Monthly Archives: Mart 2014

Hicri Aylar

hicri aylar

Hicrî takvimde kullanılan on iki aya Hicri aylar veya Arabî aylar denir. Allahü Teala buyuruyor ki: “Hakikatte Allah katında ayla­rın sayısı, Allah’ın kitabında -ta gökleri ve yeri yarattığı günden beri- on iki aydır. Onlardan dördü haram olan­lardır. İşte bu en doğru hesaptır. O halde (bilhassa) bun­larda (o haram aylarda) nefislerinize zulmetmeyin.”1

Hicri aylar ile ilgili Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: “Bir sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Uçii bir arada gelen Zilkade, Zilhicce ve Muharrem ’dir. Biri de Mıudar kabile­sinin Receb’idir, o da Cemaziyelahir ile Şaban arasındadır.” Bu aylara hürmet etmek, diğer aylarda işlenebilecek günahlar­dan bu ayda çok daha fazla sakınmak gerekir. Zira bu aylarda yapılan ibadetlere diğer aylara nazaran çok daha fazla sevap verildiği gibi bu aylarda günah işleyen kimseler hem haram işlemiş, hem de bu ayların hürmetini muhafaza etmemiş olma hasebiyle çok daha fazla hata etmiş olurlar. Bu sebeple bu aylara tazimen son derece sakınıp yapılabilecek en güzel amelleri işlemeye gayret etmelidir. Ta ki mübarek ayların bereketine ve faziletine nail olalım

Hicri aylar ile ilgili rivayet edildi ki: “Ölüm sırasında susuzluğun dehşetinden korunmak ve ruhun bedenden imanla ve rahat bir şekilde çıkmasını, o bunalımlı dönemde şeytanın kandırmasından e min olmayı isterseniz, bütün ayların hakkını veriniz. O ay­larda kul olarak yapılması gereken ne ise onu yerine getirin.

Bunu bilhassa çok oruç tutarak, geçmişte işlenen günah­lara pişmanlık duyup tövbe ve istiğfar ederek, varlığın tek yaratıcısı olan yüce Allah ’ı çokça zikrederek yerine getiriniz. Böyle yaparsanız, Rabbiniz sizi esenlikle cennetine koyar. ”

Er Rahman İsmi İle Dua

Dua insanı Rabbine yaklaştıran en önemli vasıtalardan biridir. Allah’ın  güzel isimleriyle dua etmenin fazileti ise çok büyüktür. Duamızı Esma ül hüsna ile edersek duaya icabet daha çabuk olur Allah’ın izniyle…Her isme ayrı bir dua edilebilir , Er Rahman ismi ile Dua edilmesi de çok faziletlidir. Er Rahman ismi ile duaya örnek olarak aşağıda ki duayı sizinle paylaşıyoruz;

er Rahman ismi ile duaEr Rahman İsmi İle Dua ;

SENİ SEVDİKÇE SEVELİM

Ey Rahman olan, dünyada Müslüman, kâfir ayrımı yapma­dan bütün kullarına rahmet, lütuf ve ihsanla muamele eden Allah’ım. Senin hâzinelerin, bitmez, eksilmez ve Sen herkese lütuflarından bol bol vermeyi seversin.

Sen lütufları sınırsız ikram Güneşi, Cömertliğin Kaynağı Rahmansın.

“0 Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur. Gaybı da, müşahede edileni de bilendir. RAHMAN, Rahîm olan O’dur.” (Haşrsûresi, 22]

Senin “ALLAH” isminden sonra en büyük ismin olarak bi­linen “RAHMAN” ismin ezelden ebede bütün mahlûkâtını ku­şatır. Sen dünyaya gelen her mahlûkunun imdadına rahmetin­le yetişirsin. Anne karnında bebeğe en güzel bir şekilde rah­metinle bakan Sen, dünyaya gelince RAHMAN isminin tecel­lisi, rahmet hâzinesi olan, süt verir, anne babayı evladına hiz­metçi kılarsın.

Annelerdeki şefkat Senin RAHMAN isminin tecellisidir.

