Erkeklerin en sık yaptıkları hatalardan biri, hanımlarını aybaşı döneminde boşamalarıdır. Bu, bir çok açıdan kadına haksızlık etmektir. Her şeyden önce böyle bir boşamada kadının iddet süresi uzatılmaktadır. İkinci olarak aybaşı dönemi, kadının fiziksel ve psikolojik olarak rahatsız olduğu bir evredir. Ayrıca kadının ağrı ve sızılarının yoğun görüldüğü bir dönemdir.
Dolayısıyla böyle zor bir dönemde alınacak boşanma kararı, eşler arasındaki sorunların daha da yıpratıcı olmasına neden olabilir. Erkek, hanımının bu dönemdeki davranışlarını fazla umursamamalı ve sabırlı davranmalıdır. Bir çoğu irade dışı olan fiil ve sözlerinden dolayı onu yargılayıp cezalandırmamalıdır. Ayrıca böyle bir ruh hali içinde boşamak, kadının gerilimini daha da arttıracak ve psikolojisi üzerinde çok olumsuz etkilerde bulunacaktır.
Abdullah b. Ömer hanımını aybaşı halinde boşamıştı. Babası Hz. Ömer bu durumu Peygamber Efendimize haber verince Efendimiz kızdı ve şöyle buyurdu: “Ona karısını tekrar nikahına almasını söyle. Bir sonraki aybaşı devresine kadar beklesin. Daha sonra tekrar boşamak isterse aybaşından çıkıp temizlendikten sonra ilişki kurmadan boşasın. İşte bu boşama Allah’ın emrettiği iddete uygun boşamadır.”
İbni Abbas şöyle demiştir: “Boşama dört biçimde olur. Bunların ikisi helal, ikisi haramdır. Helal olanların ilki, kişinin hanımını aybaşından sonra ilişki kurmadan boşamasıdır. Diğeri ise hamileliği kesinleştikten sonra boşamasıdır. Haram olan boşamalara gelince ilki, aybaşı halindeyken boşama, İkincisi ilişki sırasında rahmin döl tutup tutmadığını
bilmeden boşamadır.”
Şu halde haram olan boşama türleri, kadının aybaşı olduğu dönemde veya temizlendikten sonra ilişki kurarak yapılan boşamalardır. İkinci boşamanın haram kılınma hikmeti, kadının hamile kalmasının ortaya çıkması durumunda tekrar nikahına alabilecek ve boşamadan vazgeçebilecek olmasıdır. Bu, aile kurumunun yararı gözetilerek haram kılınmıştır.
Peki sünnete aykırı yapılan boşama gerçekleşir mi? Eşini aybaşı halinde boşayan birinin onu geri alması farz mıdır yoksa müstehap mı? İmam Malik ve Ahmed b. Hanbel’den nakledilen bir görüş farz olduğu yönündedir. Fıkıh alimlerinin çoğunluğu ise farz olmadığı görüşündedirler. Onlara göre bu boşama gerçekleşmiş sayılır. Yalnız böyle bir boşamada bulunan kişi, sünnete aykırı hareket ettiği için günahkar olur. Sünnete aykırılığından dolayı buna ‘Bid’i talak’ yani bidat boşama denmiştir.

