Çocuğunuza Yemek Adabını Öğretin

By | 14 Nisan 2015

cocugunuza-yemek-adabini-ogretin     Çocuklar küçük oldukları için yeme içme adabına dikkat etmeyebilirler, bunun öğretilmesi anne ve babalara düşer. Bakınız! Hz. Peygamber, eli, yemek tabağının her tarafında dolaşan, Ömer b. Ebî Seleme’ye doğru olanı öğretmek için ne diyor?
Ömer b. Ebî Seleme kendisi anlatıyor:
“Ben, Rasûlullah’ın gözetimi altındaydım. Yemek yerken elim, tabağın içinde dolaşırdı.
Rasûlullah (s.a.s.) bana:
- Çocuk! Bismillah de! Sağ elinle ye ve önünden ye! buyurdu .
Peygamber (s.a.s.), besmele çekmeden sofraya ellerini uzatan, bir cariye ve kölenin ellerini kaldırmaktan çekinmemiştir.
Huzeyfe (r.a.) anlatmaktadır:

“Biz Rasûlullah’ın (s.a.s.) yanında yemeğe oturunca, o yemeğe başlama dıkça, kesinlikle elimizi yemeğe dokundurmazdık. Bir defasında yine onunla yemeğe oturmuştuk. Derken bir cariye (küçük kız çocuğu) geldi, sanki aı kasından birisi itiyormuş gibi hemen elini yemeğe soktu. Rasûlullah (s.a.s.) dinden tuttu. Arkadan bir bedevi geldi, sanki onun da arkasından iten birisi varmış gibi, hemen elini yemeğe soktu. Rasûlullah (s.a.s.) onun da elini tuttu ve şunları söyledi: “Şeytan, üzerine Allah’ın adı zikredilmeyen yemeği kendisine helâl sayar. Nitekim sayesinde yemeğimizi kendine helâl kılmak için bu cariyeyi getirdi. Ben de elinden tuttum. Bunun üzerine şu bedeviyi getirip onunla yemeği kendine helâl kılmak istedi, ben onun da elinden tuttum. Canım elinde olan Allah’a yemin ederim ki, şeytanın eli, o ikisinin eliyle birlikte avucumdadır.“
Yemek yiyen kişi, yemeğin başında besmele çekmeyi unutursa, hatırladığında:

“Başında ve sonunda Allah’ın adıyla” demelidir.
Ihı konuda Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
Kim yemekten önce “Bismillah” demeyi unutursa, yemek esnasında hatırladığında “Bismillahi fî evvelihi ve âhirihi” desin.”
Anne ve baba, yemeği çocuklarıyla birlikte yemelidir. Bir araya gelme, sevgi ve bereketi artırır.
Nitekim Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
“Bir kişinin yemeği iki kişiye yeter. İki kişinin yemeği dört kişiye yeter. Iniıl kişinin yemeği de sekiz kişiye yeter.”
Bazen bir yemek çocukların önüne konulur, bazıları onu beğenmeyebilir. O zaman ona: Yavrum! Yemeği kötüleme. Yemek istiyorsan ye; değilse sana başka bir yemek getiririz. Ama kötüleme! denilmesi gerekir.
Peygamber (s.a.s.) hiçbir yemeği hiç bir zaman yermemiştir. O, bir yemekten hoşlanırsa yerdi, hoşlanmazsa bırakırdı, yemezdi.”
İçerken, çocuklardan birisi kabın içine üfleyebilir, yani içtiği şeyin içine burundan ve ağızdan hava çıkarabilir.
Çocuğa böyle yapmaması söylenmeli ve Rasûlullah’ın şu sözü hatırlatılmalıdır:
“Biriniz su içerken kabın içine solumasın.”
Çok yiyen obur çocuklar durdurulur ve onlara. Rasûlullah’ın (s.a.s.) hadisi hatırlatılır:
“Mümin bir kimse bir bağırsağı doluncaya kadar yer, kâfir ise yedi bağır sağı doluncaya kadar yer.”
Rasûlullah’ın (s.a.s.) şu hadisi de hatırlatılmalıdır:
“İnsanoğlu, midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. İnsanoğlunu belini doğrultması için birkaç lokma kâfidir. Mutlaka yemesi gerekiyorsa, iiçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de nefes alıp vermeye bırakmalıdır.”
Onlara Rasûlullah’ın (s.a.s.) şu sözünü de öğretelim:
“Kişi evine girdiği zaman ve yemeğe oturduğunda Yüce Allah’ın ismini zikrederse şeytan kendi yoldaşlarına şöyle der “Bu gece size bu evde yatak da yok, yemek de yok! Eğer eve girdiğinde Allah’ın adını zikretmezse şeytan yoldaşlarına şöyle der “Yatacak yeri buldunuz! Yemeğe oturduğunda Allah’ı zikretmezse “Yatağı da buldunuz, yemeği de” der.”
Anne ve babalar! Çocuklarınıza, Rasûlullah’ın şu hadisini de öğretin:
“Sizden biriniz, yiyeceği zaman sağ eliyle yesin, içeceği zaman sağ eliyle içsin. Çünkü şeytan sol eliyle yer ve sol eliyle içer.”
Çocuklara yeme içmeyle ilgili diğer adaplar da öğretilmelidir. Yeyip İçlikten sonra, Allah’a hamdetmek bunlardan birisidir.
F.nes b. Mâlik’in rivayet ettiğine göre, Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

“Allahu Teâla kulun bir şey yeyip, birşey içtikten sonra Allah’a hamd etmesinden memnun olur.”
Nasıl hamdedeceğiz?
Bu konuda bazı rivayetler vardır:
Ebû Ümâme şunu anlattı:
Rasûlullah (s.a.s.) yemeğini bitirince şöyle derdi: “Bize yeterince yedirip içiren (bizim kusurumuzdan dolayı da) yetersiz olan ve nimeti inkâr edilmeyen Allah’a hamdolsun.”
Bir defasında da şöyle dedi: “Bizim kusurumuzdan dolayı yetersiz olan, bırakılamayan ve kendisine ihtiyaçtan kurtulmak mümkün olmayan hamd Allah’adır.”
Ebû Eyyûb el-Ensârtnin de şöyle bir rivayeti vardır:
“Bize yediren, içiren, yeyip içtiğimizi boğazımızdan geçiren ve çıkmasını sağlayan Allah’a hamdolsun.”
Yemeği ikram eden için dua etmeyi de öğretelim.
Bu konuda Rasûlullah’ın bazı ifadeleri vardır:
Bunlardan birisi şöyledir:

“Oruçlular sizin yanınızda iftar etsin. İyi insanlar yemeğinizi yesin, melekler de size istiğfar etsin.”
Şunu da Rasûlullah (s.a.s.) buyurmuştur:
“Allah’ım! Verdiğini onlara bereketli yap, onları bağışla ve onlara acı.”