Ölünceye kadar ayrım yapmadan bütün kullarına bol bol rahmet, bereket ve ihsanda bulunursun. Öldükten sonra ka­birde, mahşerde ve Cennet’te Rahman ve Rahim isimlerinin muhteşem tecellileri devam eder.

Hücre için hücre zarı rahmet, insanlarve dünya için atmos­fer rahmettir.

Senin Habibin, Merhamet ve Muhabbet Kaynağı Muhammed’in (s.a.v.) bütün insanlara bir Rahmet Güneşi ola­rak gelmiştir. Senin RAHMAN isminin ve merhametinin en

görkemli tecellisidir. Onsekiz bin âleme rahmettir.

Senin rahmetin her zaman gazabının önündedir. Bizler Ümmeti Habibullahız. Bizlere Rahmetin ve muhabbetin­le tecelli et. Senin RAHMAN ismin bir Merhamet Güneşi gibi Cehennemin nârını da söndürebilir. Ne olur Habibin Aşkına bizlere Rahmaniyetinle tecelli et. Bizleri aşkına kilitle. Arttıkça artan aşkını, Rahmaniyetin hürmetine kullarına nasip eyle.

Senin Rahmaniyetin şümullü bir rahmettir. Hak edeni ve etmeyeni kuşatan, herkese, lütuflar, ihsanlar, rızıklar ve ni­metler verensin.

Sen ikramları saymakla asla bitmeyen Merhamet Güneşisin. Merhametin mevcudatı kuşatmış ve selim aklı sana meftun etmiştir.

Sen sınırsız merhamet, rızık, ikram, cömertlik, muhabbet ve bütün kemal sıfatların kaynağı Rahmansın.

Sen rahmet hâzineleri sınırsız Rahmansın. Sen kullarına rahmetinden bol bol vermeyi, alamayacağı kadar çok verip, kullarını nimetlerine ve rahmetine gark eden, RAHMAN ve Ganisin.

Senin şümullu Rahmaniyetinin büyüklüğü karşısında, kul­larının şirk dışındaki bütün günahları çok ama çok küçük kalır. Ancak her kulun, sana yakınlığının daha da artması için dua ve ibadet etmek zorundadır.

Ya RAHMAN, Ya Rahim, Ya Erhamerrahimin ve Ya Ekremel Ekremin, bütün mevcudatı kuşatan ve her şeye şâmil olan en­gin rahmetinden diliyor ve dileniyoruz. Bizleri mahrum etme, bizleri rahmetinle kuşat ve günahlara kapalı yaşat. Bizlere Habibin gibi şumullu ve cami işler yaptır.

Sen bütün kullarına merhamet ve sevgiyle bakmayı bizlere lütfeyle. Bizleri, RAHMAN ismin hürmetine önce zatına, sonra esmalarının tecellileri olan yaratılmışa âşık, vurgun ve tutkun eyle. “Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ı teşbih eder. Mülk O’nundur, hamd O’nadır. 0 her şeye kâdirdir.” ITeğabûn: 1] Seni teşbih edenlere nasıl meftun olmayalım.

Baktığımız her yerde Senin esmalarının ve RAHMAN ismi­nin tecellilerini görelim. Seni ve sanatlarını sevelim. Bizlere şumullu bir sevgi lütfeyle. Seni ve esmalarını sevdikçe seve­lim. Aşkınla Sana erelim. (Âmin)

Abdullah B. Abbas’ın Dikkati

abdullah b. abbas'ın dikkati

Abdullah B. Abbas’ın dikkati sayesinde Peygamber Efendimiz (sav)’den bize bir çok olay nakledilmiştir. Bilindiği gibi öğrenme yollarının en önemlilerinden biri de dikkattir. Abdullah B. Abbas’ın dikkati için de en önemli  vasıflarından biriydi diyebiliriz. Abdullah B. Abbas’ın Allah Resûlü’nü (a.s.m.) dik­katle izler, bu yolla ondan çok şey öğrenirdi.

