Berat Gecesi Hakkında

By | 18 Haziran 2015

berat-gecesi-hakkinda    Berat gecesi Şaban-ı Şerifin 15. gecesine tesadüf eder. Bu gecenin fazileti, kudsiyyeti ve meziyeti pek çoktur. Duhan Suresi’nin ilk altı ayetlerini, bu gece hakkında en büyük delil olarak gösterirler. İşte o surenin ilk ayetinin meali:
“Ha mîm. Apaçık olan kitaba and olsun ki, biz onu kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu biz insanları uyarmaktayız. Katımızdan bir buyrukla her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu biz öteden beri, peygamberler göndermekteyiz.”

Efendimiz (s.a.v.), Duhan Suresi’nin fazileti hakkında şöyle buyurmuştur:
“Kim Duhan Suresi’ni gece okursa, yetmiş bin meleğin kendisi için istiğfar ettiklerini sabah kalkınca müşahede eder.”
O gecenin kıymet, bereket, fazilet ve sevabı sayılamayacak kadar çoktur. O gece vuslatın başlangıcıdır. İlahi sır ve hikmetlere sahne olacak bir gecede, kulun kalben ve ruhen hazır olması kadar güzel bir şey tasavvur edilemez. Çünkü kul böylesine şerefli bir gecede, vuslat sırları ile nimetlenir. Orada kurbiyyet rüzgarlarını hisseder ve bir çok hakikatler gözünün önüne sergilenir.
Bu mübarek gecede, Cebrail (a.s.) Resulü Ekrem (a.s.)’a geldi ve şöyle buyurdu:
“Ey Allah’ın Resulü, Allahü Teala bu gecede bir çok insanları affeder, bazılarını ise affetmez. O geceki mağfiretten şu kimseler istifade edemezler:
1. Allahü Teala, O’nun Resulü ve mü’minler ile alay edenler.
2. Müslümanlar ile dargın duranlar,
3. Sıla-i rahim yapmayanlar,
4. Kibirli olanlar,
5. Anne ve babasına asi olanlar,
6. Sarhoşlukla ömürlerini geçirenler.”
“Şaban’ın 15 inci gecesi, Azrail (a.s.) o geceden ertesi seneki Şaban ayının 15 inci gecesine kadar ölecek olanların listesini hazırlar. O arada nice evlenenler, nice zulmedenler, nice ağaç dikenler bu listeye isimleri alındıkları halde kendileri bilemezler. Kadir gecesi hariç, o geceden daha efdal gece yoktur.’
Ata b. Yesar şöyle der:

Allahü Teala önemli işleri o gecede takdir buyurduğu için, o geceye “taksim ve takdir gecesi” de denilmiştir.
Yukarıda geçen konuların birinde, sırf bu yüzden Efendimiz (s.a.v.)’in Şaban ayında çok oruç tuttuğundan söz etmiştik.
İbni Ömer (r.a.) tarafından rivayet olunan bir hadisi şerifte Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Dört gece vardır ki, onlarda dualar reddedilmez:
1. Receb ayının ilk gecesi,
2. Şa’ban’ın 15. gecesi,
3. Kadir gecesi,
4. İki bayram gecesi.”
Allah Resulü (s.a.v.) o gece namaz kıldı. Cebrail (a.s.) ona şöyle dedi:
“Allah, senin ümmetinin yarısını ateşten azad etmiştir.”
Abdullah b. Ömer (r.a.) rivayet ediyor:
Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Şa’ban’ın 15 inci gecesinde Allah, kullarına muttali olur. Kasden adam öldüren kişiler hariç bütün kullarını bağışlar.” (İmam-ı Ahmed, Müs- ned’inde)
Yine Efendimiz (s.a.v.) buyurdu:
“Dört gece vardır ki, geceleri gündüzler; gündüzleri de geceler gibidir. Allah o gecelerde yemin edenleri yeminlerinde sadık kılar, insanları bağışlar, sonsuz sevap ve mükafat verir. Bu geceler, Kadir gecesi, Berat gecesi, Arefe gecesi ve Cuma gecesidir.”
“Her yıl Allah’ın Kabe’ye bir tecellisi vardır. İşte o zaman mü’minlerin kalpleri oraya karşı meyledip arzu ve iştiyak duyar.”
Hz. Aişe (r.anha) der ki:
“Galiba bu, Şa’banın 15. gecesinde oluyor.”
“Şa’banm 15. gecesi geldiği zaman gündüzünü oruçla geçirin, gecesini de ihya edin. Çünkü Allah (c.c.) o gece, güneşin doğması zamanı yaklaşınca, dünya semasına inip tecelli eder ve şöyle der:

- İstiğfar eden yok mu, onu bağışlıyayım. Rızık isteyen yok mu ona rızık vereyim.
Bu çağrı tan yeri ağarana kadar böyle devam eder.” (et-Terğîb vet-Terhîb)
“Kim Şa’banın 15. gecesi ile iki bayram gecelerini ihya ederse, kalplerin öldüğü gün onun kalbi ölmez.”