Monthly Archives: Şubat 2014

Pazartesi Gününün Önemi

kutlu doğum haftası 2014 ne zaman

Pazartesi Gününün Önemini şu şekilde açıklayabiliriz;

Pazartesi, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hicri aylar­dan Rebiü’l-Evvel ayının 12. günü Pazartesi günü sabaha karşı dünyaya geldiğinden ve Kur’ân’ın kendisine indiriliş günü ol­duğundan, diğer günlerden üstün olmuştur ki, Resulullah (Sah lallahü Aleyhi ve Sellem) bu iki nimete şükür için o günü oruç­lu geçirdiğini beyan etmiştir.

-                      Pazartesi Gününün Öneminin bir diğer sebebi; Efendimizin Peygamberliği, 40 yaşına geldiğinde Ramazan ayının Pazar­tesi günü olmuştur. Mekke’den Medine’ye hicret Pazartesi günü olmuştur. Medine’ye Pazartesi gelmiştir. Hacerü’l-Es- ved taşı Pazartesi günü koyuldu ve Pazartesi günü vefat etti. Miraca çıkış günü de Pazartesi olmuştur.

-                      İnsanların amelleri, haftada iki sefer, Pazartesi ve Perşembe günleri Allah’a arzedilir. O nedenle bu iki günde oruçlu olmak çok faziletlidir. Kardeşi ile arasında husumet bulunan kul hariç, her mümin mağfiret görür. Bunlar banşıpcaya kadar, “Şu iki zavallıya bakın” denilir.

+ Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Ameller Pazartesi ve Perşembe günleri Allahü Teala’ya arz edilir. Ben amelimin oruçluyken arz edilmesini severim

+ Ebu Hüreyre (Radıyallahü Anh) anlatıyor: Resulullah (,Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutardı. Kendisine:

 ”Ey Allah’ın Resulü! Siz Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutuyorsunuz (bunun hikmeti nedir)?” diye sorulduğun­da, şu açıklamada bulundu:

- “Allahü Teala, Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutan­lar ve birbiriyle kiis duran hariç bütün Müslümanları mağ­firet buyurur ve (amelleri arz eden meleğe):

- “Küs olan bu iki kişi, barışıncaya kadar onları bırak!” diye emreder

  1. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) haftanın günlerinde yapılacak dünya işlerinin hangi gün yapılması faziletli oldu­ğunu şöyle beyan etmiştir:

Pazartesi Gününün Önemini şu işler içinde sayabiliriz; sefer etmek ve rızık talebi için mübarek gündür.

Sıkıntı Geçmezse Okunacak Dua

Sıkıntı geçmezse okunacak dua Arapça

  sıkıntı geçmezse okunacak dua

Sıkıntı geçmezse okunacak dua okunuşu: “Allahümme inni ‘abdüke, vebnü ‘abdike, vebnü emetike. Ve fi kabdatike. Nasiyeti bi yedike. Madin fiyye hukmüke. ‘Adlün fiyye kadaüke. Es’elüke bi külli ismin hüve leke semmeyte bihi nefseke. Ev enzeltehü fi kitabike. Ev iste’serte bihi fi meknuni’l-ğaybi’ındeke en tec’ale’l-Kur’ane rebi’a kalbi ve celae hemmi ve ğammi.”

Sıkıntı geçmezse okunacak dua anlamı: “Allah’ım! Ben senin kulunum, kulunun oğluyum, senin kudretinin altındayım, varlığım senin elindedir. Hak- kımdaki hükmün geçerlidir. Hakkımda verdiğin hüküm ada­letlidir. Kendine verdiğin veya kitabında indirdiğin ya da senin katında bulunan gayb hâzinesinden seçtiğin isminle Senden Kur’an’ı kalbimin baharı yapmanı, sıkıntı ve kederlerimin gi­derilmesini dilerim.”

 

Rüyada Makine Görmek

rüyada makine görmek

Rüyada Makine Görmek, işe ve san’ata, iyi zamanla­rın yaklaştığına işârettir. Rüyada Makine Görmek normal bir durumda ça­lışan makine görmek, işlerin yolunda gitmekte ve gidece­ğine işâretle tabir olunur.