Abdullah B. Abbas’ın dikkati sayesinde unutmayıp bize naklettiği bir olayı Abdullah b. Abbas anlatıyor:

“Allah Resûlü Cuma günleri sabah namazlarında Secde ve İn­şân sûresini okurdu. Cuma namazında ise Al’â ve Gâşiye sûrelerini okurdu.”[1]

Öğrencileri çok seven Allah Resûlü (a.s.m.) onlarla olmaktan hoşlanır, yanlarına giderek onlarla yakından ilgilenir, onlara bil­mediklerini öğretirdi.

Sürekli Efendimiz’in etrafında olan Abdullah b. Abbas, birçok olaya şahit olarak ilim ve irfan sahibi oldu.

Bedir Savaşı

Bedir savaşı

Bedir savaşı ile ilgili Ayet: “Bütün bu toplananlar (müşrikler) hezimete uğrayacak ve arka­larına dönüp kaçacaklardır. ” (Kalem; 45)

Bedir savaşı ile ilgili Hadis: Cibril (as), Allah Resûlü’ne gelerek “Siz ehl-i Bedr’e nasıl bakı­yorsunuz?” diye sordu. Efendimiz “Biz onlara Müslümanların en efdali nazarıyla bakıyoruz” cevabını verince, Cibril (a.s) “Biz de Bedr Savaşına katılan meleklere aynı nazarla bakıyoruz” dedi.

(Buhari, Megazi, 11.)

Bedir savaşı ile ilgili Hikâye:

“Oğlum Cennetteyse…”

Hârise bin Sürâka, bir yetimdi. Babası Sürâka, hicretten önce ölmüş­tü. Sürâka, hicretten sonra, annesiyle birlikte Müslüman olmuştu. Yaşı küçük olduğundan, Bedir Savaşı’na savaşçı asker olarak katılamadı. Sa­vaş alanının gerisinde, bir su kaynağından su içerken bir okla şehit edil­di. Annesi ve kızkardeşi, Hârise’nin öldüğünü duydular. Hz.Muhammed (sav), Bedir’den dönünce, annesi oğlunun durumunu sormak üzere, Hz.Muhammed’e geldi. Oğlunun şehadet haberini alınca şöyle dedi: “Oğ­lum Cennet’teyse sabreder, sevabını beklerim. Değilse, onun için var gü­cümle ağlarım.” Hz.Peygamber (sav), “Ey Ümmü Hârise! Cennet’te birçok derece vardır. Üstelik oğlun Firdevsü’l-A’lâ’ya yükseldi.” buyurdu. Bunun üzerine annesi, oğlu için asla ağlamayacağını belirtti.

Abdulmuttalib’in Zemzemi Bulması

Abdülmuttalib’in zemzemi bulması

Bir rüya ile Rasulüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)’in dedesi Abdülmuttalib’in zemzemi bulması en büyük faziletlerinden biridir.

Abdülmuttalib’in zemzemi bulmasını Ali ibni Ebî Tâlib (Radıyallâhu Anh), dedesi Abdulmüttalib’in şöyle anlattığını nakletmiştir: “Bir kere ben Hıcr’de (altınoluğun al­tında) uyurken bana biri geldi ve: ’Taybe’yi (o güzel suyu) kaz’ dedi.

Ben: ‘Taybe nedir?’ diye sordumsa da o ce­vap vermeden gitti.

Ertesi gün olunca yerime döndüm, yine ora­da uyuduğumda biri gelerek: ‘Berre’yi (o çok iyi suyu) kaz’ dedi. Ben: ‘Berre nedir?’ diye sor­dumsa da o cevap vermeden gitti.

Ertesi gün olunca yerime döndüm yine ora­da uyuduğumda biri gelerek: ‘Zemzem’i kaz’ dedi. Ben: ‘Zemzem nedir?’ deyince o: ‘O baş ağrıtmaz, ne kadar kullanılsa da suyu tükenmez ve hiçbir şeyi zemmedilmez (beğenilmeyecek bir tarafı yoktur). Sen onunla kıymetli hacıları suvaracaksın’ dedi.

