Dört Mezhebe Göre Hayvanların Zekâtı – 10

By | 3 Ağustos 2015

dort-mezhebe-gore-hayvanlarin-zekati-10- Zekâta tabi malların karışık olması zekâtın farz olmasında da, düşmesinde de tesiri vardır. Malların karışıklığı şöyledir:
iki veya daha fazla kişi mallarını karıştırarak bir kişinin malı imiş gibi (işletir veya) bulundururlar. Hanbelî ve Şafiî’ye göre karışık malı (özellikle hayvanları) sulama yerinde, otlakta, ağılda, sağımda, çobana sürmede, erkeğe çekmede ayırmak mümkün olmuyorsa, üzerinden bir yıl geçmek ve nisaba ulaşmak ve herkesin malı müstakil olarak ayrılamamak şartları ile tek kişinin malı imiş gibi zekâtı verilir. Ebu Hanife’ye göre karışık olmanın zekâtta bir tesiri yoktur. Her bir mal sahibine ayrı ayrı (şartları dairesinde) zekât farz olur. Malik’e göre karışma durumu her bir ortağın malı nisap derecesinde olduğu takdirde zekâtta tesiri olabilir. Nisap miktarı olan bir mal iki kişi arasında ortak olduğu takdirde her birine de zekât farz olmaz. Bu Malikî ve Hanefî’dedir. Şafiî’de bu durumda her iki ortağa da zekât vardır. Hatta yüz koyunun içerisinde (ikinci bir şahsa ait) kırk koyun olsa ona da zekât farz olur.

- Büyükbaş hayvanlar dışında para, hububat, meyve gibi mallarda karışık olmanın zekâttaki etkisi hususunda Şafiî’den iki kavli rivayet edilmiş olup makbul olanı -ki bu Şafiî’nin yeni kavlidir— hayvanda olduğu gibi bunlarda da karışıklığın etkili olmasıdır.