  •  Rüyada Makine Görmek ve çalışırken kırılan veya bozuk olan makine görmek, çok çalışmanıza rağmen plansız ve proğramsız çalıştığını­zın ve bu sebebden de çalıştığınızdan elinize geçecek pek çok fazla kârınız ve kazancınız olmadığına, veya olmaya­cağına işâretle tabir olunur. Rüyâda, çalışmayan (bozuk) ve­ya çalışırken kaza yapmış bir makine görmek ise, pek iyiye ve hayra yorulmaz. Boşa vakit kaybetmekle tabir edilir.

Hac Ne Demektir ?

hac ve umrenin faziletleri

Hac ne demektir ?

“Hac” kelimesi lugatta; “Yönelmek, kastet­mek” anlamlarına gemektedir.

Fıkıh terimi olarak hac ne demektir ? ; “Özel bir mekânı, özel bir zamanda, özel bir fiil ile ziyârettir.”

Tarifteki “Özel mekân” Kâbe ve Arafat’tır.

“Özel zaman” hac aylarıdır.

Bu aylar Şevval ve Zilkade ayları, bir de Zil­hicce’nin ilk on günüdür.

“Özel bir fiil” ise; hac niyetiyle belirli yerleri ihramlı olarak ziyaret etmektir.

Hac ibâdeti, hicretin dokuzuncu yılının sonla­rında farz kılınmıştır.

Hac ne demektir ? sorusuna genel olarak bu şekilde cevap verebiliriz.

 

Peygamber Efendimizin Yaratılış Özellikleri

faziletleriyle gün ve geceler

Peygamber Efendimizin Yaratılış Özellikleri  ‘Irbâz ibni Sâriye (RadıyallâhuAnh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerifte Rasulüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ben Allâh’ın kuluyum, henüz Âdem çamuru içerisinde yatarken ben pey­gamberlerin sonuncusu olarak Levh-i Mahfuz’da kayıtlıydım.

Ben size bu işin izahını haber vereyim, ben babam İbrahim’in (Bakara Sûresi’nin 129. âyet-i kerîmesinde geçen) duasıyım. (O bu duayı yaptığında kendisine: ‘Duan kabul olundu fakat o, âhir zamanda gelecektir’ denilmişti.)

Ben îsâ’nın, kavmine (Saff Sûresi’nin 6. âyet-i kerîmesinde verdiği) müjdesiyim ve an­nemin ‘Kendisinden bir nur çıkıp, Şam’daki köşklerin onunla aydınlandığını’ gördüğü rü­yasının açığa çıkması)yım.

Diğer peygamberlerin anneleri de böylece görürlerdi.” (Ahmed ibni Hanbel, el-Miisned, no: 17203, 4/128, 5/262, Suyûti, ed-Dürru ’l-merısûr, 1/334)

Abdürrezzâk (Rahimehullâh)ın Peygamber Efendimizin Yaratılış Özellikleriyle ilgili, Câbir ibniAbdillâh (Radıyallâhu Anh)dan senediyle rivâyet ettiği hadîs-i şerifte Câbir (Radıyallâhu Anh) şöyle demiştir: Bir kere ben: “Yâ Rasûlellâh! Anam babam sana feda olsun! Allâh-u Te’âlâ’mn her şeyden önce yarattığı ilk şeyi bana haber verir misin?” dediğimde O :“Ey Câbir! Şüphesiz Ailâh-u Te’âlâ var­lıkları yaratmadan önce senin peygamberinin nûrunu Kendi (emriyle vasıtasız olarak yarattı­ğı özel) nûrundan yaratmıştır. O nur kudretle, Allâh-u Te’âlâ’nm dilediği yerlerde dolaşma­ya başlamıştır. O vakit ne Levh, ne Kalem, ne cennet, ne cehennem, ne melek, ne gök, ne yer, ne güneş, ne ay, ne cin, ne de insan yoktu!

Allâh-u Te’âlâ mahlûkâtı yaratmak iste­yince, o nûru dört parçaya ayırdı; birinci par­çadan Kalem’i, İkincisinden Levh’i, üçüncüsünden Arş’ı yarattı. Sonra dördüncü parçayı da dört parçaya ayırdı; birinci parçadan Arş’ı taşıyan melekleri, İkincisinden Kürsî’yi, üçüncüsünden ise geri kalan melekleri halketti.

