Büyük Günahlar

By | 10 Nisan 2015

Büyük GünahlarBüyük Günahlar

Enes ibnu Mâlik -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve selleme büyük günâhlardan soruldu. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-”Allah’a şirk koşmak; ana-babanın sözünü dinlememe, onlara karşı çıkmak ve onlara itaatsizlik etmek; haksız yere insan öldürmek, yalan yere şahitlik etmek.”

Vaaz

Bu hadiste dört büyük günahtan sözedilmektedir. Bunlardan ilk ikisi olan Allah’a ortak koşmak ve ana babaya itaatsizlik etmek suçla­rının, öncelikle ve yanyana zikredilmesinin sebebi şudur:

Allah Teâlâ insanı ölümden sonra başlayacak ölümsüz bir hayatı ve orada gözlerin görmediği tükenmez nimetleri kazansın diye yarat­mıştır. İnsanı yaratmak için de ana ile babayı birer vâsıta kılmıştır. De­mek ki insan, yoktan vâredilmesine sebep olan varlıklara karşı minnet borçludur. Bu minneti unutup onlara nankörlük etmesi ise iki büyük günahtır.

“Haksızyere adam öldürmek”, sebep olduğu fenalıklar bakımın­dan şirkten hemen sonra gelen bir günah olarak kabul edilmiştir. Allah Teâlâ’nın belirttiğine göre (Mâide sûresi, 32), haksız yere cana kıyan kimse, bütün insanları öldürmüş sayılır. Üstelik Allah’ın verdiği canı, hiçbir yetkisi olmadığı hâlde almaya kalkmıştır. Zira cana kıyanın canına kıyılması gerektiğine dair hüküm verme yetkisi, yeryüzünde boz­gunculuk yapanı öldürme hakkı şahıslara değil, devlete verilmiştir.

Diğer yandan bu günah ayrıca bu, büyük bir fitne olup sonu gelme­yen kan davalarının da sebebidir. Toplumda şiddetin ve terörün sebebi her tüılü haksızlık ise de “kana kan” yolunun açılması milletleri güç­süz bırakır; birliğini ve beraberliğini bozar; kardeşler arasında husumetlerin ve ardı arkası kesilmeyen çatışmaların kaynağını teşkil eder. Islâm toplumlarının tarih boyu uğradığı felâketlerin başında iç çatış­malar ve kardeş kavgaları ilk sırayı alır. İşte bu yolu açmak en büyük günahlardan ve şiddetle kaçınılması gereken haramlardan biridir.

Yalan yere şahitlik etmek de insanların sıklıkla içine düştüğü ve önemsemediği büyük bir günaptır. Bu günaha sebep olan şeyler ço­ğunlukla düşmanlık, kıskançlık ve maddi çıkarlardır. Adaleti sekteye uğratan, dolayısıyla toplumun huzurunu da temelden sarsacak bir su­çun büyük günahlardan sayılması olağandır.

Hadisimizde insanın önce Rabbine, sonra en yakını olan ana ba­basına, daha sonra da insanlara karşı kulluk, evlatlık ve insanlık görev­lerini yapmamaktan kaynaklanan suçlar sıralanmıştır.

Bu hadiste büyük günahlardan sadece dördünün sayılmasının çe­şitli sebepleri olabilir. Bu dört günah, büyük günahların en ağırı olabi­lir. Belki de bu hadisin söylendiği yerde bulunan kimselerin durumu, kendilerine özellikle bu günahları hatırlatmayı gerektiriyordu. Öğre­tim kolaylığı sebebiyle o sırada sadece bunlar söylenmiş olabilir.

Vaazdan Öğrendiklerimiz:

  1.  Allah’a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek, haksız yere adam öldürmek ve yalan yere şahitlik en büyük günahlardır.
  2.  İnsana yakışan, bu tüyler ürperten suçlardan şiddetle kaçın­maktır Allah, kendisine şirk koşulmasını asla affetmez ve müşrikler hiçbir şekilde cennete giremez.
  3.  Şiirk dışındaki büyük günahlar sebebiyle kişi cehenneme girer; ancak ebediyen orada kalmaz, neticede cennete gider.
  4.  Cenâb-ı Hakk’ın kul razı olmadıkça affetmeyeceği günahlardan biri kul haklarıdır. Kul hakkı sadece maddî değil, manevî de olabilir.