Tag Archives: ahiret inancı ile ilgili kavramlar

Ahireti İnkârın İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri – 4

d- Yine âhirete inanmayanların gözünde suç ve günah kavramlarının da bir değeri yoktur. Bunların değeri ancak, çıkarlarına bir zarar söz konusu olduğu zaman vardır; iyilikler ve hayırlar aptallığın kendisidir, eğer kötülük kendileri için bir tehlike doğurmuyorsa, onlar için bir mahzuru yoktur. Bütün bu sebeplerden ötürüdür ki, Kur’ân, terbiye etmeğe çalıştığı insanda ilk önce âhiret endişesi […]

Ahireti İnkârın İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri – 3

c- Âhireti inkâr edenlerin kendilerini gösteriş ve riyakârlıktan uzak tutmaları da mümkün değildir. Çünkü onlar, dünyevî menfaatlere ulaşmak için her bir zillete katlanmaya çoktan razıdırlar.

Ahireti İnkârın İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri – 2

b- Âhiret inancı olmayan birisi için, -her ne yol ve usûlle olursa olsun- dünyada en güzel ve tek doğru şey menfaat teminidir. Çünkü onun önünde artık, özlemini duyacağı başka bir şey yoktur. Bu anlayışının sonucu olarak da o hep başkalarının hakkını yiyecek, hukukunu çiğneyecek ve fesat çıkaracaktır. Kısaca, hilelerin her türlüsüne ve en kötüsüne başvurmaktan […]

Ahireti İnkârın İnsan Hayatındaki Olumsuz Etkileri – 1

a- Ahireti inkârın, insan üzerindeki olumsuz tesiri son derece büyüktür. Ölümü bir ‘yok olma’ kabul eden bir insanın, zihninde kat’iyen bir güven ve sükûnet oluşmaz. Şöyle ki, ebedî bir hayat düşüncesine sahip olmayan bir kimsenin, her gün hayat takviminden bir yaprağın kaybolması karşısında içinde beliren ‘unutulma ve mahvolma’ düşüncesi, onun kalbine bir ok gibi saplanır […]

Âhiret İnancının İnsan İçin Önemi – 5

e- İnsan tabiatı şehevî lezzetlere ve bedenî arzulara meyillidir. Bunlar insanın mahiyetine birçok hikmetler için konulmuştur. Neslin devamı, hayatın idamesi yeryüzünün imarı vs. Ve helal dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. İnsan, helâl dairede her ihtiyacını, zevkini tatmin edebilir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur. Ne var ki insandaki bu duygular yanlış mecralarda kullanılabilir, böylelikle de insanı […]

Âhiret İnancının İnsan İçin Önemi – 4

d- Kur’ân’da bu rükne önem affedilmesinin bir diğer hikmeti de bu akidenin, toplumun ıslahında lüzumlu bir ilke olmasıdır. Metafizik gerçeklere inanmayan Voltaire dahi bunu itiraf etmek mecburiyetinde kalarak şöyle demiştir: “Ahlâkî prensipleri tesis eden iki esas olması bakımından ilâh ve âhiret düşüncesi, hakikaten büyük bir ehemmiyet taşır.” Görüldüğü gibi Voltaire’in nazarında da bu akide, cemiyet […]

Âhiret İnancının İnsan İçin Önemi – 3

c- Bir insanın, gerçek anlamda vazife ve sorumluluk şuurunun gelişmesi de, küçük-büyük bütün amellerinin hesabının görülebileceği bir âhiret yurduna inanmasına bağlıdır. Ancak bu inanca sahip insanlara ‘İstediğini yap!’ denebilir. Zira bu anlayıştaki bir insanın, ötede kendisini mahcup edip yere baktırmayacak işler yapma lüzumunu duyacağı muhakkaktır. Yine bu inanca sahip bir kişi ‘Kıyamet gününde bütün yaptıklarımı […]

Âhiret İnancının İnsan İçin Önemi – 2

b- Yakınlarının bir bir ölüp gidişi karşısındaki bir insanı ancak, öldükten sonra dirilmeye inanmak teselli edebilir. Ve yine adım adım ölüme yaklaştıklarını gören hastaları ve ihtiyarları ancak bu inanç rahatlatabilir.

Âhiret İnancının İnsan İçin Önemi – 1

a- Âhiret gününe inanan insanın ümidi daima tazedir; asla ümitsizliğe düşmez. Bu iman, onu maruz kaldığı her türlü musibet ve hastalığa karşı tahammül etmeğe muktedir kılar. Çünkü böyle birisi, bunların hepsinin Allah’tan olduğunu ve dünyada bunlara rıza ile katlandığı takdirde bunların hepsinin karşılığını Allah’ın âhirette vereceğini bilir ve rahatlar.

Âhiret İnancının İnsan İçin Önemi

Kur’ân; tevhid, nübüvvet ve âhiret olmak üzere tebliğinin temelini oluşturan üç esasından biri olan âhirete imanı, Allah’a imanla birlikte zikretmiştir. Onun pek çok âyette bu iki iman esasını birlikte zikretmesi, Allah’a imanın âhiret gününe iman üzerine kurulu olup onunla tamamlandığını göstermektedir. Âhirete iman, Allah’a imanla birlikte Tevhid inanç sisteminin temelini oluşturmaktadır. Şöyle ki, bu iki […]