Sonra dördüncü parçayı da dört cüze ayır­dı; birincisinden gökleri, İkincisinden yerleri, üçüncüsünden de cennet ve cehennemi var etti, sonra dördüncü parçayı dört cüze ayırarak;

Birincisinden müminlerin gözlerinin nûrunu yarattı, İkincisinden kalplerinin nûru olan; Allâh’ı bilmeyi, üçüncüsünden de ünsiyetlerinin nûru olan tevhidi ki, o da: Lâ ilâhe illallah Muhammedü’r-Rasulüllâh’a inanma­laradır!”

Peygamber Efendimizin Yaratılış Özellikleri bu şekilde Berzenci mevlidi şerifinde yayınlanmıştır.

İnkar

ahiret inancı

Ayet: “Onlar, Allah’ın nimetini biliyorlar, sonra da inkâr ediyorlar; on­ların çoğu inkâr edenlerdir.”

(Nahl; 83)

Hadis: “Bu ümmette hasf (yere batırma), mesh (suret değişmesi) ve kazf (taş yağması) olacak. Bu musibetler kaderi inkâr edenlere gelecek.”

(Nafi)

Hikâye: İnkârcı ve Âlim

Bir inkârcı, âlimin birine şu üç soruyu sorar: “Allah varsa bana gös­ter. Her işi Allah yaratıyor da neden suçlu ceza görür? Şeytan ateşten ya­ratıldığı halde ona cehennem ateşi nasıl etki yapabilir?”

Âlim bu sorulan soğukkanlılıkla dinler. Sonra da yerden bir kerpiç parçası alıp inkârcımn başına vurur. Başı yanlan inkârcı soluğu mahke­mede alır. Hâkim, âlime sorar: “Bunun başına kerpiç vurmuşsun öyle mi?”

“Bana üç soru sormuştu, ben sorulanna karşılık kerpici vurdum.”

“Nasıl?”

“Anlatayım. Allah varsa bana göster demişti. Başının ağndığını iddia ediyorsa göstersin. İkinci olarak da her şeyi Allah yaratıyorsa suçlu ne­den ceza görsün dedi. Mademki niçin beni mahkemeye veriyor. Üçüncü olarak da ateşten yaratılan şeytana cehennem ateşi nasıl etki yapar diye sordu. Cevabını aldı. Topraktan yaratılan kendisine, yine topraktan olan kerpiç nasıl etki yapıyor?”

Bu cevaplardan sonra âlim beraat eder.

Rüyâda Lâle Görmek

rüyada lale görmek

Rüyâda lâle görmek, gönül sevgisi, aşk ile yorumlanır. Bir delikanlının rüyâda lâle görmesi, bir kıza gönülden tu­tulması (âşık olması), bir genç kızın bir delikanlıya gönül sevgisi (âşık olması) ile tabir olunur.

  • Rüyâda lâle görmek mevsimindeyse, iyiye, sevinçli bir habere ve menfaat elde etmeye yorumlanır.
  •  Rüyâsında koparılmış lâleler veya lâle görmek, üzüntü ve kedere işârettir veya boşanmaya ve eşlerin ayrılacağına işâretle yorumlanır.

 Rüyâda lâle görmek ve lale yetiştirdiğini görmek, yakınlarından, akrabalarından ve arkadaşlarından saygı ve hürmet göre­ceğine işâretle yorumlanır

Kutlu Doğum Haftası 2014 Teması

Kutlu doğum etkinliklerinde her sene ayrı bir tema işlenmektedir. Kutlu doğum haftası etkinlikleriyle özelde toplumumuz genelde insanlık için ele alınması önemli olan aynı zamanda sorun olarak düşünülebilecek konuları ülke gündemine taşımayı, bu konuda toplumsal bir hassasiyet ve duyarlılık göstermeyi amaç edinmiştir. Kutlu doğum haftası teması bu yüzden çok önemlidir.kutlu doğum haftası teması 2014

Kutlu doğum haftası teması her sene farklılık göstermektedir. Kutlu doğum haftası 2014 teması da belli olmuştur. İnsanlık için çok önemli bir konu olan samimiyetten yola çıkarak Kutlu doğum haftası 2014 teması ” Hz. Muhammet, Din ve Samimiyet” olarak belirlenmiştir. Peygamberimizin örnek davranışları çerçevesinde Kutlu doğum haftası 2014 teması hafta boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerde ele alınacaktır.