Bu rüyâlardan sonra zemzemin durumu ve yeri kendisine açıklanan Abdülmuttalib riiyâlarının sâdık olduğuna kanaat getirince o gün için tek oğlu olan Hâris’le birlikte kazmasını alarak kazmaya başladı.

Bir zaman sonra kuyunun içi belirince tekbir getirdi. O zaman Kureyş onun murâdına erdiği­ni anlayarak yanında toplandılar ve: ‘Ey Abdül­muttalib! Bu İsmâ’îl’in kuyusudur, bizim de bunda hakkımız var, bizi de buna hissedâr et’ dediler. Abdülmuttalib ise: ‘Ben bunu yapa­mam. Zîrâ bu iş sizin aranızdan özellikle bana nasip edildi’ dedi.

Bu sefer onlar: ‘Bize insaflı davran, çünkü biz seni bir hakeme götürmeden bırakmayız’ deyince o: ‘Aramızda istediğinizi hakem yapın, ben ona müracaat ederim’ dedi.

Onlar da: ‘Benî Sa’d’ın kâhinesi Hüzeym’e gidelim’ dediler. O da bunu kabul etti. Bu kadın Şam’ın yüksek yerlerinde bulunuyordu.

Bunun üzerine Abdülmuttalib ve berabe­rinde Abdimenâf Oğulları’ndan bir fırka binekli halde yola çıktılar. Kureyş’in her kabilesinden bir kısım insan o cemaat içinde bulundu. O za­man her taraf çöldü (yol güzergâhında ihtiyaç temin edecek yerler yoktu).

Nihâyet onlar Hicaz’la Şam arasında bir yere vardıklarında Abdülmuttalib ve arkadaşlarının suyu tükendi.

Artık bir zaman susuzluğa katlandılarsa da neticede helâk olacaklarına kanaat getirince Ku­reyş kabilelerinden su istediler.

Fakat onlar: ‘Biz çöl yerinde size nasıl su verelim, sizin başınıza gelen tehlikeden biz de endişe duyuyoruz’ diyerek onlara su vermeye yanaşmadılar.

Abdülmuttalib, kavminin kendisine ne yaptığını görünce kendisi ve arkadaşları adına endişelenerek onların fikirlerini sordu.

Onlar da: ‘Bizim reyimiz senin reyine tâbi, bize dilediğini emredebilirsin’ dediler. O da on­lara: ‘Bence herkes şu anda bulunan gücü kuv­veti ile kendine bir çukur kazsın, içimizden han­gisi önce ölürse arkadaşları onu çukuruna atıp sonra üstünü örtebilsin.

Çünkü bir adamın (kendisini gömen biri bu­lunmayıp açıkta kalarak) ziyân olması, hep bir­den ziyân olmamızdan ehvendir’ dedi.

Onlar: ‘İsteğini kabul ettik’ dediler ve her biri çukurunu kazmaya başladı. Sonra oturup su­suzluktan ölmeyi beklediler.

Daha sonra Abdülmuttalib arkadaşlarına: ‘Vallâhi bizim burada kendimizi ölüme bırak­mamız elbette bir acziyettir, başımızın çâresini aramayacak mıyız? Ola ki Allâh bize bir yerde bir su nasip eder’ dedi.

Böylece hareketlendiler, yanlarında bulunan Kureyşliler ise onların ne yapacağını gözlemeye başladılar.

Abdülmuttalib ayaklanıp bineğinin üstüne çıkmak isteyince tam yerinden kalkarken giydi­ği mestin altından bir tatlı su gözesi fışkırdı.

Bunu gören Abdülmuttalib ve arkadaşları tekbir getirdi.

O da, arkadaşları da o sudan içtiler ve tu­lumlarını doldurdular.

Sonra o, yanındaki diğer kabilelere: ‘Gelin burada su var, Allâh bizi suvardı, siz de için ve kaplarınızı doldurun’ dedi.

Bu durum karşısında mahcup olan ve daha evvel zemzem hakkında onunla dâvâlı olan ka­bileler: ‘Vallâhi ey Abdülmuttalib, Allâh bize karşı senin lehine hüküm verdi. Artık ebediyyen zemzem hakkında seninle çekişmeyeceğiz.

