Dört Mezhebe Göre Şuf’a – 4

By | 10 Ağustos 2015

dort-mezhebe-gore-sufa-4- Hamam, kuyu, değirmen, yol, kapı gibi taksim edilmesi kabil olmayan şeylerde Şafiî mezhebine göre şüf’a yoktur. Malikî mezhebinde bu sayılanlarda hem şüf’a olduğuna hem de olmadığına dair kaviller vardır. Kadı Abdulvehhab bunlarda şüf’a olduğu kavlini tercih etmiştir. Bu Ebu Hanife’nin de görüşüdür.

- Şüf’a meselesinde müşteri, şüf’a hakkı olana, satıcı da müşteriye karşı sorumludur. Bu alimlerin çoğunluğunca böyledir. Satılan mal şüf’a hakkı olan kimse tarafından alındıktan sonra bir başka kimsenin hakkı olduğu ortaya çıksa, şüf’a hakkı olan o mala ödediği parayı müşteriden; müşteri de satıcıdan alır. İbn-i Ebi Leyla’ya göre durum ne olursa olsun, şüf’a hakkı olan kimseye karşı sorumlu olan satıcıdır, demiştir.
- Şüf’a hakkını ortadan kaldırmak için hileye başvurmak caiz midir? Bu konuda ihtilaf vardır. Mesela satış belirsiz bir fiatla yapılsa, ki bu özelliği şüf’ayı yok edici olarak gören mezhebe göredir, veya satıcı müşteri için mülkünün bir kısmını ikrar etse, sonra geri kalanını satsa veya bağış yapsa (böylece şüf’ayı düşürmek) caiz midir?

Ebu Hanife ve Şafiî’ye göre bu caizdir. Malik ve Ahmed b. Hanbel’e göre caiz değildir. Bir karşılık söz konusu olmadan bağış yapılırsa burada Ebu Hanife ve Şafiî’ye göre şüf’a hakkı yoktur. Ahmed b. Hanbel de buna katılmakta (şüf’a hakkı olabilmesi için) mutlaka müşterinin bir şey karşılığında malı mülküne alması lazımdır, demektedir. Malik’in ise bu konuda kavli ihtilaflı olup (hibe meselesinde) bir “şüf’a yoktur” bir de “şüf’a vardır” dediği rivayet edilmektedir.