değişti. Artık kadın da erkek gibi dışarıda çalışmak ve kazanmak zorunda kabul edilmektedir. Bundan ötürü, evin ve ailenin temel düzeni… Read More »

Kadın ile Erkeğin Eşitliği

     Kadın-erkek eşitliği, yalnızca ahlâkî meseleler ve hukukun gerekleriyle sınırlı kalmıyor; toplumsal hayatta erkeğin faaliyet alanına giren her hususun, her işin kadınlar tarafından da yapılabileceği telkin ediliyordu. Eşitliğin bu şekilde tefsir edilmesi neticesinde kadın, yaratılışına uygun tabii ve fıtrî vazifelerini bir yana iterek gaflete düşmüş, tabii ve fıtrî kanunlann bağlayıcı hükümlerinden sıyrılmıştır. Bunun arkasından… Read More »

İslâm Öncesi Arabistan’da Kadın

     İslâm’dan önceki Arap toplumuna baktığımızda kadınların, neredeyse tüm İnsanî haklardan mahrum olduğunu görürüz. Öyle ki kadın, bir eşya mesabesindeydi. Erkeğin şehvetini tatmin vasıtası sayılırdı. Kadınlar, genellikle mirastan mahrum edilirdi. Bir adam öldüğünde, büyük oğlu onun hanımlarından istediğinin üzerine bir örtü atar, böylece ona sahip olduğunu göstermiş olurdu. İsterse onunla evlenir, isterse de başkasıyla… Read More »

Batı Medeniyetinde Kadın

     İnsan Bu Meçhul isimli kitabın yazan, meşhur Fransız bilim adamı Alexis Carrel şöyle der: “Medeniyetimize tavır veren şey, hem geri zekâlılık, hem de caniliktir. Kriz, bizzat medeniyetin yapısından ileri geliyor. Çünkü hem demokratik, hem de marksist ideoloji sistemleri, insanı tam realitesi ile kavrayamıyorlar. Modem endüstri, bir kişinin veya birkaç kişilik grubun, mümkün olduğu… Read More »

Hristiyanlık’ta ve Hristiyan Avrupa’da Kadın

     Avrupa’da kadın, ahlâkî çöküntünün, toplumsal bozuklukların, fesat ve fitnenin, hatta dünyadaki tüm musibet ve belâlann kaynağı olarak kabul edildi. Hristiyan din adamları kadını, şeytanın en kuvvetli silahı, cehennemin kapısı, erkeği günaha sürükleyen lânetli mahlûk olarak tanıtıyorlardı. Onlara göre kadın, bizzat var oluşuyla utanılacak bir yaratıktı. Bu nedenle, onun cezalandırılması gerekiyordu. İlk hristiyan önderlerinden… Read More »

Roma Medeniyeti’nde Kadın

       Roma’da ailenin reisi durumunda olan erkek, karısı ve çocukları üzerinde mutlak bir yetki ve otoriteye sahipti. Öyle ki karısına ve çocuklarına istediği her şeyi yapabilirdi. Hatta genellikle onları öldürme yetkisi bile vardı. Aile reisi isterse, çocuklarının tümünü satabilirdi. Bir müddet sonra bu konuda yeni bir kanun çıkarılarak, babanın yalnızca üç çocuğunu satabileceğine… Read More »

Eski Yunan Medeniyeti’nde Kadın

     Avrupa medeniyetinin temeli olarak kabul edilen Yunanlılarda kadının durumu acaba nasıldı? Şunu hemen belirtelim ki Yunan Medeniyeti’nde kadın, hukuk ve haklan bakımından sefil bir hayat yaşıyordu. Yunanlılarda kadın, pis bir mahlûk sayılıyor, şeytan! varlıklardan biri kabul ediliyordu. Yunanlılan yakından tanımak mitolojilerini bilmekle mümkündür. Çünkü Yunanlılann kanunlan, ahlâkî değerleri, ahlâk, hukuk ve muaşeret kaideleri… Read More »

Eski Hindistan’da Kadın

     Eski Hint hukukuna göre kadın; evlenme, miras ve diğer muamelelerde hiçbir hakka sahip değildi. Kadın, murdar temayüllere, zayıf bir karaktere ve kötü bir ahlâka sahip olduğundan onu, çocukluğunda babasına, gençliğinde kocasına, kocasının vefatından sonra da oğluna veya kocasının akrabalarından bir erkeğe bağlı olmaya mecbur kılınmıştır. Kadın, Hintlilerin kutsal kitaplan olan Vedalarda kasırgadan, ölümden,… Read More »

Yahudilerde Kadın

      Yahudi hukukunda ailede erkeğin hâkimiyeti mutlaktır. Yahudi kızlan, babalarının evinde bile hizmetçi gibidirler. Baba, kızını dilediğinde satma hakkına sahiptir. Kızlann, normalde miras hakkı yoktur. Ancak erkek kardeşleri bulunmazsa, babalarının mirasından pay alabilirler. Erkek kardeşi olmaz da kız mirastan pay alırsa, yabancı aileden biriyle evlenemez, kendine düşen miras payını yabancı aileye götüremezdi. Yahudiler;… Read More »

Eski Çin’de Kadın

     Çinliler, kadını insan saymaz, ona isim bile vermezlerdi. Kadınlar, bir, iki, üç… diye sayı ile çağırılırdı. Erkek çocukları makbul kabul edilirken, kız çocukları domuz diye anılırdı.