Peygamber Efendimizin Ahlaki Özellikleri

peygamber efendimizin ahlakı

Peygamber efendimizin ahlaki özellikleri Kuran üzerine şekillenmiştir. Peygamber Efendimizin ahlaki özellikleri  için  ” O ” nu görenler başkasında böyle özellikler görmedik, diye tasvir etmişlerdir. İnşallah bizde Peygamber Efendimizin ahlaki özellikleri üzerine hayatımızı idame ettiririz.

Peygamber Efendimizin ahlaki özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz;

 

  • Yürürken, evvelce çıkmış olduğu yüksek bir yerden iner gibi öne doğru meyillenirdi.
  • Mübarek eliyle bir kişiyle musafaha ettiği zaman o kişi bütün gün ondan hoş kokular hissederdi. Mübarek elini bir çocuğun başı­na koyduğu zaman o çocuk diğer çocukların arasından seçilip fark edilirdi.
  • Rasulüllah (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in mü­barek cemâli dolunay gecesindeki ayın parla­ması gibi ışık saçardı.
  • Onu vasfeden: “Ondan önce de ondan sonra da onun gibi birini görmedim, hiçbir beşer de göremeyecektir” derdi.
  • Rasulüllâh Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem çok hayâ ve tevâzû sahibi idi. Na’linini kendi işler, yırtığını yamar, koyununu sağar, ailele­rinin hizmetinde güzel bir tavır sergilerdi.
  • Yoksulları sever, onlarla birlikte oturur (iyi-kötü ayırımı yapmaksızın Müslümanların) hastalarını ziyaret eder, cenazelerinin arka­sında gider ve fakirliğin zelil duruma düşür­düğü kimseleri hakir görmezdi.
  • Rasulüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Özürle­ri kabul eder ve hiçbir kimseyi istemediği bir şeyle yüzlemez, dulların ve kölelerin ihtiyaç­larını görmek için dolaşır, krallardan dahi korkmaz, sadece Allâh için gazaba gelir ve O’nun rızasıyla razı olurdu.
  • Ekseriyetle ashâbının arkasında yürür ve: “Arkamı ruhânî meleklere bırakın” bu­yururdu. Bulabildiği deveye, ata, katıra ve bir kralın (Mukavkis’in) kendisine hediye et­tiği merkebe binerdi. (Bazı kere yalınayak do­laştığı da olurdu.)
  • Kendisine yeryüzünün hazînelerinin tüm anahtarları verilmiş olup, dağlar kendisi için altın ol(up peşinde dolaş)mayı teklif ettilerse de, o (tevâzuundan dolayı) bundan imtinâ et­miş olduğu için bazı kere açlıktan karnına taş bağladığı dahi olurdu.
  • Rasulüllâh Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem (dünya kelâmını) az konuşur, karşılaştığı kim­seye ilk önce kendisi selam verir, namazları uzunca kıldırırdı.
  • Cuma hutbelerini kısa okur, şeref ehli olan kimselerin gönlünü alır, fazîlet ehli kimsele­re değer verir, şaka yapar ama hiçbir zaman Allâh-u Teâlâ’nın sevdiği ve razı olduğu hak sözden başka bir şey konuşmazdı.

Yalnızlık Duası

Yalnızlık Duası

kimsesizler için dua

Yalnızlık Duası Okunuşu: “Euzü bi kelimatillahi’t-tammati min ğadabihi ve ıkabihi, ve şerri ıbadihı, ve min hemezati’ş-şeyatini ve en yahdurun.”

Yalnızlık Duası Anlamı:  “Gazabından, azabından, kullarının şerrinden, şey­tanların dürtmelerinden ve bana sokulmaya çalışmalarından Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım. ‘O zaman şeytanlar sana zarar vermez ve yaklaşmazlar.’’ (Tirmizi,De’avat,96)

Yalnızlık Duası ile ilgili bilgi: Bera b.Azip (r.a.)diyor ki: Peygamberi­miz (s.a.v.)’e bir adam geldi, yalnızlığın verdiği korkudan şikayet etti. O da bunu çokça söylemesini buyurdu.