Category Archives: İlahiler

«Korkmaz Mısın?»

Hiç Allahtan korkmadan, yetim malı yiyenler; Düşünmez mi ki, bir gün yetim kalır evlâdı; (Yetim hakkı ne imiş? Keyfine bak!) diyenler, Yarın yevm-i mahşerde kimden umar imdadı? Yediğin yetim malı, cehenneme azıktır; Kızgın bir kor halinde mezarında bulursun, Yeme yetim hakkını, mâsumlara yazıktır; Mahkeme-i kübrâda rezil, rüsvây olursun.. O yetimler dâvacı olurlarsa ne dersin? Düşündün […]

«Mağrur Olma!»

Ey dünyaya aldanıp, mağrur-u kemal olan! Bâki değil bu âlem, sen de bir gün ölürsün; Ey şeytana inanıp, mahrum-u cemâl olan! Hayrı şerri orada, defterinde bulursun.. Şu âyetin hükmünü düşündün mü bir kere: Femen Yâ’mel Miskale Zerretin Hayren yere, Ve men yâ’mel miskale zerretin şerren yere, Amelin her ne ise, elbet onu görürsün.. Vurdun ise […]

«Kıyamet»

Nefha-i sûr olunca, Kula denir: (Kıyam et!..) Halk mahşere dolunca, Kıyamettir, kıyamet.. Mü’minler mesrur olur, Ameller mebrur olur, Melekler memur olur, Ziyafettir, ziyafet.. Mizan kurulur heman, Âsinin hali yaman, Çağrışırlar El’aman, Nedamettir, nedamet.. Cehennemler tutuşur, Zebaniler yetişir, Günahkârlar titreşir, Felâkettir, felâket.. Hak olur o gün kadı, Hakkı kaza muradı, Zâlimlerin feryadı, Adalettir, adalet.. Hakkı inkâr […]

«Muamma»

Soyunup bu vücut libasım gayrı, Nefsimi gafletten uyarsam gerek, Kalmadı bu fena mülkünün hayrı, Huzur-u izzete ben varsam gerek.. Âkibet ecelim erişir derkâr, Her nefis ölüme olacak şikâr, Yevme tübl-es-serâ’irde aşikâr, Rabbime hesabı bir versem gerek. O günü idrakten âcizdir akıl, Her amel mizana olunur nakil, Â’mal-i hasenem gelirse sakil, Canımı cennete ergürsem gerek.. Cennette […]

«Gaflet»

Bu dünyaya mağrur olan, Uyan gel hâb-ı gafletten, Gadrederek mağdur olan, Uyan gel hâb-ı gafletten.. Bir gün gelir uyanırsın, Teneşire dayanırsın, Bu sözüme inanırsın, Uyan gel hâb-ı gafletten.. Kazarlar bir korkunç çukur, Felek her gün kefen dokur, Bulunmaz arkandan okur, Uyan gel hâb-ı gafletten.. Kabir amel sandığıdır, Nâr-ı cahiym yandığıdır, Yılan, çıyan konduğudur; Uyan gel […]

«İbret!»

al azizim; gel bu devrandan, Sana hiç fayda yok, seyr-ü seyrandan; Gün olur göçersin, dehr-i virandan; Ayırma gönlünü emr-i Kur’andan.. Dünyada bâki mi sanırsın insan, Âbâ’ü ecdadın hâk ile yeksân, Zikrile, şükrile dönmezse lisan; Ya iyman zayıftır, ya akıl noksan.. Bak, geldi geçiyor gençlik âvanın; Haniya nerede yâran, ihvânın; Yakında senin de kalkar kervanın, Bu […]

« Yar-ı Vefakar »

Bikes-ü bivâyeyim , Kimse bana yar değil, Kime dostum diyeyim, Kimse bana yar değil.. Hiç gülmedim dünyada, Başım daim belâda, Bu âlem-i fenada, Kimse bana yar değil.. Hep yüzüme gülerler, Arkamdan da söverler, Fırsat düşse döverler, Kimse bana yar değil.. Dost sandığım düşmandır, Eloğlu ne yamandır, Ağlanacak zamandır, Kimse bana yar değil.. Gözyaşım silen olmaz, […]

«Efsane»

Bir dilbere meftun oldum, Gönlüm onun divanesi.. Şem’i aşka makrun oldum, Ruhum oldu pervanesi.. Bâde misal meşhun oldum, Mest eyledi peymanesi.. İçtim anı mecnun oldum, Yıllar sürdü mestânesi.. Aşk ilinde medfun oldum, Bu mevt aşkın nişânesi.. Meh cemale merhun oldum, Kıldı beni uryanesi.. Sırrı aşkta meknun oldum, Mâ’mur oldu virânesi.. Dergehinde meskûn oldum, Buldum aşkın […]

«Neyim ?»

Ömrün bitirmiş, Viranemiyim? Aklın yitirmiş, Divane miyim? Nedir bu halim, Artar melâlim, Söyle a zâlim, Bigâne miyim? Kanat vururum, Döner dururum, Yanar kururum, Pervane miyim? Şaşırdım kaldım, Binbir renk aldım, Doldum boşaldım, Peymane miyim? Yaşlı gözlerim, Tutmaz dizlerim, Yolun izlerim, Mestane miyim? Halim söylenir, Gör neler denir, Herkes eğlenir, Terane miyim? Meczûb sanırlar, Mecnun tanırlar, […]

«Aşk Gözü»

Bir güzele gönül verdim vereli, Bilmez oldum sağım ile solumu, Bezm-i aşkta hüsn-ü ânın göreli, Mecnun misâl şaşırdım ben yolumu.. Bûy-u virdin kıldı divane beni, Tutamadım can kuşunu kafeste, Şem’i hüsnün yaktı pervane teni, Küllerimi savurdu bir nefeste.. Aşk bâdesin içtim dostun, elinden, Bildim ancak nice bir sâki buldum, Mest-ü bitâb geçtim aşkın selinden, Bu […]