Bu çölün ortasında sana bu suyu ihsân eden kimse, zemzemi de o sana ihsân etmiştir. Artık murâdına ermiş olarak suyuna dönebilirsin’ de­diler ve kâhin kadına gitme fikrinden vazgeçip onunla birlikte Mekke’ye döndüler.

Abdülmuttalib’in zemzemi bulmasından sonra onun zemzemi yönetme­sine de karışmadılar.” (Ezrakî, Ahbâr-u Mekke:2/42-46; Beyhakî, Delâilü’n-rıübüvve: 1/93-95; Süyûtî, ed-Dürru’lmensûr: 7/2 78-280)

Rüyada Peygamber Görmek

rüyada peygamber görmek

Rüyada peygamber görmek , hep hayır, hep iyiliğe işâretle yorumlanır.

  •  Rüyâsmda bir kimse, herhangi bir peygamberi ihtiyar (bir kimse) olarak görse, bu rüyâ, rüyâyı gören kimse için, ra­hatlık ve korkusuzluk ile tabir olunur.
  •  Rüyâsmda bir peygambere bir şey vermek, berekete ermek, mutluluğa kavuşmak ve hasta ise, şifa bulmak gibi gönülün istediği şeylere işârettir, şeklinde tabir olunur.
  •  Rüyâsında bir peygamberi dargın gören kimse, bir sıkıntıya uğrayacağına işâret olarak görmüş şeklinde tabir olunur.
  •  İbn-i Sîrîn’in yorumu: Bir. kimsenin rüyâda büyük pey­gamberlerden birini görmesi, onun çok büyük bir hayra ereceğine, din ve dünya hayatının, âhiret yaşamının selâ­mette olacağına işârettir demiştir.
  •  Câfer-i Sadık (r.a.)’ın yorumu: rüyada Peygamber görmek rüyâsını şu cihetlere yorumlamıştır:
  1.  Rahmete ermeye işâretle,
  2.  Nimete ermeye işâretle,
  3.  Makam sahibi olmaya işâretle,
    1.  Büyük bir itibara ermeye işâretle,
    2.  Zafere ermekle,
    3.  Reislik, baş olmaya işâretle,
    4.  Saadet, mutluluk.
    5.  Din ve dünya hayatında kuvvet ve rahata ermeye işâretle.

Rüyada Peygamber görmek  bu sayılan hayırlardan biriyle tarif edilir demek olur.

Cuma Günü Okunacak Dua

Cuma Günü Okunacak Dua

Cuma Günü Okunacak Dua  1Mescide Giderken

Anlamı: “Allah’ım! Beni sanayönelenlerin en iyilerinden,sana yaklaşanların en yakınlarından ve senden isteyenlerin en fazilet­lilerinden kıl.” (Nevevi,Ezkar, 149,150)

Cuma Günü Okunacak Dua  2 - Sabah namazından önce

Cuma Günü Okunacak Dua Anlamı: “Kendisinden başka ilah olmayan, diri olan, mah- lukatı gözeten Allah’tan bağışlanmamı dilerim” Enes’ ( r.a) dan: Peygamber (s.a.v) buyurdu ki: Kim Cuma günü sabah namazından önce üç defa bu duayı okursa, Allah onun günah­larını bağışlar, (isterse günahları denizin köpüğü kadar olsun). (Nevevi,Ezkar,41)

Kıran Haccının Yapılışı

Kıran Haccının yapılışı için Kıran haccı yapmak isteyen kişi ifrad haccı yapan gibi hazırlanıp iki rekat ihram namazı kıl­dıktan sonra:

“Ey Allâh! Hac ve umreyi birlikte yapmak istiyorum, onları bana kolaylaştır ve benden kabul buyur” diye duâ eder, sonra telbiye getirir.

Böylece umre ve hac ihramına girmiş olur. Hac aylarında veya hac aylarından önce umre ya­par, sonra da o sene hac yapar.

