Dört Mezhebe Göre İkrar – 6

By | 30 Haziran 2015

dort-mezhebe-gore-ikrar-6 - İkrar eden: “Onun bende kesede bin dirhemi var” veya “Kırbada on rıtl ölçek hurması var” veya: “Bohçada elbisesi var” dese, dirhem, veya hurma veya elbise ikrarı olur. Bunların içinde bulunduğu kap ikrar edilmiş olmaz. Bu Malikî, Şafiî ve Hanbelî mezheplerine göredir. Hanefî mezhebine göre eşya ve kabı birlikte ikrar edilmiş olur.

- Ticaret yapmasına izin verilmemiş bir köle, bilerek öldürme, zina, hırsızlık, iftira, şarap içme gibi bedeninde ceza uygulamasını gerektirecek bir itiraf (ikrar)da bulunsa, ikrarı kabul edilir. Gereken ceza uygulanır. Bu Ebu Hanife, Malik ve Şafiî’ye göredir. Ahmed b. Hanbel’e göre böyle bir kölenin bilerek öldürmedeki itirafı kabul edilmez. Müzenî’ye ve Muhammed b. Hasen’e ve Davud-u Zahirîye göre bu ikrar kabul edilmez. Nitekim bu kölenin mal ile ilgili ikrarı da kabul edilmez. Sadece zina ve hırsızlıkla ilgili itirafı kabul edilir.

- Ticaret yapmaya izin verilmiş köle mal ile ilgili hukuka dair ikrarı olsa -“Filana borçlandım, ona (aldığım) mal parası olmak üzere bin dirhem borcum var” veya “yüz dirhem kusur bedeli yahut ödünç borcum var” demek gibi- bu ikrarı kabul edilir. Bu Malik, Şafiî ve Ahmed b. Hanbel’e göredir.
Kölenin ticaretle ilgili olmayan fakat zimmetinde olan borcu ikrarı halinde bunun karşılığında elindeki mal alınmaz. Zorbalıkla birinin malını aldığını ikrar etmesi gibi.
Ebu Hanife’ye göre ticaretle ilgili maldan alındığı gibi elindeki maldan da alınır.