Hz. Câbir (r.a) anlatıyor.
Bir askeri seferde Allah’ın Resûlü ile beraberdim.
Medine’ye dönüş başlayınca yavaşça yol alan devemi süratlendirmek istedim. Ne var ki arkamdan bir süvari bana yetişti. Döndüm, bir de ne göreyim! Allah’ın Resûlü karşımda durmuyor mu? (Aramızda şu konuşma geçti.)
– Niye acele ediyorsun? (Ya Câbir!)
– Ben yeni evliyim de Ya Resûlallah!
– Bakire ile mi evlendin yoksa dulla mı?
– Dulla.
Bu gibi hadîslerde gördüğümüz peygamberi yasak, kısır dulla evliliği haram kılıcı bir yasak değildir. -Doğrusunu Allah bilir-, çocuksuz olunduğu halde kısır dulun tercih edilmemesini öğütleyen bir yasaktır.
Senin onunla, onun da seninle sevişip-oynaşacağı bir bakire ile evlenseydin ya.”
Hz. Câbir anlatımını şöylece sürdürüyor:
Medine’ye dönünce, evlerimize gitmek için dağılmaya başladık ki Allah’ın Resûlü bizleri şöylece uyardı:
– Saçları karmaşık kadının taranması, kocası yanında bulunmadığı için kendisini ihmal etmiş kadın da vücut temizliği yapabilmesi için, evlerinize gitmek üzere akşama kadar acele etmeyiniz.
Allah’ın Resûlü sonra özel olarak Câbir’e şöyle buyurdu:
– Ya Câbir! Çocuk sahibi olabilmek için gerekeni yap, ilişkiye devam et.


