Çocuklarınızın Anladığı Konularda Onlarla İstişarede Bulunun

By | 15 Nisan 2015

cocuklarinizin-anladigi-konularda-onlarla-istisarede-bulunun      Bazen çocuk, babasının anlamadığı şeyleri anlayabilir. Baba, çocuğun anladığı ve iyi bildiği şeyleri onunla istişare etmeli, onu cahillikle itham edip hakkını yememelidir. Çocuğun da edepli ve saygılı bir şekilde göril şünü belirtmesi gerekir.
Bir gece, bir koyun sürüsü bir tarlayı harap etmişti. Tarla sahipleri, Hz, Davud’a (a.s.) gidip şikâyetçi oldular.
Telef olan tarla, kıymet bakımından koyun sürüsüne eşit idi. Bunun üz o rine Dâvûd (a.s.), koyunların tarla sahibine verilmesine hükmetti. Süleymân (a.s.), o sırada küçük yaşta olmasına rağmen:
“-Babacığım, bir yol daha var! Koyunları tarla sahibine borç olarak verelim; sütünden ve yününden istifade etsin.
Bu arada tarlayı düzenlesin. Tarla eski hâline gelinceye kadar koyunlaı kendisinde kalsın. İşleri yoluna girince de, sürüyü sahibine teslim etsin” dedi.
Dâvûd (a.s.) bu teklifi çok beğendi ve öyle hükmetti. Kur’an’da şöyle buyruldu :
“Dâvûd ile Süleyman’ı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerine şahit olmuştuk.
Biz hüküm vermeyi Süleyman’a (a.s.) kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allah’ı teşbih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.”
Süleymân (a.s.), çocukluğundan itibâren yüksek bir anlayışa sâhip, çok zeki biriydi. O’nun bu husûsiyetiyle ilgili olarak Rasûlullâh (s.a.s.) şöyle bir hâdise anlatır:
“Vaktiyle iki kadın ve beraberlerinde iki oğlan vardı.
Yolda giderlerken bir kurt gelip kadınlardan büyük olanın çocuğunu alıp götürdü. Bunun üzerine bu kadın, arkadaşı (olan küçük) kadına:
- Kurt, senin çocuğunu götürdü, dedi.
Öbür kadın:
Hayır, senin çocuğunu götürdü, dedi.
Nihâyet bu iki kadın, aralarında hükmetmesi için Dâvûd’a (a.s.) mürâcaat eltiler. Dâvûd (a.s.), çocuğun büyük kadına âit olduğuna hükmetti. Onlar mııhâkemeden çıkıp, Dâvûd’un (a.s.) oğlu Süleymân’a (a.s.) gittiler.
H. Davûd’un (a.s.) hükmünü söylediler. Hz. Süleymân da
- Bana bir bıçak getirin! Çocuğu (bu) iki kadın arasında paylaştırayım, dedi.
Bunun üzerine küçük kadın:
Aman öyle yapma! Allah sana merhamet eylesin! Çocuk bu kadınındır, dedi.
Bunun üzerine Süleymân (a.s.) çocuğun küçük kadına ait olduğuna hükmetti.”