Dört Mezhebe Göre İflas ve Hacr – 2

By | 23 Haziran 2015

dort-mezhebe-gore-iflas-ve-hacr-2- Hakkında hacr kararı alındıktan sonra iflas eden kimsenin malında yaptığı tasarrufları (işlemleri) hakkında ihtilaf edilmiştir:

Ebu Hanife’ye göre bu kimse hakkında hacr kararı alınamaz. Bu hususta bir hakim karar alırsa, ikinci bir hakim aynı konuda bir karar daha almadıkça karar geçerli olmaz. Hacr kararı sahih olmayınca iflas eden kimsenin tüm tasarrufları sahih (geçerli)’dir. Bu tasarruflar ister feshedilebilir cinsten olsun, isterse feshedilemez cinsten olsun.
İkinci bir hakim hacr kararı vererek birinci hakimin hacr kararını geçerli hale getirirse, bu kimsenin fesh kabul etmez tasarrufları -nikah, boşama, azad etme, köle hakkında müdebber kararı alma, cariyesini ümmü veled yapma gibi- sahih olmaya devam eder.

Fesih kabul eden tasarrufları -satış, kiralama, bağış, sadaka ve benzerleri gibi- ise batıl olur.
Malik’e göre bu (iflas edip, hakkında hacr kararı alınan) kimsenin tasarrufu sahip olduğu mallarda satmak, bağışlamak, azad etmek kabilinden tasarruflar olarak geçerli değildir.

Şafiî’ye göre bu hususta iki kavil olup birisi Malikî mezhebi gibi, diğeri tasarrufunun sahih olup bağımlı olduğudur. Şöyle ki: Bu tasarruflarda bozma olmadan borçları ödenirse tasarrufları geçerlidir. Borçlar bu tasarruflar bozulmadan ödenemeyecek ise tasarrufların en zayıfından başlayarak borç ödeninceye kadar tasarruf geçersiz sayılır. Önce bağış, sonra satış, sonra azad etmek…

Ahmed b. Hanbel’e göre iki rivayetin makbul olanı azad etme dışındaki hiçbir tasarrufun geçerli olmadığıdır.