Kıran Haccının yapılışın da Kıran haccı yapan Mekke’ye girince önce umre için, ilk üç şavtmda remel, bütün şavtlarmda ıztıbâ’ yaparak yedi şavtla umre tavâfını yapar.

Tavaf namazını kıldıktan sonra Safa ile Merve arasında sa’y yapar, böylece umre fiillerini ta­mamlamış olur, fakat ihramdan çıkmaz.

Sonra hacc-ı ifrad yapan gibi hac fiillerine başlar. Önce kudüm tavâfı yapar. Sonra da ifrad haccında anlattığımız gibi hac fiillerini tamamlar.

Kıran haccı yapan önce hac için tavaf ve sa’y yapar, sonra da umre için tavaf ve sa’y yaparsa, birincisi umre için, İkincisi hac için olur.

Kıran Haccının yapılışın da kıran haccı yapan bayram günü Cemre-i Akabe’ye taş atınca, kıran kurbanını keser. Hanefîlere göre ihramdan kurban kesmekle değil, tıraş olmakla çıkar.

Kıran Haccının yapılışı

Cuma Gecesi Okunacak Sureler

Cuma gecesi okunacak sureler

Cuma Gecesi Okunacak Sureler ile ilgili bir çok hadis vardır.

Cuma Gecesi Okunacak Sureler ve zikirleri şu şekilde sıralayabiliriz;

+ Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Cıııııa gecesi, Kehf suresini okursa, iki Cuma arası o kimse için nur olur. ”

+ Resulullah (,Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Cuma gecesi, Kehf suresini okursa, kendisiyle Kabe arası o kişi için nur gibi parlar ve ayrıca gelecek on gün­lük günahları affedilir. Kendisine 70.000 melek sabah oluncaya kadar dua ederler. Hastalıklardan, felaketlerden, zatülceınb (akciğer zarı iltihabı), bar as (vücutta çıkan leke­ler), cüzanı hastalıklarından ve deccal fitnesinden korunur. ”

+ Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Cu­ma günü Kehf suresini okuyan kimsenin ayakları altın­dan gökyüzüne bir nur parlar ve bu nur onu kıyamete ka­dar aydınlatır. İki Cuma arasındaki günahları da affo­lunur. ”

+ Resulullah (,Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Cuma gecesi, Duhan suresini okursa, Allahü Teala kendisine cennette bir köşk yapar.”

+ Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Cu­ma gecesi, Duhan suresini okuyan, sabaha affolunmuş olarak çıkar. ”

+ Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Cu­ma gecesi, Duhaıı suresini okuyan kimse, affolunanlar- dan olur ve hurilerle evlendirilir.”

+Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Cu­ma gecesi, Yasin suresini okuyan mağfiret olunur. ”

+ Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Cu­ma gecesi, Yasin ve Saffât surelerini okuyan kişiye Allahü Teala hazretleri dilediğini verir. ”

+ Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Cu­ma gecesi Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerini okursa, ona ye­dinci kat gökle, yedinci kat yer arası kadar sevap verilir. ”

+ Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim kendisinde Al-i İmrân zikredilen sûreyi Cuma günü okursa, o günün güneşi batıncaya kadar Allahü Teala rahmet, melekler dua ederler. ”

+ Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Cu­ma gününde Hud suresini okuyunuz. ”

Cuma gecesi okunacak surelerden bazıları bu şekildedir.

 

 

 

Er Rahman İsmi

Er Rahman İsmi

Er Rahman İsminin anlamı;

“Dünyada bütün mahlûkata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.”

Er Rahman İsmi dünyada ki tüm yaratılanlara iyi,kötü yada müslüman kafir ayrımı yapmadan nimetlerini bütün kullarına veren,rahmetini ve merhametini esirgemeyen anlamındadır.

Er Rahman İsmi ile dua;

Baktığımız her yerde Senin esmalarının ve Rahman isminin tecellilerini görelim. Seni ve sanatlarını sevelim. Bizlere şumullu bir sevgi lütfeyle. Seni ve esmalarını sevdikçe sevelim. Aşkınla Sana erelim